Dr. Şevket Dalboy
Siyaset Bilimci – Sosyal Bilimci – Gazeteci – Yazar

Avrupa’nın ekonomik gücü Almanya’da vatandaşın devlete olan inancı ciddi şekilde zayıflıyor. Halkın büyük bölümü, devletin artan sorunlar karşısında yetersiz kaldığını düşünüyor.

Almanya’da yayımlanan son kamuoyu araştırması, ülkenin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda yönetim ve kamu hizmetleri açısından da önemli bir güven sınavıyla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.

Alman Memurlar Sendikası (dbb) tarafından kamuoyu araştırma şirketi Forsa’ya yaptırılan ankete göre, devletin görevlerini yerine getirebileceğine güvenen vatandaşların oranı yalnızca yüzde 17 seviyesinde kaldı. Katılımcıların yüzde 79’u, devletin karşı karşıya olduğu görev ve sorunların yoğunluğu nedeniyle yetersiz kaldığı görüşünü dile getirdi.

Bu tablo, Almanya gibi kurumsal yapıları güçlü bir ülkede dikkat çekici bir uyarı olarak değerlendiriliyor.

Vatandaşın En Büyük Kaygısı: İşleyen Bir Devlet İhtiyacı

dbb Başkanı Volker Geyer, sonuçları “hükümet için bir uyanma çağrısı” olarak nitelendirerek siyasetin bu güven kaybını durdurmak için harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.

Vatandaşların devletten beklentileri ise oldukça net: Daha güçlü sosyal güvenlik sistemleri, sürdürülebilir emeklilik politikaları, ekonomik istikrar ve daha hızlı işleyen kamu hizmetleri.

Alman halkının önemli bir bölümü artık devletin günlük sorunlara ne kadar hızlı ve etkili çözüm üretebildiğini sorguluyor.

Sorun Göçten Çok Yönetim Kapasitesi

Dikkat çeken bir diğer nokta ise göç ve sığınmacı politikalarının önceki yıllara göre kamuoyunda daha geri sıralara düşmesi.

Bu durum, vatandaşların öncelikli beklentisinin artık yalnızca sınır politikaları değil; ekonomi, sosyal güvenlik, kamu hizmetleri ve devlet kapasitesinin güçlendirilmesi olduğunu gösteriyor.

Siyasetin gündemi ile vatandaşın gündemi arasındaki fark da bu noktada ortaya çıkıyor.

Kamu Hizmetlerine Eleştiri Artıyor

Araştırmada kamu hizmetlerinin değerlendirilmesi de Almanya’da değişen algıyı gösteriyor. Katılımcıların yarısından fazlası, 2020 yılından bu yana kamu hizmetlerinin kötüleştiği görüşünde.

Sokak temizliği, çöp toplama hizmetleri, kütüphaneler ve müzeler olumlu değerlendirilirken; özellikle federal bakanlıklar ve siyasi kurumlar daha düşük not aldı.

İtibar sıralamasında itfaiyeciler, sağlık çalışanları ve doktorlar üst sıralarda yer alırken; politikacılar daha alt sıralarda değerlendirildi.

Personel Eksikliği ve Bürokrasi Baskısı

Uzmanlara göre kamu hizmetlerindeki sorunların temelinde artan iş yükü, personel eksikliği ve eskiyen altyapı bulunuyor.

Yıllardır kamu kurumlarının kapasitesi ile üzerlerine yüklenen görevler arasındaki farkın büyüdüğü uyarısı yapılıyor. Ancak gerekli reformların zamanında uygulanmaması, vatandaşın devlete duyduğu güveni zedeliyor.

Güven Kaybı Bir Ülkenin Geleceğini Etkiler

Bir devletin gücü yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, vatandaşının kurumlarına duyduğu güvenle ölçülür.

Vatandaş, vergisini veren, kurallara uyan ve sorumluluklarını yerine getiren bir birey olarak karşılığında etkin çalışan bir devlet görmek ister. Bu beklenti karşılanmadığında ise yalnızca hükümetlere değil, kurumlara olan inanç da zayıflar.

Almanya’daki yüzde 17’lik güven oranı, sadece bir anket sonucu değildir. Bu rakam, modern devletlerin karşı karşıya olduğu daha büyük bir soruya işaret etmektedir:

Vatandaşına güven veren, sorunlara çözüm üreten ve geleceğe yön veren bir devlet nasıl yeniden inşa edilir?

Almanya’nın önündeki en önemli görev, ekonomik gücünü korumanın yanında vatandaşın devlete olan güvenini yeniden kazanmaktır. Çünkü güçlü ekonomiler bile güçlü kurumlar ve toplumsal güven olmadan uzun süre ayakta kalamaz.