Dünya genelinde olduğu gibi, Federal Almanya’da da pandemi nedeniyle okulların uzun süre kapalı kalmasından en ağır göçmen çocuklar etkilendi. Gelir dağılımında olduğu gibi eğitimde de uçurum derinleşirken, göçmen öğrencilerin dil bilgisi ala bildiğine zayıfladı, piskolojileri bozuldu, geleceğe dair karamsarlık hakim oldu.

Şevket Dalboy

Federal Almanya’da pandemi nedeniyle okullar geçen sene mart ayından bu yana yaklaşık 30 hafta kapalı kaldı.

Pandemi döneminde göçmen çocuklarının okulu bırakma oranı yüzde 18.2

Bu süre göçmen çocuklar ile diğerleri arasındaki eğitimsel uçurumun daha da açılmasına neden oldu. Pandemiden önce de göçmen çocukların okulu bırakma oranı yüzde 18.2 ile ülkedeki ortalamanın halihazırda üç kat üstündeydi.

Entegrasyon politikaları boşa çıkabilir!

Elbette açılan uçurumun kapatılmaması, Almanya’nın son yedi yıl içerisinde sığınma başvurusu yapan çoğunlukla Suriye, Irak ve Afganistan’dan gelen iki milyon insanın entegrasyonu için verdiği gayretlerin boşa gitmesi riskini taşıdığı gerçeği karşımızda duruyor.

Dil pıratığı doğru yapılmazsa!

Pandemi sürecinde Almanca dilini öğrenmek ve öğrenilen düzeyi koruyabilmek de bu durumda kritik bir önem taşımakta. Ailelerin büyük çoğunluğu bu süreci bu şekilde algılamaktan uzak. Fakat bu gidişatın kötüleştiğini gören ve müdahale etmeye çalışan ailelerde var. Almanya’ya dil gerilerse yeni gelen göçmen çocukların Almancalarını okula başlayabilmenin koşulu olan düzeye getirebilmek için gitmeleri gereken „karşılama derslerine“ bir yıl daha devam etmesi gerekiyor.

Almanlarla temasın azalması

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Taskılatı’ndan (OECD) Thomas Liebig, „Pandeminin en önemli etkisi, Almanlarla olan irtibatın aniden kesilmesi oldu. Çoğu göçmen çocuk evde Almanca konuşmuyor ve yerellerle temas bu konuda önem teşkil ediyor“ ifadelerini kullandı.

Almanya’da göçmen ailelerin çocuklarının yarısından fazlası evde Almanca konuşmuyor. Bu, 37 OECD ülkesi arasında en yüksek oran. Fransa’da göçmen çocukların evde Fransızca konuşma oranı yüzde 35 iken, bu oran Almanya’da doğmamış göçmen çocuklarda yüzde 85’e cikiyor.

Burada ailelerin suçu olmamakla birlikte şu gerçekte öne çıkıyor:

Almanca dil bilgisinden ve akademik bilgiden yoksun göçmen ailelerin çocuklarına uzaktan eğitim esnasında ve kaybedilen eğitim açığını doldurmada yardım ederken sorun yaşayabildiği kaydediliyor. Bunun yanı sıra, göçmenler genellikle enfeksiyon riskinin yüksek olduğu yoksul bölgelerde yaşadıklarından dolayı bu dönemde okul kapanmalarını daha çok deneyimlemek durumunda kaldığı gerçeği var.

Göçmen aileler bir anda, korona testleri, asi randevuları gibi daha çok bürokrasi ile uğraşmak zorunda kaldılar. Çok fazla karmaşa var. Zencefil çayı içmenin virüse karşı koruyup korumadığını ya da aşının kısırlığa neden olup olmadığını soranlar ile mesküller.

Eğitim sistemi başlı başına sorun yaratıyor.

Almanya eğitim sisteminin uzun zamandır sorunu olan ve uzaktan eğitimin de sağlayıcısı olan dijital altyapı eksikliği ve ailelerin boşluğu doldurmalarını gerektiren kısa okul günleri göçmenler için bu süreci daha da zorlaştırdığı kesin. Öğretmenler Birliği’nin verilerine göre Almanya’da pandemi öncesinde 40 bin okulun sadece yüzde 45’i hızlı ınternete sahip olduğunu ortaya koydu. peki ya diğer yüzde 55’i?

Kayıp nesil çağın gerilemesine de neden olacak!

Kapitalist sistemin öne çıkan özelliklerinden biri yoksul semtlerdeki okullar dijital altyapıdan daha çok mahrum durumda ve aileler bilgisayar desteği ya da okul sonrası bakımı sağlamıyor.

Almanya, kreş ve okullardaki dil desteğini arttırarak 2000 ve 2013 yılları arasında okul bırakma oranlarını yüzde 10 azaltabilmişti ancak son yıllarda eğitim seviyesi düşük ülkelerden gelen öğrencilerin sayısının artması, okuldan ayrılma oranlarını çoğalttı.

Özel dersler çok pahalı

Öğretmenler Birliği, 10 milyon öğrencinin okul yılını başarıyla tamamlayabilmesi için özel derslere ihtiyaç duyduğunu belirtti. Fakat özel dersler çok pahalı, aileler özel ders aldırmak için ekonomik olarak ağır yük altındalar. Böyle bir özel ders verdirmeleri genel olarak çok zor. Hatta imkansız! Şayet devlet özel ders gerektiren çocuklara destek vermezse, okul bırakma oranları ve okulu bırakma oranları ikiye katlanması kaçınılmaz bir gerçek!