„Düşünce özgürlüğünde, hükmedene eleştiri hakkı korunur“ ilkesinin geçerli sayıldığı Almanya’da Anayasa Mahkemesi tarihi bir karara imza attı. Tehdit ve hakarete maruz kalan Yeşiller vekili Renate Kunast’a hak verdiğini açıkladı.

Yüksel Gül

Federal Almanya’da siyasetçilere yönelik hakaretlerin dozunun artması başta Berlin Eyalet Mahkemesi olmak üzere Almanya’da yargıyı meşgul etmeye ediyor.

Nefret söylemleri, hakaretler ve tehdit

Konu, son olarak en üst yargı merci olan Federal Anayasa Mahkemesi’ni de meşgul etti. Anayasa Mahkemesi’nin bu hafta verdiği kararda „siyasetçilere yönelik nefret söylemleri, hakaretler ve tehditler anonim de kalınabilen dijital ağlarda ve fiziki olarak da artarken, bu tür söylemlerin nereye kadar düşünce özgürlüğü olduğu ve ne zaman suç teşkil ettiği“ sorularına yanıtlar yer aldı.

Yeşiller Federal Meclis Milletvekili Renate Kunast, 2019 yılında kendisine yöneltilen ağır küfür ve hakaretleri Berlin’de yargıya taşımış, ancak istediği sonucu alamayınca şikayetini bu kez Karlsruhe kentindeki Federal Anayasa Mahkemesi’ne taşımıştı. Yüksek mahkeme bu hafta açıkladığı kararında politikacı lehinde karar verdi. Böylece Kunast’in dava dosyası, ona yönelik nefret paylaşımlarında hak ihlali görmeyen alt mahkemeye geri gönderildi. Böylece Kunast’a küfür ve hakaret eden kişilerin bilgilerinin kendisine verilmesi ve bu yolla yargı yolunun açılabilmesi mümkün olacak.

Bütün vatandaşları korumak

Karlsruhe’deki hakimler alt mahkemenin aksine, yıllarca yanlış bir alıntıyla hedef gösterilen ve tehdit hakaretlere uğrayan Kunast lehine karar verdi. Hakimler, „düşünce özgürlüğünün korunmasının temelinde öncelikle ve özellikle vatandaşın hükmedenlere eleştiri hakkı güvencesinin yattığını“ vurguladı. Ancak bununla birlikte hakimler, Anayasa’nın kamuya açık alanlar olan dijital ortamdaki nefret ve kışkırtmalara karşı bütün vatandaşları korumak ve gerektiğinde sınırlar çizmekle yükümlü olduğuna da hükmetti. Kararda ayrıca devlet ve toplum için çalışan kişilerin, kendilerinden beklentileri yerine getirebilmeleri için özlük haklarının yeterince korunması gerektiğine dikkat çekildi.

Kunast: Demokrasi için güzel bir gün

Sadece fikirleri değil, kadın olması ve dış görünüşü üzerinden de sıkça sosyal paylaşım platformlarında hedef alınan Renate Kunast, Federal Anayasa Mahkemesi’nin kararından memnun. Twitter’den yaptığı açıklamada, „Demokrasi için güzel bir gün. Karar, dijital çağda kayda geçen bir parça hukuk tarihi“ yorumunu yaptı.

Siyasetçinin derisi kalın mı olmalı?

Federal Almanya’da toplumsal ve siyasi teamüllere göre „politikacının derisi kalın olmalı“. Kastedilense eleştiri, küfür ve hakaretlerde alıngan davranmayıp soğukkanlı kalabilmesi. Dolayısıyla siyasetçilere yönelik hakaret ve tehditler, fiziki şiddete dönüşme potansiyeli içermiyorsa önceki yıllarda yargıya ve medyaya pek intikal etmiyordu. Ancak son yıllarda yerel politikacılara yönelik bıçaklı saldırılar, araçlarına kundaklama girişimleri ve Kassel kenti valisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) üyesi Walter Lübcke’nin terasında öldürülmesi konuyu aşırı sağcı tehdit boyutuyla başka bir düzleme taşıdı. Pandemi sürecinde de korona tedbirleri karşıtlarının gösterilerinde siyasetçilerin sıklıkla hedef alınması ve bu gösterilerdeki bazı grupların radikalleşmesi dikkatleri bu yöne daha fazla çekti.

Federal Emniyet Teşkilatı (BKA), siyasetçiler ile devlet ve hükümet görevlilerine yönelik siyasi suçlarda son 4 yılda yaklaşık yüzde 200 oranında artış kaydedildiğinin altını çizdi. Emniyetin verilerine göre 2017 yılınca siyasetçi, devlet ve hükümet yetkililerine yönelik bin 527 siyasi içerikli suç kayda geçerken, bu rakamın geçen seneye dair geçici verilerde 4 bin 458’e ulaştığı tespit edildi.

En tehlikeli ağ Telegram mı?

Alman güvenlik birimlerinin en tehlikeli gördüğü ağ ise Telegram. Burada kullanıcıların hiçbir filtreleme olmadan paylaşımlar yaptığı, pandemi döneminde özellikle devlet ve hükümet görevlileri ile politikacılar, bilim insanları ve hekimlerin öldürülmesine varan ağır suça yönelik çağrılar tespit edildiği kaydediliyor. Federal Emniyet Teşkilatı, DW Türkçe’ye Telegram’daki bu ölüm tehditlerini takip için özel bir masa kurulduğunu aktardı.

Irkçı ve nefret

Almanya’da son yıllarda artan aşırı sağcı propaganda, ırkçı ve nefret söylemleriyle mücadele amacıyla hazırlanan Sosyal Medya Platformlarında Hukuki Uygulamanın İyileştirilmesi Kanunu (NetzDG) 1 Ekim 2017’de yürürlüğe girmiş, aşırı sağcı ve ırkçı Hanau, Halle saldırıları ile Kassel valisi Walter Lübcke cinayetleri sonrasında da iyileştirilmişti.