Şevket Dalboy – Suttugart
STUTTGART / WOLFSBURG – Yıllardır milyar euroluk kârlarla övünen Alman otomotiv devleri Mercedes-Benz ve Volkswagen, 2025’in ilk çeyreğinde kar marjlarının düşmesiyle birlikte kamuoyuna “çöküş” mesajları vermeye başladı.
Oysa sorulması gereken asıl soru şu: Onlarca yıldır elde edilen devasa kârlar nereye gitti?
Kapitalist Sistem Sallanınca Çöküş Masalları Başlar
Volkswagen Grubu, ilk çeyrek bilançosunda net karının yüzde 40,6 oranında azalarak yaklaşık 2,19 milyar Euro’ya gerilediğini açıkladı. Oysa satışlar yüzde 2,8 oranında artmış durumda. Grubun CFO’su Arno Antlitz, bu durumu “karışık bir başlangıç” olarak yorumladı ve siparişlerin arttığını belirtse de, yaklaşık yüzde 4’lük faaliyet marjını “yetersiz” buldu.
Mercedes cephesinde ise tablo daha da “dramatik”. Çin pazarındaki durgunluk nedeniyle kâr, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 43 oranında azaldı ve 1,73 milyar Euro’ya düştü. Satışlardaki daralma nedeniyle cironun da yüzde 7 azaldığı bildirildi. Şirket, ABD’nin ithalat tarifeleri nedeniyle önümüzdeki dönemlerde daha da büyük zararlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
Kâr Ederken Sessiz, Düşerken Gürültülü
Bir dönem rekor üstüne rekor kıran bu dev şirketler, kasaları doluyken sessiz sedasız yollarına devam ederken, kar marjlarındaki birkaç puanlık düşüşle adeta kıyamet tellallığına soyunmuş durumda. Ne emekçilerin alın teriyle biriken devasa karlar, ne de yıllarca süren devlet destekleri bugün konuşuluyor. Sermayenin en küçük sarsıntısı bile sistemin kriz çanlarını çaldırmaya yetiyor.
Elektrikli Araçlar Bile Kurtaramıyor
Volkswagen, elektrikli araç satışlarında ciddi bir artış yaşasa da bu alandaki dönüşümün başlangıç maliyetleri şirketin kârlılığını zorluyor. Ancak burada da dikkat çekici bir çelişki var: Geleceğin teknolojisine yatırım yapan bir dev, geçici kâr düşüşlerini sistem krizi gibi sunarak hem yatırımcı hem de kamuoyu desteğini arkasında tutmaya çalışıyor.
Gerçek Kriz Kimin?
Bu gelişmeler bir kez daha gösteriyor ki, kapitalist düzen sadece büyüme ve kâr üzerinden varlığını sürdürüyor. Ancak kârın birkaç çeyrekliğine düşmesi bile “çöküş” kelimesini gündeme getiriyor. Bu sistemde asıl çöküşü yaşayanlar; iş güvencesi olmayanlar, düşük ücretlerle çalışanlar ve tüketim baskısı altında ezilen geniş kitleler.



































