Paravan örgüt IŞİD’in Suruç’ta gerçekleştirdiği bombalı saldırıda 33 kişinin katledilmesi üzerinden 5 yıl geçti. 150’den fazla kişinin yaralandığı canlı bomba saldırısının üzerinden koca beş yıl geçti. Ancak hafızalarda acıları dünkü gibi taze.

Şevket Dalboy

IŞİD’in katliam, tecevuz ve yağmasından kurtarılan Kobanê’ye oyuncak götürmek amacıyla 20 Temmuz 2015’te Türkiye’nin dört bir yanından Sosyalist Gençlik Federasyonu Derneğinin (SGDF) çağrısıyla bir araya gelen gençler, Suruç’ta bombalı saldırıyla katledildi. Amara Kültür Evinin bahçesinde açıklama yapmak için toplanan onlarca kişi arasına girerek üzerindeki bombayı patlatan IŞİD üyesi, 33 kişinin yaşamını yitirmesine, yüzden fazla kişinin de yaralanmasına neden oldu. 

213 sayfalık iddianamede

Katliama ilişkin Urfa Savcılığı’nın hazırladığı 213 sayfalık iddianamede, üç kişi hakkında „Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, tasarlayarak ve yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak öldürme“ suçlarından 34’er kez; „Tasarlayarak ve yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak öldürmeye teşebbüs etme“ suçlarından da 70’er kez olmak üzere toplamda 104’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edildi.

İddianamede saldırıyı Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün gerçekleştirildiği ve bunun mobese kayıtları ve aile teşhisi ile sabit olduğu belirtildi.

Yine iddianamede Şeyh Abdurrahman Alagöz, Antep’te üzerindeki bombayı patlatarak ölen Yunus Durmaz, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’ne bombalı saldırıda ölen Halil İbrahim Durgun ve Ankara Tren Garı şüphelisi ile tutuklu Yakup Şahin, örgütün Türkiye-Suriye sınır sorumlusu Deniz Büyükçelebi ve örgütün Suriye’deki emiri İlhami Mali saldırının failleri olarak yer aldı.

Koca dava bir kişinin üzerine yıkılmaya çalışılıyor

Üzerinden 21 ay geçmesinin ardından Urfa 5’inci Ağır Ceza Mahkemesinde katliamın ilk duruşması sanıksız başladı. O günden bu yana 14 duruşmanın yapıldığı davanın tek sanığı olarak gösterilen Yakup Şahin ise şimdiye kadar mahkemeye getirilmedi. Katliamın üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen davada arpa boyu yol alınamadı.

18 Ağustos’ta gerçekleşecek duruşmaya çağrı

18 Ağustos’ta yine bir duruşmanın yapılacağını ifade eden Eski, duruşmaya katılım çağrısında bulundu. Ankara Katliamı dosyasında çıkan istihbarat raporunun Suruç Katliamı dosyası açısından da çok önemli olduğunu vurgulayan Eski, şunları söyledi: “Çünkü Ankara Katliamı’na bakan mahkeme bakanlıktan daha net bilgi istedi. Oraya gelecek bilgiler Suruç dosyasında da kovuşturmayı genişletebilir kanaatindeyiz. Biz bu davanın takipçisi olmaya ve ailelerin yanında durmaya devam edeceğiz.

‘Davutoğlu çıkıp açıkca konuşmalı’

Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun “Eğer 7 Haziran ile 1 Kasım arasında olanların ne olduğunu açıklarsak kimse yerinde oturamaz” sözlerine de atıf yapan Eski, Davutoğlu’nun çıkıp dürüstçe ne demek istediğini açıklaması gerektiğini vurguladı. Davutoğlu’nun bu sözlerle bir şeyleri bildiğini açıkça itiraf ettiğini dile getiren Eski, “Zaten arkadaşlarımız Davutoğlu hakkında da suç duyurusunda bulundu. Davutoğlu bu sözlerinden dolayı gelip mahkemede tanık olarak dinlenmeli. Biz zaten daha önceki duruşmalarda da tanık olarak dinlenmesini istemiştik. Davutoğlu gerçekten dürüst bir siyasetçi ise gerçekten kendisinin bu işlerin dışında olduğu iddiasında ise çıkıp açıkça kimler insan içine çıkamaz, kimler gün yüzüne çıkamaz bunu açıkça söylemesi gerekiyor” diye konuştu.