Bu sene Türkiye ile Federal Almanya arasında 1961’de imzalanan işgücü anlaşmasının 60’inci yılı özel törenlerle kutlanıyor. Bugün Berlin’de düzenlenen törende Başbakan Angela Merkel göçmenlerin fırsat eşitliğine dikkat çekti.

Ümit Kalın

Başbakanlık binasında düzenlenen törende konuşan Almanya Başbakanı Angela Merkel, ülkeye uyumun insanların ismine bağlı olamayacağını vurguladı. „Adınız Klaus veya Erika olmadığı için Alman toplumuna uyum süreci yedi kuşak devam eden ve hiç sonlanmayan bir görev olamaz“ diyerek ülkede herkes için fırsat eşitliği hakkına işaret etti. Merkel, „En geç Alman vatandaşlığının alınmasıyla herkesin bu toplumun bir parçası olarak görülme fırsatı olmalı“ dedi.

„Misafir işçi“

Başbakanı Merkel, 1961 yılında imzalanan işgücü anlaşmasıyla gelen ve uzun süre „misafir işçi“ diye adlandırılan göçmenlerin durumunun hiç de kolay olmadığını hatırlattı ve o zamanlar „uyum politikası“ kelimesinin sözlükte bile yer almadığının altını çizerek sürecin zorluğuna vurgu yaptı.

Gcmenler Almanya’yı güçlendirdi

Merkel, ülkeye gelen işçilerin uyum sağlamasında en önemli rolü işletmeler ile sendikaların oynadığını, Almanların da bu göç süreciyle dünyaya ve başka kültürlere yönelik anlayış geliştirmesinin mümkün hale geldiğini belirtti. Almanya Başbakanı, başka ülkelerden gelen insanlar sayesinde Almanya’nın güçlendiğini vurguladı. Halen göç ve uyum alanında yapılacak çok şeyin olduğunu da hatırlatan Merkel, farklı göçmen grupların örneğin kendi aralarında daha çok ilişkiye geçmesinin bunların arasında yer aldığını kaydetti.

Widmann-Mauz ilk kuşakların işi çok çok zor olduğunu söyledi

Federal Almanya hükümetinin Uyum Sorumlusu Annette Widmann-Mauz da Almanya’ya gelen ilk kuşak göçmenlerin işlerinin çok çok zor olduğunu, bu nedenle onların bu ülkeye kazandırdıklarının büyük saygı ve kabulü hak ettiğini de vurgulayarak Almanya’yı bir refah ve Avrupa’nın ortasında güçlü bir devlet yapanların onlar olduğunu söyledi.

Bu göç tarihinin toplumsal hafızaya kazınması, müzeler, ders kitapları ve kalplere girmesi gerek.

Federal Hükümet’in Uyum Sorumlusu Widmann-Mauz, bu göç tarihinin toplumsal hafızaya kazınması, müzeler, ders kitapları ve kalplere girmesi gerektiğini de savundu. Göçmen kökenli insanların ve sonraki kuşakların toplumsal katılımı ve bütün alanlara dahil olmasının büyük önem arz ettiğini de söyleyen Uyum Sorumlusu, onlara yönelik Almanca öğrenmeye, okul ve meslek eğitimine dair özel desteğin sunulmasının gerekli olduğunu da tekrarladı. İlaveten „Açık ve net bir duruş sergileyerek, kimseyi dışlamayan çok kültürlü bir bütün olunduğu ortaya konulmalı“ dedi.

30 Ekim 1961’ta imzalandı

İkinci Dünya Paylaşım Savaşı sonrasında yeniden kalkınma programları uygulanan Almanya’da oluşan işgücü açığının giderilmesi amacıyla 30 Ekim 1961’de Türkiye ile Almanya arasında bir anlaşma imzalandı. Öncesinde benzer anlaşmalar İtalya, İspanya, Yunanistan gibi ülkelerle de imzalanmış, ancak kalifiye eleman açığı kapanmaması üzerine akabinde Türkiye ile de benzer bir anlaşma kabul edilmişti.

Türkiye’den gelenlerin yüzde 21’i kadın

Anlaşmanın geçerli olduğu 12 yıl zarfında yani 1973 yılına kadar yaklaşık 900 bin kişinin Türkiye’den Almanya’ya iş göçü çerçevesinde geldiği saptandı. Uyum ve Türkiye Araştırmaları Merkezi Vakfı’nın verilerine göre, Türkiye’den gelenlerin yüzde 21’i kadındı.

Başlarda rotasyon prensibi geçerliydi

Almanya’ya gelen işgücünün kalıcı olması düşünülmemişse de Alman ekonomisi için gelenlerin dönmesi yenilerinin gelmesi temelli rotasyon ile yeni kişilerin getirilmesi, iş ve dil öğrenmeleri çok zahmetli ve pahalı olduğu için iş göçüne başta konulan sınırlama 1964 yılında kaldırıldı.

1973 yılında ise işgücü anlaşması yürürlükten kaldırıldı. Nitekim İkinci Dünya Savaşı sonrasında Alman ekonomisinde büyüme ve yükselen refah seviyesi o dönem yavaşladı. Dönemin hükümeti Almanya’ya çalışma amaçlı göçü durdurma kararı aldı.

Birkaç yıl çalışıp geri dönülecekti

1961’den itibaren gelen işçilerin kendileri de sistem de başta birkaç yıl çalışıp geri dönmesi temelli olduğundan aile birleşimi öngörülmüyordu. Dolayısıyla da ülkeye iş göçünün resmen durdurulduğu 1973 yılı sonrasında daha önce Almanya’ya gelen kişiler ailelerini yanına almaya başladı. Uyum ve Türkiye Araştırmaları Merkezi Vakfı uzmanlarından Yunus Ulusoy, 1961’de imzalanan işgücü anlaşmasının, bugün ülkede yaşayan 2 milyon 800 bin civarındaki Türkiye kökenlinin Almanya’daki varlığına temel teşkil ettiğini belirtiyor.