Binali Özoğul

Türkiye’nin ilk şeker fabrikasının temeli Uşak’ta atıldı. 1923’de başlatılan ve 1926’da tamamlanan şeker fabrikası 600.000 TL’ye mal oldu. Aslında şeker fabrikaları 1840 – 1899 yılları aralarında planlanmış, fakat dönemin ekonomik durumu çok kötü olduğu için hiç bir fabrika açılamamıştır.

Ülkemizde ilk adım Uşaklı Ömer oğlu Nuri Şeker Efendi tarafından atıldı. Avrupa’da şekerin pancardan yapıldığını öğrenen Nuri efendi konunun takipçisi oldu. Yıllarca ülkemizde savaşların olması, maddi imkanların kısıtlı olması bu projenin hayata geçmesine olanak sunmamıştı. Cumhuriyet’in kurulmasıyla Nuri Efendi’ye verilen imkanlarla 1923’te başlattığı çalışmayı 1926’da başarıyla gerçekleştirdi ve Terakki Ziraat A.Ş yi kurdu. Buna paralel olarak 1925 yılında İstanbul Trakya Şeker Fabrikaları T.A.Ş.kuruldu. 11 ay gibi kısa bir süre içinde faaliyete geçti ve Türkiye’de ilk şeker üreten fabrika oldu. İki ay sonra Uşak şeker fabrikası çalışmalara başladı.

Bu iki fabrikanın şeker üretimine geçmesinin ardından 1933’te Eskişehir, 1934’te Turhal Şeker fabrikasının işletmeye açılmasıyla şeker fabrikası sayısı dörde yükseldi.
1935 yılında bir araya gelen dört fabrika birleşerek Türkiye şeker fabrikalarını kurdular.
Bu dört fabrikanın kapasiteleri zaman içinde artırılarak 1950’li yıllara kadar şeker ihtiyacını karşılamak amaçlandı.

Ancak ülke nüfusunun yükselmesi, Türkiye insanının şekere bağlı ihtiyacını karşılayamaz oldu. Hâl böyle olunca 1953 —1956 yılları arası ülkeden sırasıyla Adapazarı, Amasya, Konya, Kütahya, Burdur Kayseri, Susurluk, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Malatya şeker Fabrikaları kurularak fabrika sayısı 15’e çıkartıldı. 1962 ve 1963 yıllarında Ankara Kastamonu Şeker fabrikaları faliyete geçti. 1977 Afyon şeker fabrikası, 1980 – 1992 yılları arasında Muş, llgaz, Bor, Ağrı, Elbistan, Ercis, Ereğli, Çarşamba, Çorum ve Kars 1998 yılında, Yozgat şeker fabrikası işletmeye açıldı.

2008 Yılına kadar Türkiye’de şeker fabrikası sayısı 33 olmuştur. Üretim kapasitesi ise 3.1 milyon.

Devlet işletmesi niteliğindeki şeker fabrikalarının özelleştirilmesini sadece fabrika olarak değil, şeker pancarı üreticilerinin de durumları göz önüne alınarak yaklaşılmalıdır. Ülkemizde 100.000 şeker pancarı üreticisi ile birlikte aşağı yukarı 500.000 civarında bir nüfusu kapsadığını anlamamız gerekmektedir. Esasen ülkemizde şeker pancarı üreten çiftçilerin oluşturduğu pancar ekicileri Kooperatifler birliği özelleştirme konusunda dikkate alınması gereken bir kuruluştur. Bugün Pankobirlik bünyesinden beş şeker fabrikası sırasıyla Amasya, Kayseri, Boğazlıyan, Kayseri ve Çorum çok önemlidir.

Pancar ile elde edilen şekerde Nişasta yoktur. Avrupalının şekerinde nişasta vardır. İnsan sağlığı açısından nişastalı şeker pancarından elde edilen şeker ile nişastasız şeker arasında büyük fark vardır.

Şeker fabrikaları Türkiye’de hiç zarar etmeyen fabrikalarıdır. Ülkemizde maalesef özelleştirilen bir çok işletme gibi şeker fabrikaları da yabancılara peşkeş çekilmiştir. Bu yanlıştan dönülerek hayati önemdeki işletmelerin devletin elinde kalması sağlanmalıdır. Buna bağlı olarak Pancar ekiminde uygulanan kotanın yine en kısa zamanda kaldırılarak vatandaşın daha fazla üretim yapması sağlanmalıdır. Bu da yetmez, pancar ekicilerine devlet tarafından teşvik pirimi verilmelidir. Sağlıklı şekeri, ancak kendi ektiğimiz pancarla ürettiğimiz şeker ile elde edebileceğimizi biliyoruz. Üreten Türkiye olmalıyız. Türkiye’de yabancı mamulleri tüketmek yerine ürettiğimiz kendi ürünlerimizi tüketelim.