Binali Özoğul

KPMG Türkiye’nin üç ayda yayımladığı bir bakış makroekonomik veriler ışığında geride kalan üç çeyreği değerlendirdi gelecek yıllara dair öngörülerde bulundu. Bu yılı yüzde %5’in üstünde büyüme ile bitirmesi beklenen Türkiyenin başı 2018,de enflasyon cari açığı ve işsizlikle ağrıyacak.

Geride kalan ilk çeyrekte küresel ticaret ve finans piyasalarında yaşanan gelişmelere baktığınız zaman türkiye’de işlerin pek de iyi gitmediğini görebiliyoruz. Zeytindalı operasyonuyla başlayan barış çalışmaları maalesef ekonomimizi geri götürdüğü,küresel gelişmelere baktığımızda ise 2018 yılının Türkiye için pek de iyi geçeceği görülmüyor. ilk çeyrekte yaşanan kur ayarları maalesef Türkiye için uçurumun eşiğinde olduğunu açıkça ve net ifade ediyor. Doların 4 tl üzerinde olması euro nunun da 5 tl yi geride bırakması, Türkiye nin işi pek de iyi olmadığı aşikar.

2018’de seyrini ise ABD Kuzey Kore gerilimi Almanya’daki koalisyon sancısı Katalonya’daki bağımsızlık hamlesi Ortadoğu’da yaşanan hareketlilik maalesef Türkiye’nin ekonomisini derinden etkiliyor.

Bunlar yetmemiş gibi bir de ABD, İngiltere ve Fransa birleşerek Suriye’ye havada saldırısı düzenlemeleri Türkiye için pek de hoş görünmüyor.

Cari açıktaki iyileşme duraksadı

Geçtiğimiz iki yılda petrol fiyatlarında yaşanan düşüş dış ticaret açığında ciddi daralma getirdi. 2017 başında bu yana emtia fiyatlarındaki artışın yanı sıra yurt içindeki güçlü altın talebi ile açık genişliyor cari açıktaki iyileşme 2014 ve 2015’teki Olumlu tablonun ardında 2016’da turizimdeki sorunlarla duraksadı 2017’nin ilk yedi ayında geçen yılın aynı dönemine göre %20.8 lik genişleme yaşandığı turizm gelirlerinde kademeli toparlanmaya karşın enerji ve altın ithalatındaki artışlar ile dış ticaret açığındaki genişleme cari açığın genişlemesinin nedenleri olarak görülüyor 2017 sonunda 39 milyar dolara ulaşması beklenen cari açık için 2018 tahmini 42 milyar dolar.

Bu yıl turist sayısı artacak, turizim de patlama olacak fakat Türkiye’nin uyguladığı turizim politikası fazla gelir elde edemeyecek. Rusya’yla barışmamız Rusya’dan gelen turizmi artıracak fakat fiyat uygulaması yanlış.

Bu yıl geçen yıla nazaran Rusya’da gelecek olan turist sayısı % 600 daha fazla olacak. Rusya’dan gelen bir turist İspanya’da yapacağı tatille kıyasladığımız paranın sade ve sade yüzde % 30’uyla Türkiye’de beş yıldızlı otelde tatil yapabilecek.

Almanya ile Türkiye’yi kıyasladığımız zaman, arada çok büyük bir farkın olduğunu görmek mümkün. Almanya’dan 1.258. trilyon dolarlık ihracat olurken Türkiye’de ise 147 milyar $ ihracat olmuş 2017’de Almanya’da 350 milyar $ dış ticaret fazlası varken türkiye’de 70 milyar $ dış ticaret açığı var maalesef yine Almanya’dan 56 milyar $ bütçe fazlası türkiye’de ise 60 milyar tl bütçe açığı var işsizliğe baktığımız zaman Almanya’dan 4.9 işsizlik varken türkiye’den %13 işsizlik var. Almanya büyüme yüzdesini yüzde üçle sıralanmış % 3 büyüdük diyor. Ülkemiz ise büyüme oranının % 7.4 olduğunu açıkladı. Açıklamaların ne kadar gerçekçi olduğunu ben anlayamadım, bu sonuçlara göre ülkemizin maalesef sıkıntılı günler yaşadığı açık ve net…

Ticaret açığı %100 8.8 arttı

Ocak ayında dış ticaret açığı % 108.8 artarak 9.milyar 67 milyon Dolara’a yükseldi, ihracatın ithalatı karşılama oranı 2017 Ocak ayında %72.1 iken 2018 Ocak ayında %57.9’a düştü.

Avrupa Birliğine ihracat % 23.1

En fazla ihracat ettiğimiz ülke Almanya oldu Almanya’ya yapılan ihracat 2018 Ocak ayında 1.343 milyar $ olurken bu ülkeyi sırasıyla 747 milyon $ ile İngiltere, 742 milyon $ ile İtalya ve 639 Irak takip etti.

İthalatta ise ilk sırayı Çin aldı

Çin’de yapılan ithalat 2018 yılı Ocak ayında 2 milyar 176 milyon $ oldu, bu ülkeyi sırasıyla 2 milyar 49 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 120 milyon dolarla ABD izledi.
Türkiye’nin ekonomik durumunun bu rakamlarla nasıl bir şekilde olduğunu görmek mümkün. Ülkemizin ne yapması gerek? Evet sonra burada üretimi artırarak, ihracatı çoğaltarak ekonomisini düzeltmesi gerekiyor, aksi taktirde bu işin iç piyasayla olmayacağının bilincinde olması gerekiyor.
Saygılarımla…