Nebahat Çal

Yeni yılın gelişiyle eski yıl avuçlarımızın içinden kayıp gitti. En kıymetli hazinemiz ömür sermayemizden bir yılı daha tükettik. Biten yıla eski yıl derken aslında eskiyen bizler olduk. Her şey, herkes emanet bu hayatta, birileri hayatımıza girerken, bazıları dönmemek üzere gittiler. Bir yanımız ağlıyor, bir yanımız gülüyor. Acısıyla, tatlısıyla, sevinciyle, üzüntüsüyle, günahıyla, sevabıyla göz açıp kapayıncaya kadar bir yıl daha yaşandı ve bitti.
Her insan hayatı boyunca hayal ederek yaşar. Yeni yıl ise insanların hayal kurmaları için bir bahane olmaktadır. Her insan yeni yılda farklı, farkli şeyler ister. Kimi para, kimi sağlık, kimi huzur, kimi arkadaş, kimi ekmek isterken, her insanın yeni yıldan ilk olarak istemesi gereken şey, elbette ki savaşsız, barış dolu bir ortamda yaşamak olmalıdır.
Geçen bir yıla dönüp muhasebesini yaptığımızda; kaybedenlerden mi yoksa kazananlardan mı olduk, kendimiz için, ailemiz için, vatanımız milletimiz için, neler yaptık, görevlerimizi yerine getirebildik mi?
Dünyamızı değiştirebilmek için yeni adımlar atabildik mi, kötülere dur deyip iyilere sahip çıkabildik mi?
Yoksa her yıl olduğu gibi barış, huzur, başarı mutluluk dileklerimiz sözde yada yazılarda kalmaktan öteye geçemedi mi?
Sevgili Welt Heimat okurları; yaşandığımız şu dönemde, ülkenin güvenlik ve gelecek sorunu varken, toplum böylesine kutuplaşmışken, eğer gereğini yapmıyorsak “yeni yıl gelmiş benim neyime!” demek geliyor içimden.
2017 yalnızca çocuk tecavüzleriyle, sayısı artan işsizlerle, neden savaştığını bilmeyen askerlerle, bilim düşmanı yobazlarla anılmayacak. Dini kuralların egemen olduğu, aklın ve aydınlanmanın yok sayıldığı, ölümün her türlüsü sıradanlaştıği; acılar, çatışmalar ve baskılarla geçen koca bir yıl yaşadık. Gericilik ve zulüm artarken işçilerin, emekçilerin, kadınların, öğrencilerin, muhaliflerin payına sadece acı, gözyaşı, ölüm düştü.
Şimdi, ülkemizde barış, adalet, özgürlük ve demokrasi için kararlılıkla daha fazla mücadele etmemiz gerekiyor.
Gelin bu yıl, mucizemizi kendimiz yaratalım.
Bu dönemde, ihtiyacımız olan birlik ve beraberliğimizi pekiştirerek, kavganın ve ayrışmanın değil, birliğin yolundan ilerlemek; barışın, adaletin ve özgürlüğün yaşandığı güzel günlere ulaşma hedefi için hep birlikte mücadele edip; sizleri umudu örgütlemeye, örgütleyerek yeni umutlar yaratmaya çağırıyoruz.
Yeni yıla girerken, yaşadiğimiz herşeye rahmen millet olarak, insanlık olarak daha sağduyulu, daha barışçı adımlar atmalıyız.
Ayrica sevdiklerinden ayrı olanlar, sevdiklerini yitirenler, kendileri ya da yakınları hastane odasında olanlar, yakınlarına istedikleri hediyeyi alamayanlar, kurşun vızıltıları arasında uyuyanlar, yalnızlığa terkedilenler, zulme uğrayanlar, ekmek paraları için çalışmak zorunda kalanlar ve herkesle ve her şeyle daha da güzel günler yaşamak adına hep birlikte yeniden ümidinizi kesmeden güzel temenniler düşünerek huzurun, barışın, kardeşliğin artacağı, terörün biteceği, kadına ve çocuğa şiddetin, tecavüzün olmadığı bir yılı geçirmeyi temenni ediyorum.
Edip Cansever bir şiirindeki sözüyle yazımı noktalamak istiyorum.
Bir yerimiz varsa bu dünyada her şey insanca olmalı. Sevmek de, yaşamak da, ölmekte;
2018 yılının ülkemize ve dünyamıza hoşgörü, huzur ve barış getirmesi temennisiyle, hem kendi adıma; hemde Welt Heimat çalışanları adına, herkese sağlık dolu, başarılı ve mutlu yıllar dilerim.”
Welt Heimat gazetesi adına sevgilerimle…