İnsanların sıklıkla kütüphanelere gittikleri, yeni yayınları sabırsızlıkla bekledikleri zamanlar vardı. Yatmadan önce, ekranda bir aşağı bir yukarı sürüklenmektense, kitap sayfaları çevirirdik. Sahi siz kitap sayfalarını çevirmeyeli epey oldu mu ?

Kimileri için kitaplar hala günlük hayatın değerli bir parçası. Ancak sayıları gittikçe artan insanlar açısından, kitaplar, diğer boş zaman aktiviteleri için bir kenara atılıyorlar.

Bazı insanlar, durmaksızın okumayı, televizyonda dizi izleme maratonları ile değiştirdiler – stresli, yorgun, tembel ya da bir işten kaçmaya çalıştığımız zamanlarda yaptığımız maratonlarla. Ancak gözlerinizi ekranlara dikmenin, beyninize ya da sağlığınıza herhangi bir faydası yok. Favori dizinizi ara vermeksizin izlemek, anlık doyum arzunuzu tatmin ediyor olabilir; ancak aynı zamanda da uyku düzeninizi bozuyor ve günlük akşam rutinleri haline geldiğinde, kendinizi sersem hissetmenize sebep oluyor. Sizde olmuyor mu ?

Kütüphaneyle bütünleşmek 🙂

Öte yandan, okumak, uyku alışkanlıklarımıza olumlu bir şekilde katkıda bulunuyor. Getirdiği uzun vadeli yararlardan bahsetmeye bile gerek yok -farklı bakış açıları ile görebilmek, zekâda iyileşme ve streste azalma gibi.

Foto : Zilan Gül Dalboy
Kitap: Banu Avar “Avrasyalı Olmak“

Kitap “Avrasyalı olmanın“ anlamını keşfe çağırıyor…

Bu keşif yolculuğu, Dağistan ve Azerbeycan’dan Balkanlar’a, Kıbrıs’tan Ukrayna’ya, Kırgızistan’dan Küba’ya uzanıyor… Mazlumların ve zalimlerin, küresel oyunların ağındaki duruşlarına tanık oluyoruz… Küresel imparatorluk hayalleri kuran küresel efendilere kulluk edenleri tanıyoruz…

Asya’nın derinliklerinden Pakistan, Hindistan ve Kazakistan’dan geçip, okyanusları aşıyor, yepyeni heyecanlarla buluşuyoruz. Emperyalist ve kapitalist güçlerin iki yüzlülüğü Batı Trakya’da, Filistin’de, Cezayir’de tüm belgeleriyle seriliyor önümüze. Venezuella ve Küba’nin Avrasya’yla kurduğu kardeşlik ve dostluk bağları, kader ortaklığını derinden gözlemleyip, oradan umuda yelken açıyoruz…