Almanya’da Brezilya yada Bulgaristan’da ki gibi gecekondu mahalleleri yok. Yine de ülkedeki yoksul ve evsizlerin sayısı azımsanmayacak kadar çok.

Almanya bir sosyal devlet. Devletin, belediyelerin ve kiliselerin sosyal yardım ağları, pek çok gelişmiş ülkeye nazaran toplumu çok daha sıkı bir şekilde örüyor. İşsizlik ise yüzde 6 ile tarihin en düşük seviyelerinde. Enerji ve gıda fiyatları da pek çok Avrupa ülkesine kıyasla oldukça ucuz sayılsada, hırzlı yaşanan zamlar korkutuyor. Gecekondu gibi yoksul halkın toplandığı yerleşim birimleri burada yok dedik. Her mahallede musluk suyu ve elektrik gibi temel ihtiyaçlar ile altyapı, çöp ve toplu ulaşım gibi hizmetler sağlanıyor. Ancak madalyonun bu parlak yüzüne rağmen yoksulluk Almanya’nın da yadsınamaz bir gerçeği. İşte Almanya’da yoksulluk:

1 – Hâli hazırda Almanya’da yaklaşık 860 bin kişi evsiz. Bunları pek azı sokaklarda yaşıyor. 800 binden fazlası arkadaşlarında ya da sığınma evlerinde kalıyor.

2 – Gidecek hiçbir yeri olmayıp sokakta yaşamak zorunda kalanların sayısı ise 52 bin civarında. Bunlar evsizlerin yüzde 6’sını oluşturuyor.

3 – Almanya’da 440 bin mültecinin yasal olarak bir evde oturma hakkı var. Ancak çoğu, kalabalık mülteci yurtlarında barınmak zorunda kalıyor.

4 – En çok kadınlar, göçmenler ve aileler mağdur oluyor. Değişik nedenlerden dolayı evlerini kaybetme riski bu gruplarda daha büyük.

5 – Evsizlerin artmasının bir nedeni de devletin sosyal konut inşa etmekten giderek uzaklaşması. Bundan 30 yıl önce sadece Batı Almanya’da, 4 milyon sosyal konut vardı. Bu sayı günümüzde daha da büyüyen Almanya’da 1,3 milyona geriledi. Serbest piyasa koşullarında makul fiyata ev bulmak giderek zorlaşıyor. Eyaletlere verilen sosyal konut yardımları başka nedenlerle harcanıyor. Ev kiraları genel olarak pahalı, ısınma ve elektirik fiyatları can yakacak boyuyta. Hemen hemen herkese yıl sonu astronomik rakamlarla fazladan fatura gelliyor. Son konuştuğum arkadaşıma 1450 Euro ek fatura gelmiş. Bir maaş ila geçinen insanların bu meblayı ödemesi oldukça zor değil mi ?

5 – Özellikle küçük daireler çok pahalı. Çünkü stüdyo tipi ve 1+1 dairelere yönelik bir talep patlaması var. Almanya’da yalnız yaşayan 17 milyon kişi, sayıları toplamda 5,2 milyon olan stüdyo tipi yada 1+1 daire için kavga ediyor. Bu da özellikle büyük kent merkezlerinde fahiş kira fiyatlarına yol açıyor.

6 – Almanya’da bir göçmenin devletten sosyal yardım alabilmesi için en az beş yıl bu ülkede yaşanması veya en az bir yıl boyunca sigortalı bir işte çalışmış olması gerekiyor. Bu koşulları yerine getirmeyenler kendilerini bir anda sokakta bulabiliyor.

7 – Evsizler genellikle büyük şehirlere gidiyor. Almanya genelinde 100’ü aşkın tren istasyonunda görevlileri bulunan Bahnhofsmission adlı acil yardım derneğinin verilerine göre, sadece Berlin’de bile yaklaşık 10 bin evsiz yaşıyor. 17 sene önce bu sayı 2 bindi. Metropoller, hem daha fazla iş fırsatı sunuyor hem de dilencilere para vermeye daha gönüllü olabilecek turistleri çekiyor. Almanya’daki evsizlerin yüzde 60’ının Romanya, Bulgaristan ve Polonya’dan geldikleri belirtiliyor.

8 – Birçok evsizin geçim kaynağı ise sokaklardaki çöp kutularında gizli: Depozitolu şişe ve metal içecek kutuları. 15 ile 25 Cent arasında değişen şişe ve kutu başına depozito fiyatları, kimi yoksul ya da evsizler için iyi bir yan gelir kaynağı oluştururken, bazıları da geçimini neredeyse tümüyle şişe toplayarak sağlıyor.

Evsizler için en zor mevsim kış. Soğuk aylara özel ısınma odaları ve ilave barınaklara rağmen Almanya’da 1990 yılından bu yana yaklaşık 300 kişi donarak hayatını kaybetti.

9 – Domatesten ekmeğe, içecekten et ve süt ürünlerine her gecen gün biraz daha zam gelirken, çalışanların, yada sosyal yardım alanların aylık ödemelerine zam gelmiyor. En ekonomik olarak değerlendirdiğiniz süper marketlerin raflarında bile bu dengesiz fiyat artışını görmeniz mümkün.