Arkeolojik bulguların milattan önce 100 bin yıl öncesine dayandığı, Roma İmparatorluğu döneminin en görkemli şehri olanHatay, geleceğin şehri olmaya hazırlanıyor.

Hemen yanı başındaki komşu ülkelerde yaşanan savaş ortamı ve istikrarsızlık, şehri ekonomik olarak etkilemişse de Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, binlerce yıllık geçmişe sahip tarihi şehri, her şeye rağmen çok büyük projelerle kalkındırmaya kararlı.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş
Gazeteci Yazar Zekiye Yiğitbaşı

Savaş’ın büyük bir kararlılıkla yürüttüğü çalışmalar nihayet meyvesini verdi. Hatay; UNESCO tarafından Gastronomi alanında ‚Yaratıcı Şehirler Ağı’na dahil edildi. Ayrıca EXPO 2021 düzenlemeye hak kazandı. Savaş, şimdi çok hummalı çalışmalarla 8500 yıllık şehri, Expo 2021’e hazırlarken öte yandan Hatay’ı tarih, kültür ve gastronomi turizminin dünyadaki önemli şehirlerinden yapmayı amaçlıyor.

EXPO 2021 ve Gastronomi komitelerinde büyük bir mutlulukla görev aldığını söyleyen Hataylı Gazeteci/ Yazar Zekiye Yiğitbaşı gastronomi noktasındaki gelişmeleri şöyle anlatıyor
“ Hatay; Pagan, Hıristiyan, Musevi ve Müslüman gelenekleriyle adeta mozaik oluşturan, asırlardır çok dinli sosyal ve kültürel yapıyı yaşatan bir kenttir. Hatay; kültür mirası olan birliktelik ve hoşgörü kavramlarını lezzetlerinde de harmanlayarak kendisini dünyaya tanıtan kent olmakla birlikte, Ortadoğu Mutfağı’nın zenginliklerini de gözler önüne sermiştir. Hatay bölgesi; 600’e yakın lezzeti barındıran mutfağıyla dünyanın en zengin mutfağı olup, yemek kültürüyle ulusal ve uluslararası alanda en ön sıralarda yer alır.

Hatay’ın bilinen tarihi 8500 yıl… 23 medeniyetin 13’ü burada yaşamış. Anadolu’daki ilk havra burada açılmış, M.S 30. yıllarda ilk mağara kilisesi burada yapılmış olup 638 yılında Hatay İslamiyet’le tanışmış. Anadolu’daki ilk cami olan Habib-i Neccar Hatay’da yapılmış. Hatay; 3 semavi din ile 6 mezhebin bir arada yaşadığı ve bu zaman içerisinde ne din ne de mezhep kavgası yaşanmayan dünyanın ender şehirlerinden biri. Dünyanın en çok ihtiyacı olan şey Hatay’da mevcut. Burada insanların birbirlerine sevgiyle, barış duygusuyla ve hoşgörü ile bakabiliyor. Anadolu ile Ortadoğu arasında merkez görevi üstlenen bu şehre her gelen yeni bir lezzet getirmiş ve bu da çok zengin bir mutfağın ortaya çıkmasına neden olmuş. Osmanlı, Fransız ve Arap mutfağının da izlerini taşıyan Hatay; tatlısından tuzlusuna 600 çeşit lezzetiyle UNESCO Dünya Gastronomi Şehri adayları arasında yer alıyor. Hatay’ın asırlara dayanan köklü geçmişi ve bu geçmişte yer alan kültürlerin kaynaşmasından doğan lezzetler, Hatay’ın mutfak zenginliğini oluşturuyor.Meze çeşitleriyle, ara sıcaklarıyla, ana yemek menüsüyle, vazgeçilmez geleneksel kahvaltı kültürüyle bir bütün olarak mutfak zenginliğimiz dillere destandır.

