Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevlerinden ihraç edilen Akademisyen Nuriye Gülmen ve Öğretmen Semih Özakça’nın İşi, onuru için başlattıkları direnişin 305. açlık grevinin 186. Gününde Stuttgart schlossplatz’ta her Cumartesi devam eden direniş cadırı bu haftada kuruldu.

Anadolu Federasyonu’nun çağrısıyla yoğun yağmura rağmen 10’larca duyarlu yürek desteğe koşku. Çadır önünde Nuriye ve Demihi temsilen yaptığı heykel ile gelen heykel traş Doğan Demir’de katıldı…

Heykeltraş Doğan Demir, ‘’ Nuriye ve Semih için bir heykel yapmanın derin hüznü ve „sol“a sitemler…’’ başlığıyla birde yaptı. Demir’in yaptığı açıklama şöyle:

Bu iki insan için bir heykel tasarlamak hayli zor oldu. Her aşamasında acı çektim. Ne yaptıysam beğenmedim. Defalarca karar değiştirdim, öyle mi olmalı böyle mi olmalı diye uzun uzun düşündüm. Sol kollarını kaldırmış zafer işareti yapan „kahraman“lar yapmak istemedim. İçimden gelmedi. Onlara sanat değeri olmayan, ajitatif ve ucuz bir heykeli yakıştıramadım…

Fakat her denememde yalnız başlarına yürüyen iki insan yapmaktan kurtulamadım. Etraflarında, arkalarında onlarla birlikte yürüyen insanlar yapamadım. Denedim ama heykelle yalan söylemek istemedim. Ankara’da başta Veli Saçılık olmak üzere, bir grup insan dışında, genel, yaygın ve sürekli bir destek görmediler. Özellikle kendilerini herkesten önde ve üstte gören şaşaalı isimli sosyalist, komünist isimli partilerin duyarsızlığı, hiçbir şey yapmamaları (veya yapmış gibi gözükmeleri) beni kahretti…

Bu nedenlerle bu heykelde hüzün ve yalnızlık hakimdir. Ama asla ümitsizlik ve yılgınlık yok! Herşeye rağmen, heykelin blok yapısından, kütlesinden ve çizgilerinden görebileceğiniz gibi; o iki insan arkalarına bakmadan ve kararlılıkla, omuz omuza yürüyorlar…
Selam olsun ardına bakmadan yürüyenlere…

Not: Bu onlar için bitirdiğim ilk heykeldir. Yeni ve değişik bersiyonları bitince sizlerle paylaşacağım.

Çadır eyleminde Grup Boran’da bir dinleti sundu…