ABD emperyalizmi, El Kaide ve terör bahanesiyle 7 Ekim 2001’de Afganistan’a asker indirdi, ancak savaş ABD ve müttefikleri için tam bir fiyasko oldu.

11 Eylül 2001 tarihinde gerçekleşen İkiz Kuleler’e saldırılar sonucunda dünyaya „terörle mücadele“ olarak lanse edilen Afganistan işgali, İngiltere’nin de desteği ile 7 Ekim 2001 tarihinde başladı.

Yoksul Afganlı ödüyor

En gelişmiş silahlarla Afganistan adeta yakıldı yıkıldı. Gelinen aşamada ABD Savunma Bakanı Mattis Afganistan’a 3 bin asker daha sevkedileceğini bildirdi. ABD’nin 700 milyar dolarlık 2018 Savunma Bakanlığı bütçesi Senato’da onaylandı. Adeta ucu görünmeyen bir karanlığa doğru yürürken ABD, bunun bedelini yoksul Afganlı ödüyor.

 

11 Eylül ve ABD’nin savaş politikası

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) 11 Eylül 2001 tarihinde, tarihinin en büyük saldırılarından biriyle ile sarsıldı. 11 Eylül günü kaçırıldığı iddia edilen sivil uçaklar ile askeri üs Pentagon’a ve Dünya Ticaret Merkezi binaları olan ikiz kulelere saldırıları düzenlendi. İkiz kuleler yıkıldı. Olayda hala kesinliği tartışılan rakamlara göre 3 binin üzerinde insan hayatını kaybetti. Bu olay daha sonra ABD’nin dünyanın çeşitli bölgelerine müdahalesinin de yeni bahanesi oldu.

11 bin asker yetmedi

ABD Savunma Bakanı James Mattis Afganistan’a yaklaşık 3 bin asker daha göndereceklerini açıkladı. Mattis, ek birlik mensuplarının çoğuna sevk emrinin iletildiğini söyledi. ABD Savunma Bakanlığı ağustos ayında Afganistan’da halen 11 bin Amerikan askeri bulunduğunu bildirmişti.

ABD Başkanı Donald Trump seçim kampanyası sırasında yaptığı vaatlerden dönerek selefi Barack Obama’nın Afganistan politikasını üstlenmişti. Trump ağustos ayında birliklerin Afganistan’dan çekilmeyip aksine bu ülkedeki asker sayısının arttırılacağını açıklamıştı. ABD’nin Afganistan askeri müdahalesi 16 yıl önce başlamıştı. Başkan Trump Afganistan’daki radikal İslamcı Taliban ile mücadeleye odaklanacaklarını duyurmuştu.

Savunma bütçesi artıyor

ABD Savunma Bakanlığı bütçesinin 700 milyar dolara çıkarılması Senato’da 8’e karşı 89 oyla kabul edildi. Bu meblağ Başkan Donald Trump’un bakanlık bütçesi için talep ettiği 668 milyar doları yüzde 5 oranında aşıyor.

 

1 Ekim’de başlayacak olan mali yılda ABD Savunma Bakanlığı savaş uçağı, savaş gemisi ve tank satın alacak. Amerikan füzesavar sistemine 8,5 milyar dolar ayrılacak. Kuzey Kore’nin taşıyıcı füze ve nükleer programında ilerleme kaydetmesi nedeniyle bu kaleme Senato tarafından Başkan Trump’un talep ettiğinden 630 milyon dolar daha fazla kaynak ayrılması kararlaştırıldı.

Afganistan misyonuna 5 milyar, Amerikan ordusunun yurt dışı operasyonlarına ise 60 milyar dolar ayrıldı. Silahlı kuvvetler mensuplarının maaşlarına yüzde 2,1 oranında zam yapılacak ve asker sayısı 7 bin arttırılacak.

ABD Temsilciler Meclisi temmuz ayında 696 milyar dolar tutarındaki savunma bütçesini onaylamıştı. Şimdi iki farklı bütçe arasında uyum sağlanması gerekiyor. Senato’nun onayladığı bütçe kabul edildiği takdirde ABD’nin Savunma Bakanlığı bütçesi 2016 yılına göre yüzde 15, 2017 mali yılına göre ise yüzde 6 oranında artmış olacak.

On binlerce masum katledildi

Yaklaşık 11 yıllık işgalde 60 bini aşkın Afgan öldürüldü, on binlercesi yaralandı. On binlerce Afgan ise savaşın neden olduğu açlık, hastalık, tıbbi yetersizlikler ve mültecilik şartları nedeniyle hayatını kaybetti. Evleri olanlarsa işsizlik, yoksulluk, açlık, su ve giyecek sıkıntısıyla boğuşuyor. İşgal, 650 bin’den fazla insanı evini terk etmeye zorlarken, binlerce Afgan vatandaşı da tutuklandı, ağır işkencelerden geçirildi.

ABD’nin özgürlük anlayışının bedeli ne ?

İnsansız uçaklar ve ABD helikopterleri ile Pakistan’a da taşınan savaşta, Pakistan-Afganistan sınırında yüzlerce insan hayatını kaybetti. CIA verilerine göre, Afganistan’da halkın yaklaşık yarısı işsiz, yüzde 70’i kronik açlık çekiyor. 30 milyon civarında nüfusa sahip olan Afganistan’da, yaklaşık 20 milyon insan günlük 1,5 dolarla yaşamaya çalışıyor. Ortalama yaşam beklentisi 43,1 yıl olarak belirlenirken, okuma yazma oranı işgalin başında yüzde 28,7 iken bugün yüzde 23,5’e düştü. Afgan halkının sadece yüzde 13’ü içme suyuna ulaşabiliyor ve sadece yüzde 6’lık bir kesim elektriğe sahip.