İsrail, Gazze’deki yıkım politikası nedeniyle uluslararası alanda artan tepkilerle yüzleşirken, şimdi de ülke yönetiminin kalbinde bir çatlakla sarsılıyor. Başbakan Benyamin Netanyahu’nun işgali Gazze’nin tamamına yayma ısrarı, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile açık bir görüş ayrılığına dönüştü.

Dr. Şevket Dalboy

Siyaset ve Sosyal Bilimci / Araştırmacı Gazeteci

İsrail medyasına yansıyan bilgilere göre, Netanyahu’nun son planı, mülteci kampları da dâhil olmak üzere şu ana kadar kara operasyonu düzenlenmeyen bölgelere yönelik saldırıları başlatmak. Ancak Genelkurmay Başkanı Zamir, bu adımı “operasyonel olarak gereksiz ve stratejik bir hata” olarak değerlendiriyor. Hatta, işgalin genişletilmesinin İsrail’in elinde tuttuğu yaklaşık 20 rehinenin hayatını doğrudan riske atacağına dair uyarılarda bulunduğu da basına yansıyan önemli ayrıntılar arasında.

Bu görüş ayrılığı, dün yapılan ve yaklaşık üç saat süren kritik toplantıda açıkça gün yüzüne çıktı. Netanyahu’nun savaş politikalarında ısrar etmesine karşılık ordu kanadından gelen itiraz, yalnızca askeri değil, aynı zamanda siyasi bir krizin de habercisi.

Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın yerine atanan yeni isim Yoav Katz ise tartışmalara “Kararı hükümet alır, ordu uygular” şeklindeki açıklamasıyla müdahil oldu. Ancak bu sözler, ordu içinde ve kamuoyunda yankı bulmuş değil. Askerî disiplin ve siyasi karar mekanizması arasındaki bu gerilim, artık yalnızca kulislerde değil, kamuoyunun gözü önünde yaşanıyor.

İki Ayrı Felaketin Temsilcisileri

Son aylarda dünyaya yansıyan görüntüler, İsrail ordusunun sivillere yönelik saldırılarla anılmasına yol açtı. Okullar, hastaneler ve mülteci kampları hedef alındı; binlerce çocuk yaşamını yitirdi. Bu durum, uluslararası insan hakları örgütleri tarafından “savaş suçu” olarak nitelendirilirken, İsrail ordusu küresel kamuoyunda zalimliğiyle teşhir edildi.

Öte yandan Netanyahu hükümeti de, Gazze’de yürütülen askeri operasyonların boyutu nedeniyle “katliamcı” damgasını yedi. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde hakkında soruşturma yürütülen Netanyahu, içeride ise protestolarla, istifa çağrılarıyla ve artık kendi ordusunun dahi güvenmediği bir lider profiliyle karşı karşıya.

Bir Devletin Çöküşünü Mi Gösteriyor?

Gazze savaşında 23’üncü aya girilirken, İsrail içinde giderek artan bu ayrışma, yalnızca askeri değil, aynı zamanda ahlaki ve siyasi bir kopuşu da gözler önüne seriyor. Bir zamanlar “demokrasi” iddiasıyla sahneye çıkan İsrail, bugün kendi askerî kadroları tarafından bile sorgulanan bir yönetim tarzına evrildi.

Uzmanlara göre, ordu ile hükümet arasındaki bu çatlak, İsrail’in uluslararası alanda daha da yalnızlaşmasına neden olabilir. Net bir askeri hedef olmadan sürdürülen bu savaş, hem içeride hem dışarıda meşruiyetini yitirmiş durumda. Genişletilmek istenen her operasyon, İsrail’in hem vicdani hem de diplomatik açıdan daha derin bir uçuruma sürüklenmesi anlamına geliyor.