Emperyalist ABD, İran Savunma Bakanlığı ve Venezuela lideri Maduro’ya yönelik yeni yaptırımlar uygulamaya başladı. Washington, diğer BM üyelerini de bu yaptırımları uygulamaya davet etti. Ancak birçok BM üyesi buna sıcak bakmıyor.

Şevket Dalboy

Tahran’a yönelik Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarının yeniden yürürlüğe koyulması gerektiğini savunan ABD, bu kapsamda İran Savunma Bakanlığı ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu hedef alan yeni yaptırımlar uygulamaya başladığını açıkladı.

Washington, İran’a her türlü konvansiyonel silah satışı ya da sevkiyatının yaptırımla karşılaşacağını duyuran Beyaz Saray yönetimi, bu doğrultuda 27 kişi ve kuruluşun BM yaptırımına tabi tutulacağını belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, gazetecilere yaptığı açıklamada, „Tahran’daki yolsuz yetkililer, BM’nin silah ambargosunu delmek için yaklaşık iki yıldır Venezuela’daki gayrimeşru rejimle birlikte çalışıyor“ dedi. Pompeo, „Bugünkü eylemimiz, tüm dünyada duyulması gereken bir uyarıdır“ diye ekledi.

Yaptırımlara olanak tanıyan kararnameyi imzalayan ABD Başkanı Donald Trump, „ABD şu an İran’a yönelik BM yaptırımlarını yeniden yürürlüğe koydu“ açıklamasında bulundu. Trump, ABD’nin bu hamlesinin, hem İran rejimine hem de „Tahran’a karşı durmayı reddeden“ ülkelere „açık bir mesaj“ olduğunu söyledi.

Tüm BM üyelerine çağrı

Gazetecilere konuşan Pompeo, Avrupa Birliği’nin (AB) söz konusu yaptırımlara destek vermediğinin hatırlatılması üzerine, „Tüm BM üyelerinin bu yaptırımları uygulama yükümlülüğü bulunduğu mesajını çok açık şekilde verdiklerini“ belirtti. Pompeo, „Bu ülkeler içinde elbette Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya da var. Bu ülkelerden yaptırımları uygulamasını bekliyoruz“ dedi.

Ancak Beyaz Saray’ın yürürlüğe koyduğu 2015 tarihli BM yaptırımları, şu an ABD’nin birçok müttefiki dâhil çok sayıda ülke tarafından desteklenmediği için tartışmaya açık durumda.

ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve sonrasındaki gelişmeler

İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) daimi üyeleri ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin ile arasında 2015’te Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) adı verilen nükleer anlaşma imzalanmıştı. Anlaşmayla Tahran yönetiminin nükleer programını sınırlandırması karşılığında İran’a karşı uluslararası yaptırımların kaldırılması kararı alınmıştı. Anlaşma Ocak 2016’da BMGK tarafından çıkarılan 2231 sayılı kararla desteklenmişti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetime gelmesiyle Washington Mayıs 2018’de anlaşmadan tek taraflı çekilmişti. Anlaşmanın tarafları ise anlaşmaya bağlı kaldıklarını açıklamıştı. Washington, Ağustos 2018 itibarıyla Tahran’ı füze programı ve bölgesel nüfuzunun da sınırlandırıldığı yeni bir anlaşmaya zorlamak için „tarihin en ağır yaptırımlarını“ uygulamaya başlamıştı. İran ise ABD’nin yaptırımlarına karşılık Avrupa ülkelerinden beklediği ekonomik desteği alamayınca anlaşmadaki taahhütlerini geçen yıl kademeli olarak durdurmuştu.

BM’nin İran’a 13 yıldır uyguladığı ve nükleer anlaşma kapsamında 18 Ekim’de sona ermesi öngörülen silah ambargosunu yenilemek isteyen ABD’nin sunduğu karar tasarısı 15 Ağustos’ta BMGK’da reddedilmişti. Bunun üzerine ABD yönetimi, İran’ın nükleer anlaşma kapsamındaki taahhütlerini askıya almasını gerekçe göstererek Konseyin 2231 sayılı kararı ile kaldırılan tüm yaptırımların tekrar uygulanmasına imkan tanıyan mekanizmayı (snapback) hayata geçireceğini 20 Ağustos’ta BMGK’ye ilan etmişti.

ABD’nin ilanının ardından 30 günlük karar süreci başlamış ve BMGK üyeleri anlaşmadan çekilen bir ülkenin söz konusu mekanizmayı hayata geçiremeyeceğini açıklamıştı. ABD ise nükleer anlaşmadan çekilmesine rağmen 2231 sayılı kararın imzacısı olduğunu savunarak İran’a yönelik BM yaptırımlarını tek taraflı olarak 19 Eylül’de uygulamaya başlamıştı