Hamburg Limanı’nda yapılan gümrük kontrolü sırasında, Hindistan cevizi sevkiyatı içinde şüpheli paketler tespit edildi. Berliner Savcılığı’nın talimatıyla özel timler, konteyneri takip ederek sevkiyatın Berlin’e ulaşmasını izledi. Takip Spandau’da bir şirkette son buldu ve burada bir tondan fazla marihuana ele geçirildi.
Şevket Dalboy
Almanya Polisi tarafından yapılan açıklamada, 36 ile 69 yaşları arasındaki beş erkeğin uyuşturucuyu ülkeye yasa dışı yollarla sokmakla suçlandığı ve beş kişi hakkında tutuklama kararı verildiği belirtildi. Ele geçirilen marihuananın karaborsa değerine ilişkin bilgi ise henüz paylaşılmadı.
Almanya’da esrarın vergilendirilmesi ve belirli çerçevede yasal tüketim hakkı tanınmasından sonra, gümrük noktalarında hareketlilik artmaya başladı. Esrar belirli şartlarda legal hale gelmiş olsa da; esas risk eroin, kokain, sentetik uyuşturucular ve hapların toplum içindeki yayılma hızında.
Buradaki büyük çelişki şuradadır: Almanya’nın uyuşturucuyla mücadelesi daha çok sokak satıcılarına ve küçük dağıtıcılara odaklanıyor. Gerçek ticaret ağını yöneten baronlara, uluslararası zincirleri işleten büyük yapılara karşı aynı kararlı duruş görülmüyor. Avrupa’nın genelinde durum farklı değil. Devletler çoğu zaman yalnızca izleyen pozisyonda kalıyor.
Bu operasyon da gösteriyor ki sorun yalnızca bir konteynerden çıkan bir ton uyuşturucudan ibaret değil. Asıl mesele, toplumun damarlarına sessizce sızan büyük ağların hâlâ dokunulmaz şekilde sistem içinde dolaşabilmesidir.
Ve bu tablo bize şunu hatırlatıyor: Avrupa hâlâ gençliğini korumakta yeterince kararlı değil. Mücadele, görüntüdeki değil perde arkasındaki gerçek aktörlere yönelmediği sürece bu hikâye hiçbir zaman bitmez.



































