Dr. Şevket Dalboy, Siyaset ve Sosyal Bilimci (İGÜ) Gazeteci-yazar
Bazı insanlar seni sebepsiz sevmez. Bir kötülük yaptığın için değil… Sadece yapabildiğin şeyleri onlar yapamadığı için.
İşte kıskançlık tam olarak budur. Sessizdir ama hissedilir. İnsan bazen bir tebrikten kaçınılmasından anlar bunu, bazen başarısının küçümsenmesinden, bazen de yokmuş gibi davranılmasından… Çünkü herkes senin düşmeni istemez belki ama herkes yükselmeni de kaldıramaz.
En garibi de şudur; insan çoğu zaman başarısını yabancılardan duyduğu güzel sözlerle hisseder. En yakınındakiler ise susar. Çünkü bazı insanlar destek olmayı değil, kıyas yapmayı seçer. Senin attığın adımı görmek yerine neden kendilerinin atamadığını düşünürler.
Fesatlık aslında kötü kalplilikten çok, eksik kalmışlık hissidir. İçinde tamamlayamadığı şeylerle yaşayan insan, başkasının tamamlanışına tahammül edemez. Bu yüzden küçümser, hafife alır, görmezden gelir. Çünkü kabul etmek istemediği bir gerçek vardır: Sorun sende değil, kendi içindedir. Oysa bir insanın başarısını alkışlamak hiçbir şey eksiltmez. Tam tersine karakter gösterir.
Hayatta herkesin yolu farklı. Birinin parlaması, diğerinin karanlıkta kaldığı anlamına gelmez. Ama bunu anlayamayan insanlar sürekli başkasının hayatına bakar. Kim ne yaptı, ne kazandı, neden sevildi…
Ve böyle böyle kendi hayatını kaçırır insan. Bazı duygular vardır; sahibini sessizce tüketir. Kıskançlık da onlardan biridir.


































