Dr. Şevket Dalboy

ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında imzalattırdığı barış anlaşması, bölgesel dinamikler açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak sunulsa da, yüzeyin altında çok daha karmaşık ve derin güç dengeleri yatmaktadır.

Bu anlaşmanın özünde, emperyalizmin hem savaştan hem de barıştan kazanç sağlama stratejisinin güncel bir örneği yatmaktadır. ABD’nin bölgedeki bu diplomatik hamlesi, salt kalıcı barışı tesis etmeye yönelik değil, aksine kendi hegemonik çıkarlarını tahkim etme amacını gütmektedir. Zira tarihsel tecrübeler göstermektedir ki, emperyal güçler savaşları sona erdirirken, aynı zamanda kendi nüfuz alanlarını genişletmek ve kalıcı kılmak için yeni ittifaklar ve yapılanmalar oluştururlar.

Anlaşmanın en tartışmalı unsurlarından biri olan Zengezur Koridoru’nun 99 yıllığına ABD’ye devredilmesi, bu bağlamda değerlendirildiğinde, ABD’nin bölgede kalıcı bir stratejik varlık tesis etme girişimi olarak okunmalıdır. Bu koridor sadece Azerbaycan’ın Nahçıvan’a kara bağlantısını sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda ABD’nin Orta Doğu ve Kafkaslar bölgesindeki jeopolitik nüfuzunu derinleştirmektedir.

Bununla birlikte, Minsk Grubu’nun işlevsizleşmesi ve dağılması, Rusya’nın bölgedeki etkisinin gerilemesi ve ABD’nin bölgede etkinliğini artırması anlamına gelmektedir. Böylece emperyalizmin çatışmaları sona erdirme yerine, çatışmaları kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirme ve yönetme biçimi değişmiş olmaktadır.

Türkiye’nin bu sürece yönelik olumlu yaklaşımı ise, bölgedeki yeni güç dengelerinin ve çıkar çatışmalarının derinleşeceğine işaret etmektedir. Bölgesel aktörlerin çıkarları doğrultusunda şekillenen bu barış süreci, uzun vadede istikrardan çok belirsizliği ve yeni gerilimleri beraberinde getirebilir.

öz olarak, bu süreç bize bir kez daha göstermektedir ki; emperyalizm ne savaştan ne de barıştan vazgeçer. Onun amacı, her iki durumda da kendi hegemonik çıkarlarını maksimize etmektir. Gerçek ve kalıcı barış mücadelesi, emperyal güçlerin oyunlarına karşı bilinçli bir direnişle mümkündür.