ADANA :

Bizanslı İstefan, Adana’yı Tarsus’la harbeden Adanos ve Saros adında iki kardeşin kurduğunu ve bunlardan Adanos’un ismini şehre ve Saros’un da ismini nehre koyduklarını yazmaktadır.

Adıyaman ilk zamanlarda, Piran Köyü’nün yerine kuruluydu ve Perre adını taşıyordu. Daha sonra Emeviler, buraya bir kale yaptırdı. Kent de Mansur’un Kalesi anlamına gelen “Hısn Mansur“ adıyla anılmaya başlandı. Kent, 1. Selim zamanında alınınca Türkler, buraya Adıyaman demeye başladılar.

AFYONKARAHİSAR:

Eski adı Akroenos olan şehri Selçuklular uzun süren bir kuşatmadan sonra ele geçirdiler. “Hisar” kuşatma anlamına gelir. Acılarla elde edilen yere “Karahisar” dediler ve orada, kara taşlardan bir kale kurdular. Onaltıncı yüzyılda bölgede afyon yetiştirilmeye başlayınca, Karahisar’ın başına bir de Afyon eklendi ve şehir “Afyonkarahisar” adını aldı.

Selçuklu Sultanı İzzettin Kılıçlararslan bu şehre çok sayıda yapı yaptırmıştır. Şehir ise ismini, şehirde yaptırılmış olan büyük ve beyaz bir saraydan almıştır.

AMASYA: Amasya şehrini tarihçi Strabon’a göre Amazon karalı Amasis kurdu ve ona Amasis kenti anlamına gelen “Amasesia” ismini verdi.

 

ANKARA:

İslam kaynaklarında Ankara’nın adı Enguru olarak geçer. Kimilerine göre Ankara sözü Farsça “Üzüm” anlamına gelen Engür’den, ya da Yunanca’da Koruk anlamına gelen „Aguirada“dan türemiştir. Bazılarına Hint-Avrupa dillerindeki “Eğmek” anlamına gelen Ank ya da Sankskritçe de; “Kıvrıntı”, anlamına gelen „ankaba“dan veya Latince’den çengel anlamına gelen „uncus“dan türediği ileri sürülmektedir. Frig dilinde Ank “engebeli, karışık arazi anlamına gelir.” Şehrin diğer isimleri; Ankyra, Ankura, Ankuria, Angur, Engürlü, Engürüye, Angare, Angera, Ancora, Ancora ve son olarak Ankara şeklini almıştır.

ANTALYA: Şehir ilk olarak Bergama kralı olan Attalos kralı tarafından kurulmuş ve Attaleia ismiyle anılmıştır. Ardından ise Adalia, Antalia ve son olarak Antalya ismini almıştır.

 

ARTVİN:

İskitler tarafından kuruldu. Eski Yunan tarihçisi Heredot’un İskit diye nitelendirdiği bu devlet çağının öncüsüydü. Tekerleği icat eden, atı evcilleştiren, tarihte ilk beyin ameliyatını gerçekleştiren İskitler, Artvin’i ele geçirerek bu alanı askeri üs olarak kullanmaya başlamışlardır. Artvin sözü İskitçe’dir.

BALIKESİR:

Bu bölgenin Antik Çağdaki adı Mysia’dır. İlin, adını nereden aldığı hakkında değişik rivayetler vardır. Bir rivayette Paleo Kastro (Eski Hisar), bir başka söylentiye göre Bal-ı Kesr (Balı çok), bir başka rivayette ise Pers Devlet adamı Balı-Kisra’nın adından, ya da Balak-Hisar veya Balık-Hisar’dan geldiği söylenir.

Kimi tarihçilere göre, “Bageş” ya da “Pagiş” sözcüklerinden türemiştir. Kimilerine göre de Büyük İskender’in komutanı “Lis” ya da “Badlis” burada bir kale kurmuş. Bitlis sözcüğü bu komutanın isminden kaynaklanıyormuş.