Hatay Mutfağı’nın en önemlileri; bulgur, et, baharat, nar ekşisi, turşu, domates ve biber salçası ile tuzlu yoğurt’tur. Hatay’da her mevsim bol sebze ve meyve bulunur. Genellikle yaz aylarında domates, patlıcan, biber vb. sebzeler kurutulur. Bulgur, çökelek, peynir çeşitleri, tuzlu yoğurt hazırlanıp kış için saklanır. Özellikle çökeleğin katıklı ekmeği, börekleri ve salatası yapılır. Künefe peyniri ise, Hatay Mutfağı’na has künefe yapımında kullanılan özel bir peynirdir. Kebapların ve sulu yemeklerin önemli bir yer tuttuğu Hatay Mutfağı’ndaki yemeklerin lezzetini; baharat, acı ve ekşi belirler. Dağlarda, kırlarda kendi kendine yetişen; ebe gümeci, nane, maydanoz, zahter gibi şifalı bitkiler sürekli kullanılır. Hatay’da bulgurla yapılan yemekler oldukça fazla ve çeşitlidir. Oruk ile birlikte sunulan ekşi aşı, yoğurt aşı; Hatay Mutfağı’nın ünlü ve emek isteyen özel yemekleridir. Çiğ köfte ise bu yörede kavrulmuş kıyma ile birlikte yenir. Yöredeki soğuk mezelerin de lezzeti ve zenginliği dillere destandır. Hatay Mutfağı’nın en önemli tatlılarının başında künefe gelir. Bayramlarda ve özel günlerde ise kömbe, mamul, kerebiç yapılır.

Hatay’da sabah kahvaltısı, insanları zenginliği ve farklılıklarıyla şaşırtır. Kahvaltı sofrasının kralı, zahter salatasıdır. Sıkma peynir, testi(carra)peyniri, sünme peynir, lavaş peynir(toprak-çörek otlu),kaynatılmış peynir, çörek otlu peynir sarması, kuşbaşı peyniri,örgü peyniri, dil peyniri, tuzsuz künefelik peynir, peynir kızartması(toprak kapta sunumu ile), halhalı zeytin,savrani,sarı haşebi, karamani, attun gibi zeytin çeşitleri, zeytin salatası, çökelek salatası, Hatay püren balı, turunç reçeli, ceviz reçeli, kebbet reçeli, yeşil zeytin reçeli,biber reçeli, katıklı ekmek, biberli ekmek, kaytaz böreği, semirsek, külçe, tandır ekmeği, çökelekli saç ekmeği, tuzlu yoğurt, küflü çökelek(sürk) zahterli çökelek, kahvaltılık öğütülmüş zahter-zeytinyağı ile, humus, bakla ezmesi, zahter(kekik)salatası, cevizli biber, Antakya sıkma nar suyu, dut şurubu, limon-portakal şurubu yer alır.

15. Uluslararası İstanbul Mutfak Günleri“ kapsamında, Hatay Büyükşehir Belediyesi adına yarışan Aşçı Abdulcelil Erkan; 22 ülkeden toplam 2000 yarışmacı aşçının, 70 kategoride yarıştığı uluslararası yarışmada special kâğıt kebabı ve keşşür pilavı ile Dünya 2’incisi olarak gümüş madalya, peynirli irmik helvası ile Dünya 3’üncüsü olarak bronz madalyayı Hatay’a kazandırdı.

TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy; “ Hatay, yaşam biçiminin dünyaya örnek olduğu bir kenttir. Bugün dünyanın ikinci büyük müzesine sahip olan, yaşam biçimini sokaklarına nakşeden bir Hatay var. Binlerce yıl, kardeşçe, barış ve birlik içinde yaşamışlar. Hatay, 390 bine yakın mülteciye kucak açmasıyla ve insanlığı ile dünyada örnek olacak bir şehir. Hatay mutfağı, 600’e yakın lezzetiyle Gaziantep mutfağına fark attı. İnanç turizmini de ön plana çıktığı bir kent. Hatay zenginliğini bilsin ve artık mütevazı olmasın. Hatay’ın artık marka olması lazım.“ Diyor. Ulusoy’a hak vermemek mümkün mü?

Hatay bir lezzet durağıdır. Dillere destan farklı lezzetleri tatmak istiyorsanız mutlaka bu coğrafi bölgeden geçmeli, hatta Hatay’sa bir sofraya konuk olmalısınız. Merak etmeyin; Hataylılar, sonsuz insan sevgisi ve konukseverliliğiyle sizi sarıp sarmalar ve dillerine pelesenk ettikleri “ BAŞ TACISINIZ!” derler…