Tüm öngörüleri alt üst eden bir süratla Başkent Kabil’i de ele geçiren Taliban, ülke içinde ve dışında tüm taraflarla diyaloğa açık olduğunu vuguladı.

Dr. Şevket Dalboy

Afganistan’daki bu gelişmenin ardından yüzlerce Afgan sivil ise ülkeyi terk etmek için havaalanında bekliyor. Elbette bu sivillerin büyük çoğunluğu ABD ile çalışan insanlar. Bunların büyük bir bölümü Türkiye’ye çoktan giriş yaptı. Bir bölümü ise aydın sanatçı ve Taliban rejimi altında yaşamak istemeyen insanlardan oluşmakta.

NATO ve ABD’nin en büyük utancı olsa gerek

NATO birliklerinin geri çekilmesinin ardından Afganistan’da hızla ilerleyen ve başkent Kabil’i de ele geçiren Taliban, ülkede çatışmaların sona erdiğini ve savaşın bittiğini açıklarken, bunun NATO ve ABD’nin en büyük utancı olması gerektiğini düşünüyorum.

„Bugün Afgan halkı ve mücahitler için büyük bir gün.“

Taliban’ın politbüro sözcüsü Muhammed Naim, El Cezire televizyonuna yaptığı açıklamada, „Bugün Afgan halkı ve mücahitler için büyük bir gün. Yirmi yıllık emeklerinin ve gösterdikleri fedakarlıkların meyvesini aldılar. Allah’a şükür ülkede savaş sona erdi“ dedi.

„İzolasyon içinde yaşamak istemiyoruz“

Ülkenin ne tür bir rejimle yönetileceğinin kısa süre içinde açıklanacağını duyuran Naim, Taliban’ın izolasyon içinde yaşamak istemediğini belirterek uluslararası topluma diyalog çağrısı yaptı. Tüm taraflarla barıştan yana olduklarını vurgulayan Naim, uluslararası topumun endişelerini diyalog yoluyla çözmek istediklerini belirterek „tüm ülke ve kuruluşlardan bütün sorunların çözümü için bizimle masaya oturmalarını istiyoruz“ dedi.

“ Yabancı güçlerin Afganistan’daki başarısız deneyimleri “

Naim içişlerine karışmamaya yönelik karşılıklılık ilkesine dayalı bir uluslararası politika izleyeceklerini belirterek „Başkalarının işlerine karışmayacağız ve kendi işlerimize müdahaleye de izin vermeyeceğiz… Yabancı güçlerin Afganistan’daki başarısız deneyimlerini bir kez daha tekrarlamayacaklarını düşünüyoruz“ dedi.

„Tüm aktörlerle diyaloğa hazırız“

Taliban iç siyasetle ilgili olarak da ılımlı mesajlar vermeye özen gösterdi. Politbüro sözcüsü Naim, kadınların ve azınlıkların şeriatla uyumlu olan haklarına saygı göstereceklerini, ülkedeki Afganları da yabancıları da koruyacaklarını belirtti. Naim, Afganistan’daki tüm aktörlerle diyaloğa hazır olduklarını ve gerekli korumayı sağlamaya hazır olduklarını vurguladı.

„İstediğimize ulaştık. İstediğimiz, ülkemizin özgürlüğü ve halkımızın bağımsızlığıydı.“

Taliban sözcüsü, „İstediğimize ulaştık. İstediğimiz, ülkemizin özgürlüğü ve halkımızın bağımsızlığıydı. Hiç kimsenin herhangi birini hedef almak için topraklarımızı kullanmasına izin vermeyeceğiz. Başkalarına zarar vermek istemiyoruz“ diye konuştu.

Emperyalizmin maşası Cumhurbaşkanı Gani kaçtı!

Arşiv foto

Taliban’ın Kabil’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı ele geçirmesi öncesinde Pazar günü ülkeyi terk eden Cumhurbaşkanı Eşref Gani, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda, kan dökülmesini önlemek için ülkeden ayrıldığını açıkladı.

Nerede olduğunu açıklamayan Gani’ye sosyal medya kullanıcıları korkaklık suçlamasında bulundu. El Cezire, Gani’nin korumalarına dayandırdığı haberinde Cumhurbaşkanı’nın Özbekistan’ın başkenti Taşkent’e gittiğini bildirmişti.

Tahliyeler son hız sürüyor

Batılı ülkeler ise son hız diplomatik personel ve vatandaşlarını ülkeden tahliye etmeye çalışıyor.