BURSA:

Bursa adı, bu şehri kuran Bitinya Kralı Prusias’dan gelmektedir. MÖ 7. yy’da bu bölgeye göç eden Bityn’ler(Bitinler) buraya Bitinya adını verirler. MÖ 185’te, Kartaca’nın yetiştirdiği büyük generallerden Hannibal’ın Kral I. Prusias’a, Prusias ve Olympus kentinin kurulmasını örgütlediği bilinmektedir. Prusias adı zamanla Prusa, sonra da Bursa’ya dönüşmüştür.

ÇORUM:

Söylentilere göre bu isim Çoğurum kelimesinden gelir. Çoğurum kelimesi ise, bu bölgede zamanında yaşayan Rum’lardan gelmektedir.

DİYARBAKIR:

Bakır ülkesi anlamına gelmektedir. Bu ismin kaynağı Diyar-ı Bekir’dir. Bekir’in memleketi anlamına gelir. Bunun nedeni de Bekir b. Va’il adlı Arap göçebe boyunun buraya yerleşmiş olmasından kaynaklanır. Diyarbakır’ın eski adı Amid veya Amed’dir. Gelen veya bizim anlamına gelir. Dede Korkut kitabında Amid’e Hamid de denilmiştir.

ELAZIĞ: 1862 yılında o dönemde padişah olan sultan Abdulaziz’in uğruna Mamuretülaziz ismi verilmiştir. Sonradan isim uzun bulunmuş ve Elaziz diye değişmiştir. 1937 yılında ise Elazığ olarak değiştirilmiştir.
GAZİANTEP:

Şehrin eski adı Ayıntab’dır. Kelime anlamı ise pınarın gözü demektir. Bu kelime halk tarafından Antep olarak değiştirilmiştir. Gazi kelimesi ise Kurtuluş Savaşındaki destek ve başarıdan dolayı verilmiştir.

HATAY:

Bu şehre ismini Atatürk vermiştir. Avrupa, adı Hıtaylar olan yarı göçebe kabilelerin Çin’in kuzeyini işgal ettikleri için Çin’in kuzeyine Hıtay demişlerdir. Atatürk, Hıtaylıların Antakya bölgesine geldiğine inanıyordu ve bu nedenle bu şehre Hatay ismini vermiştir.

Kentin ismi Oğuz Han’ın altı oğlundan biri olan Deniz Han’ın en büyük oğlu olan İğdir Bey’den gelir.

İSTANBUL:

MÖ. 658 yılında Megara kralı Byzas tarafından kurulduğundan bu şehre kurucusundan dolayı Bizantion adı verilmiştir. Roma imparatoru Marcus Avrelius döneminde imparatorun manevi babasının adıyla “Antion” olarak anıldı. Bizans İmparatoru Konstantin bu şehri yeniden kurunca buraya kendi adını verdi. Şehre “Konstantin veya Konstanpolis” adı verildi. Araplar “Kostantiniye, Romalılar Konstantinopolis” demişlerdir. Daha sonra bu ismin kısaltılmış şekli olan “Stin-polis” deyimi kullanıldı. İşte İstanbul bu “Stin-Polis” şehrinden türetildi. Türkler burayı alınca Müslüman şehir anlamında “İslambol” adını verdiler. Fakat daha sonra İstanbul olarak değiştirildi.

İZMİR:

Şehrin asıl adı “Smyrna”dır. İzmir kelimesi smyrna’nın halk arasındaki kullanış şeklidir. Homeros destanlarında bu kent ismini Kıbrıs Kralı Kinyras’ın kızı Smyra’dan alır ve tanrıça Artemis İzmirli’dir. Kimi kaynaklara göre de, İzmir şehrini ilk kuran Hititler değil, Amazonlar’dır.

KARS:

MÖ 130-127 yılında buraya yerleşen Karsak oymağından dolayı şehre Kars adı verilmiştir. Kars kelimesinin anlamı ise deve ya da koyun yününden yapılan elbise veya şal kuşağı anlamına gelir.

