Şevket Dalboy
İsrail hükümeti, işgal altındaki West Bank’da tartışmalı ilhak adımlarına bir yenisini daha ekledi. İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Filistinlilere ait yaklaşık 3 bin ağacın söküldüğünü açıkladı. İsrail basınında yayımlanan görüntülerde kesilen ağaçların büyük bölümünün zeytin ağacı olduğu görüldü.
Smotrich, operasyonu savunurken dikkat çeken ifadeler kullandı:
“İsrail topraklarını inşa ediyor ve bir Filistin devleti fikrini yok ediyoruz.”
Bu sözler, İsrail hükümetinin Batı Şeria’daki yayılmacı ve ilhaka dayalı politikalarını artık açık biçimde dile getirdiği yorumlarına neden oldu.
Hedef: Yerleşimlerin Genişletilmesi
Ağaçların sökülmesiyle boşaltılan yaklaşık 20 hektarlık alanın, Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimi Shahak ile bölgedeki sanayi alanını genişletmek için kullanılacağı belirtildi.
Kesim işlemleri, İsrail’in işgal altındaki bölgeleri yönetmek amacıyla oluşturduğu “Sivil İdare” tarafından gerçekleştirildi. İsrail basınındaki haberlere göre yalnızca geçen yılın son aylarında da yaklaşık 9 bin ağaç daha kesildi.
Böylece son dönemde Batı Şeria’da yok edilen ağaç sayısı 12 bine ulaştı.
“Sadece Ağaçlar Değil, Bir Halkın Geçimi Yok Ediliyor”
Yesh Din, İsrail hükümetini “bir suçu başka bir suçla pekiştirmekle” suçladı. İnsan hakları örgütü, kesilen zeytin ağaçlarının sadece tarımsal üretim değil, Filistin halkının yaşamı, kültürü ve ekonomik varlığı açısından da hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
Filistinliler için zeytin ağaçları yalnızca bir gelir kaynağı değil; toprağa bağlılığın, kuşaklar boyunca süren yaşamın ve kimliğin sembolü olarak görülüyor.
Uluslararası Hukuka Rağmen Sessizlik
Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleri, uluslararası hukuk açısından “yasadışı” kabul ediliyor. Buna rağmen İsrail hükümeti, bölgedeki işgal politikalarını genişletmeye devam ediyor.
Dünyanın gözü önünde gerçekleşen bu uygulamalar, uluslararası toplumun sessizliği nedeniyle daha da tartışmalı hale geliyor. İnsan hakları savunucuları, işgalin derinleşmesi ve Filistin topraklarının sistematik biçimde dönüştürülmesinin bölgede kalıcı barış ihtimalini her geçen gün daha da zayıflattığını belirtiyor.
“İşgal ve İlhak Politikaları Kabul Edilemez”
Batı Şeria’da yaşananlar, yalnızca çevresel bir tahribat değil; aynı zamanda bir halkın toprağıyla bağının koparılması olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre süregelen yerleşim politikaları ve ilhak girişimleri, bölgede gerilimi daha da büyütürken uluslararası hukukun açık ihlali anlamına geliyor.
İnsan hakları örgütleri ve birçok uluslararası çevre, Filistin topraklarındaki işgalin sona erdirilmesi ve sivillerin yaşam alanlarının korunması çağrısını yineliyor.


