ABD Büyükelçilikten bayrağını indirdi

ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Kabil Büyükelçisi Ross Wilson dahil olmak üzere tüm büyükelçilik personelinin Kabil havalimanına transfer edildiği ve büyükelçilik binasından Amerikan bayrağının indirildiği bildirildi.

Türkiye ve Rusya Afganistan’da kaldı

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tahliyeler için ek bin asker görevlendirildiğini belirterek Afganistan’da tahliyelere destek için konuşlu asker sayısının 48 saat içinde 6 bine yükseltileceğini açıklamıştı. Diğer Batılı ülkeler de hızla Büyükelçilik personelini tahliye ederken Rusya ve Türkiye büyükelçilik binalarının tahliyesine şu aşamada gerek duyulmadığını açıkladı.

Afgan sivillerden ABD’ye tepki

ABD askerlerinin hava trafiğinin kontrolünü üstlenmesi öncesinde yüzlerce Afgan sivil, kalkacak son yolcu uçaklarına yetişebilmek için Pazar günü otobanlarda kuyruk oluşturdu. Diplomatik personelin tahliyesi için sivil havacılığı durduran Amerikalılara yoğun tepki oluştu. Pakistan’a kaçmaya çalışan insan hakları aktivisti Rahşanda Celali „Nasıl olur da havaalanında Afganlara kendi koşullarını dikte edebilirler? Bu bizim havaalanımız. Ama diplomatlar tahliye edilirken biz burada tam belirsizlik içinde beklemek zorundayız“ tepkisini gösterdi.

Afganlılar korkuyor ama çareleride şimdilik yok!

Pek çok Afgan, Taliban’ın 1996-2001 yılları arasındaki iktidarında uyguladığı sert kurallara geri dönülmesinden korkuyor. O dönemde şeriat kurallarıyla yönetilen ülkede kadınların çalışmasına izin verilmiyordu. Recm, kırbaçlama ve asarak idam gibi cezalar da yürürlükteydi.

„Taliban yabancı güçlerin çekilmesini bekliyor“

Reuters haber ajansına konuşan bir Taliban yöneticisi, yeni yönetim yapısı oluşturulmadan önce yabancı güçlerin ülkeyi terk etmesini beklediklerini kaydetti. İsminin açıklanmasını istemeyen Taliban yöneticisi, Taliban savaşçılarına „Afganların günlük faaliyetlerine yeniden başlamasına izin verilmesi ve sivilleri korkutacak eylemlerden kaçınmaları“ talimatı verildiğini kaydetti.

Devşirme paralı ordularla ölke korunmazmış

Taliban’ın, yıllarca ABD ve diğer Batılı ülkeler tarafından eğitilip donatılan Afgan ordusuna karşı yaklaşık on gün kadar kısa bir sürede ülkenin tamamını ele geçirmesi Batı’da hayal kırıklığına yol açtı. Milyarlarca dolarlık yatırım yapılan Afgan ordusunun Taliban’a karşı varlık gösterememesi ve pek çok bölgeyi savaşmadan Taliban’a teslim etmesi sorgulanıyor.

Biden eleştirilerin hedefinde

Selefi Donald Trump’ın aldığı Afganistan’dan çekilme planını destekleyerek devam ettiren ve çekilmenin 31 Ağustos’a kadar tamamlanacağını açıklayan ABD Başkanı Joe Biden ise ülke içinde sert eleştirilerle karşı karşıya. Cumhuriyetçilerin Senato’daki lideri Mitch McConnell Biden’ın uyguladığı politikayı „Amerikan liderliği açısından utanç verici bir hata“ olarak eleştirdi.

1975’te Vietnam’dan çekilinmesini hatırlatı

Dışişleri Bakanı Antony Blinken da Kabil’den Amerikan personeli taşıyan helikopter görüntülerinin 1975’te Vietnam’dan çekilinmesini hatırlatıp hatırlatmadığı yönündeki soruya „Bu kadar ileri gitmeyelim. Bunun Saygon olmadığı apaçık ortada“ yanıtını verdi.

ABD istihbarat servisi yalan mı söyledi?

Amerikan istihbarat servislerinin geçen hafta kamuoyuna açıklanan raporunda başkent Kabil’in daha en az üç ay dayanabileceği, Kabil’e yönelik doğrudan bir tehlikenin bulunmadığı öngörüsüne yer verilmişti. Ama gelin görünkü durum hiçte öyle olmadı! Amerikadan dost olamayacağını son yaşananlar birkez daha göstermiştir. ABD’yi sot tutanlar nasıl bir yola girdiklerini görmek zorundadır.