Bir aşk ve nefret ilişkisi İstanbul ile İstanbullular arasındaki… Trafiği, kalabalığı, keşmekeşi, pahalılığı, çevresel ve kentsel sorunları… Şikayet edecek ne çok şey var değil mi? Ama öte yandan Boğaz’ı, tarihi mirası, kozmopolitliği, güzellikte birbiriyle yarışan semtleri, konakları, sokak lezzetleri, kedileri, vapurları…

Saymakla bitmeyecek kadar fazla güzelliğiyle kendine bağlıyor herkesi bu yedi tepe üstüne kurulu güzeller güzeli şehir. “Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu.” diyen Napolyon’un da bir bildiği vardır elbet. Herkese göre İstanbul’u sevmek için bir neden mutlaka bulunur; işte bu medceziri bol ilişkiyi bizim için vazgeçilmez kılan 10 neden…
1. İstanbul’u İstanbul yapan, her göreni kendine hayran bırakan Boğaz ilk sırada… İki kıtanın buluştuğu bu eşsiz manzara asırlardır görkemini yitirmeden kenti sarıp sarmalıyor.

2. Büyüleyici mimarisi… Binlerce yıllık tarihinde pek çok medeniyeti ağırlayan kentte Ayasofya, Galata Kulesi, Kız Kulesi’nin yanı sıra saraylar, hanlar, çarşılar, konaklar, vs. adım başı sürpriz yapıyor yollarını arşınlayanlara…

3. Hem Anadolu’dan hem de dünyadan farklı coğrafyaların tatlarını cömertçe sunan bir yerel lezzet üssü olması… Antep tatlıları, Ege mezeleri, Karadeniz ya da Van kahvaltısı, Fransız makaronu, İtalyan pizzası, Japon suşisi ve daha nice lezzetiyle dev bir dünya mutfağı İstanbul…

Galata Kulesi (İstanbul)

4. Kuzguncuk, Çengelköy, Yeniköy, Beykoz gibi mahalle vasfını yitirmemiş semtleri, o semtlerin ev sahipliği yaptığı tarihi konakları, esnafları, samimi atmosferi…

5. Özgün kafeleri, nostaljik Pera ruhunu yaşatan apartmanları, kırmızı tramvayı, sokak müzisyenleri, sanat merkezleri, barları, pasajlarıyla kentin tüm renklerinin insan seline dönüşüp aktığı İstiklal Caddesi…

6. Asırlardır iki kıta arasında akıp duran Boğaz suları üzerinde süzülen bembeyaz vapurlarda yolculuk yapmak ve vapurla yarışan martılara simit atmak.

7. Marmara’nın ortasında Ege havası yaşatan Adalar’ı…

8.Kokoreçi, midye tavası, balık ekmeği, dondurması, böreği, simidi, yoğurdu, nohut-pilavı, kestanesi, mısırı ve daha nice sokak lezzeti…

9. Pierre Loti Tepesi’nde gün batımına karşı demli bir bardak çay ya da Türk kahvesi keyfi yapmak.

10. Boğaz’ın her iki yakasında, baharın gelişini kutlayan erguvan ağaçlarının güzelliğini seyretmek.