1 Mayıs, yalnızca bir takvim günü değil; emeğin onurudur.
O, alın terinin tarihi, dayanışmanın sesi, direnişin adıdır.
Her yıl bu gün, dünyanın dört bir yanında işçiler hakları için bir araya gelir.
Çünkü insanca yaşamak, birlikte mücadele etmekle mümkündür.
Kapitalist düzen, 1 Mayıs’ın içini boşaltmak istiyor.
Onu yalnızca bir tatil gibi göstererek, anlamını silmeye çalışıyor.
Ama biz biliyoruz ki 1 Mayıs, susanların değil konuşanların;
boyun eğenlerin değil direnenlerin günüdür.
Bu gün; taşeron sistemine, güvencesizliğe, düşük ücrete, sendikasızlaştırmaya,
gasp edilen emeklilik hakkına karşı yükselen bir itirazdır.
Yoksulluğa alışmam diyenlerin, eşitsizliğe sessiz kalmayanların sesidir.
Ne acıdır ki, bugün 1 Mayıs’ı yasaklayanlar arasında,
bir zamanlar işçi sınıfının oylarıyla iktidara gelenler de var.
Bu çelişki, bize şunu açıkça gösteriyor:
Örgütlenmeden olmaz. Bilinçlenmeden olmaz. Dayanışma olmadan hiç olmaz.
Dayanışmanın kök saldığı yerde, düzen değişir.
Gerçek sendikalar, işçiyi patrona değil, birbirine yaklaştırdığında umut yeşerir.
Taksim’de, Paris’te, Berlin’de, Brüksel’de barikatlar değil pankartlar yükselmeli.
Meydanlar baskıyla değil, özgürlük talepleriyle yankılanmalı.
Çünkü emeğin olduğu her yerde 1 Mayıs vardır, var olacaktır.
Unutmayalım:
Birleşen işçileri hiçbir güç durduramaz.
Bugün yürüyenler, yarının tarihini yazar.
Yaşasın 1 Mayıs!
Yaşasın Örgütlü Mücadele!
Welt Heimat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Dr. Şevket Dalboy
Siyaset ve Sosyal Bilimci / Gazeteci



































