Almanya’da tartışmaların odağında olan DİTİB bu kezde İçişleri Bakanlığı Müşteşarının gündemindeydi. İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Kerber, genç kuşak yöneticilerin Ankara’ya mesafeli oduklarını söyledi.

Şevket Dalboy

Türkiye’ye bağımlı olmakla eleştirilen Almanya’daki en büyük İslami çatı kuruluşu DİTİB’i savunan İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Markus Kerber, bugün İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in katılımıyla düzenlenecek Almanya İslam Konferansı (DİK) öncesinde Almanya’daki en büyük Müslüman örgütlenmesi olan Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“DİTİB’i izliyoruz“

DİTİBİ’i izlediklerini ifade eden Kerber,  bünyesinde bine yakın camiyi barındıran teşkilatı savundu.

Ankara’dan bağımsız olmak!

Salı sabahı ARD kanalında yayınlanan Morgenmagazin programına katılan Kerber, DİTİB’in Türkiye’ye bağlı bir kuruluş olduğu yönündeki eleştirilere de yanıt verdi. DİTİB’de bir kuşak değişiminin söz konusu olduğunu kaydeden Kerber, „Genç yöneticiler Almanya’da yetiştiler ve Ankara’dan bağımsız olmaya büyük önem veriyorlar” dedi.

Almanya’da imam eğitimi gerçekten mümkün mü?

Almanya’da çeşitli kısıtlamalarla önlem alınmaya çalışılan Korona salgını nedeniyle sanal ortamda düzenlenecek Almanya İslam Konferansı’nın ana gündem maddesini imam eğitimi oluşturacak.

“Büyük ilerleme var“

Kerber,  Almanya’daki camilerde görevlendirilecek imamların  Almanya’da yetiştirilmesi konusunda büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirtti. 

Beş Müslüman örgüt kimlerden oluşuyor?

Şu anda imamlarını Almanya’da yetiştirmek isteyen beş Müslüman örgütün olduğunu ifade eden Kerber, bazı cami derneklerinin artık Almanya’da yetişen, Türkçe veya Arapça konuşmayan gençlere böylece daha kolay ulaşmayı umduklarını ifade ederken, beş Müslüman örgütü kimlerin temsil ettiğini söylemedi.

Üç aşamalı uygulama

Radikal imamlar veya cemaatlere karşı alınacak önlemleri de aktaran Kerber, bu hususta üç aşamalı bir uygulamaya geçileceğini belirtti. Kerber, faillerin açık ve net bir şekilde kovuşturulacağını, tehlikelerin tam olarak izleneceğini ve geniş kapsamlı radikalleşmeyi önleme programları uygulanacağını söyledi.