Dr. Şevket Dalboy

İsrail’in Batı Şeria’da yeni yerleşim planı uluslararası tepki topladı: “Uluslararası hukuk ihlali, iki devletli çözümü bitirir.”

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in, işgal altındaki Batı Şeria’da 3401 yeni konut inşa edilmesini öngören E1 projesini onaylaması, dünya genelinde sert tepkilere yol açtı. Proje, Batı Şeria’yı kuzey-güney olarak ikiye bölerek, bağımsız Filistin devletinin coğrafi bütünlüğünü fiilen imkânsız hale getiriyor.

Almanya, yerleşim inşasının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ettiğini belirterek, “Bu adım, iki devletli çözümü daha da zora sokar” açıklaması yaptı. Açıklamada, Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’in Batı Şeria’daki işgali sona erdirmesi gerektiğine dair kararına vurgu yapıldı.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, “E1 planının ilerletilmesi uluslararası hukuku ihlal ediyor” diyerek, İsrail’e derhal yerleşim politikalarını durdurma çağrısı yaptı. Kallas, zorla tahliye, ev yıkımı, el koyma gibi uygulamaların son bulması gerektiğini vurguladı ve “Bu tek taraflı kararlar, gerilimi tırmandırıyor, barış şansını yok ediyor” dedi.

BM Genel Sekreteri Sözcüsü Stephane Dujarric, E1 projesinin hayata geçirilmemesi çağrısında bulundu. BM İnsan Hakları Ofisi ise projeyi “yasa dışı” ve “savaş suçu” olarak nitelendirdi. Açıklamada, bunun Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yol açacağı belirtildi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, projenin hem uluslararası hukuku hem de BM kararlarını ihlal ettiğini belirterek, “Bu adım, Filistin Devleti’nin toprak bütünlüğünü ve kalıcı barış umutlarını hedef almaktadır” dedi. Ankara, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin barışın tek yolu olduğunu vurguladı.

Maliye Bakanı Smotrich ise “Bu adımla Filistin devleti fikrini gömdük” diyerek projeyi savundu. Eylül ayında BM Genel Kurulu’nda Filistin devletini tanımak isteyen ülkelere “Hiç şansınız yok, Filistin devleti olmayacak” ifadelerini kullandı. Proje, 2012’den bu yana uluslararası toplumun baskısıyla erteleniyordu. Son haftalarda yaklaşık 140 ülke, bağımsız Filistin devletini tanımaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Analiz – Dr. Şevket Dalboy

Yapılan kınama ve uyarılar, İsrail üzerinde caydırıcı bir etki yaratmıyor. Yıllardır aynı diplomatik ifadeler tekrarlanıyor; sonuçta İsrail, uluslararası tepkilere rağmen adımlarını hızlandırıyor. Bu nedenle, sadece sözlü uyarılar değil, somut ve bağlayıcı yaptırımlar gerekiyor.

İsrail’in Batı Şeria’da ilerleyişini durduracak tek yol, stratejik ürün ve teknolojilere erişimini kesmek. Bunun için:

  • Askerî malzeme: Tank, zırhlı araç, savaş uçağı parçaları, insansız hava aracı sistemleri, mühimmat.
  • Savunma sanayi girdileri: Çelik zırh plakaları, özel alaşımlar, optik hedefleme sistemleri, radar bileşenleri.
  • Yüksek teknoloji: Çipler, yazılım kodları, güvenlik ve şifreleme donanımları.
  • Enerji lojistiği: Petrol ve doğal gaz ekipmanları, enerji nakil hatları için yedek parçalar.
  • İnşaat altyapısı: Betonarme sistemler, çimento, vinç, ağır iş makineleri.
  • Havacılık ve denizcilik: Yedek parçalar, bakım sistemleri, özel yakıtlar.
  • Tıbbi ve biyoteknolojik ürünler: Yüksek hassasiyetli laboratuvar cihazları, tıbbi optikler.

Bunlar, İsrail’in yalnızca askerî kapasitesini değil, yerleşim projelerini ve bölgedeki stratejik hamlelerini de sekteye uğratabilecek alanlardır. Ancak böyle geniş kapsamlı, koordineli ve bağlayıcı bir yaptırım paketi uygulanırsa İsrail’in politikaları üzerinde gerçek bir baskı oluşabilir. Gerisi, kınama metinlerinden öteye gitmeyen diplomatik rutinden ibarettir.