Bu kentin ismi Osmanlı arşivlerine göre Kırıkkal şeklindedir. Bizansın kale komutanı, akıncıların kaleye doğru hücum ettiğini öğrenir ve eğer mağlup gelinirse barut dolu fıçıların havaya uçurulmasını emreder. Bizans kale komutanı mağlup olur ve barut fıçıları her yeri yerle bir eder. Şehrin ismi şehirdeki kahramanlıkları.

KIRKLARELİ:

Bu isim, bu bölgeyi Türklere katan 40 savaşçıdan gelir. Bu savaşçılar deliler veya akıncılar olarak bilinirler ve bölgeyi fethederken öleceklerini bildikleri halde kaleyi ele geçirdikten sonra can vermişlerdir.

 

KONYA:

Konya şehrinin isminin Kutsal Tasvir anlamındaki „İkon“ sözcüğüne bağlı olduğu iddia edilir. Mitolojide bu konuda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bu hikâyelerden birinde anlatıldığı üzere, kente dadanan ejderhayı öldüren kişiye şükran ifadesi olarak bir anıt yapılır ve üzerine de olayı anlatan bir resim çizilir. Bu anıta verilen isim, İkonion dur. İkonion adı, zamanla İcconium’a dönüşür.Araplar kentin ismini Kuniya olarak değiştirmişlerdir, Selçuklu ve Osmanlı döneminde bu ad Konya’ya dönüşmüştür. Günümüzde de kent hala Konya adını taşımaktadır.

MERSİN: Mersin’in tarih sahnesine çıkışı 19. yüzyılın ortalarına rastlamaktadır. Bu dönemde henüz bir köy olan bölge, konar göçer bir Türkmen aşiretine ev sahipliği yapmış ve adını da bu aşiretten almıştır.

Kent, Orta Çağ ve Yeni Çağ’da, Seandos; Nissa ve Muşkara adıyla anılıyordu. Damat İbrahim Paşa olarak sadrazamlığa getirildiğinde doğduğu kent olan Muşkara’da büyük bayındırlık hareketine girişti. İmaretler, camiler, medreseler, hamam ve çeşmeler yaptırdı. Muşkara adını değiştirerek, kente Yenişehir anlamına gelen Nevşehir adını verdi.

 

RİZE: Antik Çağ yazılı kaynaklarında Rhizus olarak anılan Rize adının Yunanca „riza“dan geldiği sanılmakta olup anlamı „Dağ Eteği“‚dir.

 

SİNOP:

Antik Çağ’da, Paflagonya bölgesi içinde kalan Sinop’un saptanabilen en eski adı, Sinopedir. Bir söylenceye göre kent adının kurucusu olarak kabul edilen aynı bir Amazon’dan almıştır. Bir başka söylenceye göreyse, kenti eski Yunan’da Irmak Tanrısı Asopos’un su perisi kızlarından Sinope kurmuştur.

SİVAS: Kentin adı Farsçada “üç değirmen” mânâsına gelen “Sebast” kelimesinden gelmektedir; Sebast ismi zamanla halk dilinde Sivas olarak yerleşmiştir. Sivas ismi bu şekilde oluşmuştur.

 

ŞIRNAK: Şırnak, Nuh’un gemisi kalıntılarının olduğu öne sürülen Cudi Dağı’nın kuzeyinde ‚Şehr-i Nuh‘ adıyla kurulmuş, önceleri „Şerneh“, daha sonraki yıllarda ise „Kürdara Şırnak“ adını almıştır.

 

TIRABZON:

Yunan mitolojisinde Lycaon’un oğlu Trapezeus’un Arkadya’daki adaşına ismini verdiği bilindiğinden, Karadenizdeki Trabzon’un da bu mitolojik kahramandan adını aldığı ve kent adının Yunan toponomi geleneğinden kaynaklandığı düşünülmektedir.