Kurşunların gölgesinde uçuyor beyaz güvercinler çocuk
Sevgi diye aşk diye atıyor yürekler kan içinde
Ölüyorsunuz sessiz ve gölgesiz,
Sen kaçıncı acısın yüreğime düşen çocuk… ?

Çizim Saadet Demir Yalçın

Gökte uçan polen misali yağıyor kurşunlar üzerinize
Tank paletlerinde eziliyor insanlığın onuru
Buharlaşıp giden insanlığın kıyısına vuruyor tüm çocukların hikayesi…
Kaçıncı kardeşimsin beni kuyulara bırakan çocuk…?
Kaçıncı sevdanın ateşisin bağrımı yakan ?
kaçıncı su damlasısın söyle…?
Küçücük bedenlere, büyük kurşunlar yağdırırken çağdaş Firavunlar
Set olamadık size çocuk,
öfkem bundandır…
Ben yüreğimi seferber ettim desem ne çıkar…?
Küskün kırlangıçlar gibi bakmadan gittiniz çocuk…
Gittiğiniz yerlerden bir avuç umut gönderin bize çocuk,
Buna çok ihtiyacımız var…
Aralarında şarkılar olsun,
Oyuncaklarınızı unutmayın,
Biraz tebessüm,
bir parça sevgi gönderin bize çocuk
Kuş cıvıltıları eşliğinde,
Solmuş bir resme dökte gönder çocuk.

Birkaç papatya da ekleyip
gönder ki batıralım bu zülüm gemisini
Biliyorum çocuk:
Damarlarımı ip yapsaydım,
ellerimi kanat,
Nefesimi rüzgâr yapıp tertemiz yüreğinize
Özgürlük uçurtması olarak gelebilseydim keşke…
Ey dünyanın masum ve mazlum çocukları affedin bizi…
Size sesleniyorum çocuk size:
Ben ki çözemiyorum, çözün artık şu bilmeceyi,
Çocuklar büyüyünce neden canavar olur ?

Dalboy