Dr. Şevket Dalboy Siyaset ve Sosyal Bilimci / Gazeteci

Almanya’da kumar bağımlılığı artık yalnızca bireysel bir sorun değil; ciddi bir toplumsal kriz halini almış durumda. Resmi verilere göre 1,3 milyon kişi bağımlı olarak kayıtlı olsa da, uzmanlar gerçek rakamın bunun çok çok üzerinde olduğunu, sistematik bir sorunla karşı karşıya olunduğunu vurguluyor. Üstelik devlet eliyle kumarın yaygınlaştırılması, krizin boyutlarını daha da derinleştiriyor.

Ülkedeki küçük ve büyük restoranlardan göçmenlerin işlettiği kafelere kadar hemen her mekânda kumar makineleri bulunuyor. Denetim yok denecek kadar az, yaptırımlar ise etkisiz. Bu durum, kumarın adeta normalleştiği ve toplumun tüm kesimlerine sızdığı bir tablo ortaya çıkarıyor. Para, eğlenceden öte bir yaşam biçimi hâline gelirken, kayıpların peşinden koşmak, aile ilişkilerini zedelemek ve sosyal sorumlulukları ihmal etmek sıradan hale geliyor.

Uzmanlar, kumarın sessiz ve sinsice ilerleyen doğasının ciddi psikolojik ve sosyal sonuçlar doğurduğunu belirtiyor. Aşırı kumar, diğer bağımlılıklara kıyasla çok daha yüksek bir intihar riski taşıyor. Gençlerin çevrim içi oyunlar üzerinden kumar benzeri davranışlarla tanışması, gelecekte bağımlılığın yaygınlaşmasına zemin hazırlıyor.

Araştırmalar, 16–70 yaş arasındaki kişilerin yüzde 6,9’unun riskli oyun davranışları sergilediğini gösteriyor. Her on kişiden fazlası ise en az haftada bir kez kumar oynuyor. Ancak bu resmi rakamlar, yalnızca görünen kısmı temsil ediyor; gerçek tablo çok daha karanlık.

Uzmanlar, daha sıkı denetim, ciddi yaptırımlar ve gençleri koruyacak önleyici önlemlerin şart olduğunu vurguluyor. Ayrıca bağımlılık şüphesi olan kişiler için çevrim içi testler, anonim danışmanlık ve ücretsiz destek platformları mevcut. Profesyonel destek ve güvenilir bir kişiyle konuşmak, iyileşme sürecinde kritik rol oynuyor.

Almanya’da kumar, sadece bireylerin değil, toplumun bütününün sağlığını tehdit eden, devletin göz yumduğu ve hatta teşvik ettiği bir kriz olarak ortaya çıkıyor.