Stuttgart Halk Kültürevi’nde geçen yıl gerçekleşen Emperyalizmin kanlı tarihi ve Ortadoğu konulu bir paneli tekrar yayınlıyoruz:

Gerçekleşen Panele Welt Heimat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şevket Dalboy ve Muharrem Ertürk panalist olarak katıldı.

Stuttgart Halk Kültür Evi üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen panelde Emperyalizmin gelişip güçlenmesi, askeri, siyasi, ekonomik ve kültürel saldırılarını gerçekleştirmek için oluşturdukları yasal ve kontrgerilla örgütlenmeleri tehşir edildi. Emperyalizmin ve onun yerli işbirlikçi faşist iktidarların özellikle Latin Amerika’da, Afrika’da, Avrupa ve Ortadoğu’da gerçekleştirdikleri katliamlar hatırlatılarak dünya halklarının yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin nasıl sömürüldüğünün altı çizildi.

Emperyalizmin saldırganlığı Ortadoğu halkları tarihleri boyunca yaşandığının altını çizen Şevket Dalboy, Ortadoğu’nun yeraltı zenginlikleri emperyalizmin hep iştahını kabartmış ve yüzyıl boyunca emperyalizmin saldırılarına hedef olduğunu dile getirdi.
Dalboy, Ortadoğu’nun emperyalizm açısından sıradan bir pazar olmadığını kaydederek şöyle konuştu:

Ortadoğu’ya bu kadar özel önem verilmesinin nedeni dünya üzerinde bulunduğu jeo-politik ve stratejik konumu ve zengin petrol kaynaklarına sahip olmasından kaynaklanmaktadır.
Coğrafi olarak üç kıtanın birleştiği bir merkez üzerinde bulunuyor. Dünyanın en önemli ulaşım yolları bu bölgeden geçmektedir.


Jeo-stratejik önemini artıran bu avantajlar başta petrol olmak üzere zengin yeraltı kaynakları, ekonomik potansiyel ve çeşitli olanaklarla da birleşince emperyalizmin asla vazgeçemeyeceği önemde bir bölge haline gelmektedir.

 

Bunun içindir ki, tarihteki en önemli uygarlıkların beşiği olmuş, belli başlı dinler bu bölgede ortaya çıkmıştır. İpek Yolu ve Hindistan-Avrupa Yolu, buraları denetlemek isteyen imparatorluklar arasında savaşlara sebep olmuştur.

Yine önemli bir su kanalı olan ve Uzakdoğu ile Avrupa arasındaki deniz ulaşımında önemli bir kolaylık sağlayan stratejik önemdeki Süveyş Kanalı buradadır.


Ortadoğu, emperyalist silah tekellerinin at oynattığı, vazgeçilmez bir silah pazarıdır da aynı zamanda. Halkları birbirine karşı düşman ederek silahlandıranlar, böylelikle bu pazarı da canlı tutmaktadırlar.

 

Kısacası, tüm bu özellikleriyle Ortadoğu, geri bıraktırılmış yapısıyla, islamcı diktatörleriyle, yeni sömürge ülkeleriyle emperyalist tekellerin yağmadan pay kapmak için birbirleriyle kavga ettikleri önemli bir Pazar konumundadır”dedi.

‘’Almanya’nın da bugün hâla nefretle ve lanetle anılan bir tarihe sahip’’
Dalboy, ‘’Dünya tarihine kara harflerle yazılmış Hitler faşizminin anayurdu olduğunu hatırlatarak, Bu yüzden de Almanya denilince ilk akla gelenin faşizm, SS’ler, SA’lar, gaz odaları, yakma fırınları, kısacası yaşanan vahşet olduğunu’’ söyledi.

Şevket Dalboy, özellikle militarist Japonya, Çin’e ve Sovyetler Birliği’ne sataşarak büyük bir kaosa neden olurken, İtalya ve Almanya’dan yardım gören Fransa Cumhuriyete karşı kendi iktidarını kurduktan sonra, son aşamada ise Hitler, Polonya’ya saldırarak paylaşım savaşını başlattığının altını çizdi.

Dalboy şöyle devam etti:
Almanya’nın hedefi Sovyetler’i hızla işgal ettikten sonra Kafkasya, Türkiye ve Mısır üzerinden Ortadoğu’ya yayılarak, Japonya’nın da Hindistan’a yüklenmesiyle emperyalist rekabetteki düşmanı İngiltere’nin işini bitirmekti. Yani yine pazar kavgasıydı savaşın özü.
Tüm kara Avrupa’sını Yunanistan’dan Fransa’ya, Bulgaristan’dan Polonya’ya dek işgal etmeye kalkmış, halklara karşı aklın almakta zorlandığı işkenceleri uygulamış ve soykırıma girmiştir.

II. Paylaşım Savaşında 30 milyon insanın ölümünden, 35 milyon insanın sakat kalmasından birinci dereceden suçludur. Sadece Sovyetler Birliği’nde 1718 şehri, 70 bin ilçe ve köyü yıkmış, 20 milyon insanı katletmiştir. 25 milyon insanı evsiz bırakmıştır. Gaz odaları ve krematoryumlarda 6 milyondan fazla Yahudi ve komünisti vahşice öldürmüştür.

Panelde Yugoslavya’nın parçalatılmasından, emperyalizmin yeşil kuşak projesine kadar birçok konu tartışılırken Muharrem Ertürk, tarih tarih emperyalizim ve Ortadoğu ülkeleri arasında ki çelişki ve işbirliğini ayrıntılarıyla ortaya koydu. Emperyalizmin çıkarları için gerçekteştirilen darbeler, yapılan işbirliklerinin altını çizen Ertürk Son bölümde Ortadoğu’da emperyalizmin İslamcı maske taktırarak örgütlediği Ortadoğu Halklarının başına bela ettiği grupların terörüne değindi. İŞİD, El Nusra vb…

BOP kapsamında ‘’sözde ‘’arap baharı’’ Arap iktidarların tutumu , ulusal ve milliyetçi örgütlerinin dost düşman kavramı çok yönlü olarak tartışıldı.


Ortadoğu’nun çatışma ve yıkım politikalarına müdahil olan Rusya, İran ve Çin’in bölgesel çıkarları, ABD – İngiliz, Fransız ve Alman emperyalizminin karşısında yer almalarının nedenlerini irdeleyen Dalboy, Siyonist İsrail’in kuruluş süreci ve ortadoğu halklarına karşı örgütlenip silahlanmasıyla emperyalizmin jandarması olarak halkların bağrına saplanan bir hançer olduğunun da altını çizdi.


Son olarak Dalboy, dünyada estirilen emperyalist teröre rağmen, halkların sınırsız ve sömürüsüz bir dünya için verdikleri mücadelenin engellenemediğini kaydetti.

Stuttgart Halk Kültür Evi’nde gerçekleştirilen panel, sunumdan sonra soru ve cevaplarla da verimli bir tartışma ortamında son buldu…