Baba Ünsal: Feryadımı duyun

212 gündür ölüm orucunda olan avukat Aytaç Ünsal’ın annesi Nermin Ünsal, „Özellikle biz artık hükümetten bir şey beklemiyoruz. Adalet Bakanı’ndan bir şey dilenmiyoruz. Yargıtay’a sesleniyoruz. Hukuka dönmesini bekliyoruz. Artık bu ülkede insanlık, vicdan, adalet ölmüştür“ dedi.

Baba Ünsan ise feryadımı duyun dedi. Zor bir süreç geçirdiklerini söyleyen baba Ünsal, “Düşünün bir anne baba tek çocuğunun hücre hücre öldüğünü görüyor. Bu çok zor bir süreç, çok zor bir süreç geçiriyoruz. Benim çocuğum ne yaptı? Elde kesin bir delil olmadan bir insanı hiçbir şekilde suçlayamazsınız. 

Adil yargılanma talebiyle 212 gündür ölüm orucunda olan avukat Aytaç Ünsal, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim Araştırma Hastanesi’nde tutuluyor. Bağışıklık sistemi çöken Ünsal’ın emekli ceza hakimi annesi Nermin Ünsal, artık ne hükümetten ne de Adalet Bakanı’ndan bir şey beklemediklerini söyledi.

Yargıtaya sesleniyoruz

Nermin Ünsal şunları kaydetti: “Özellikle biz artık hükümetten bir şey beklemiyoruz. Adalet Bakanı’ndan bir şey dilenmiyoruz. Yargıtay’a sesleniyoruz. Hukuka dönmesini bekliyoruz.

Ölümünden herhalde mutlu olacaklardır

Hukuki kararlar vermesini bekliyoruz. Eğer Aytaç’ı da öldürmek istiyorlarsa tabiki dosyayı olduğunca geç alıp onun da ölümünden herhalde mutlu olacaklardır. Artık bu ülkede insanlık, vicdan, adalet ölmüştür.

Ünsal’ın tutulduğu hastanede önünden bir an olsun ayrılmayan babası Nihat Ünsal, oğlunun kritik eşiği çoktan geçtiğine dikkati çekerek, bir an önce adım atılmasını istedi.

20 arkadaşıyla birlikte çok büyük haksızlığa uğradı

Oğlunun 20 arkadaşıyla birlikte çok büyük haksızlığa uğradıklarını kaydeden baba Ünsal, hastanedeki koşulların çok daha kötü olduğunu söyledi.

Yürümekte güçlük çekmeye başladı

Baba Ünsal, oğlunun ölüm orucuna bağlı olarak yaşadığı sağlık problemlerine dair ise şunları söyledi: “Oğlumun giderek bacak ağrıları artıyor. Gece uykusundan uyandırıyor bacak ağrıları. Sonra kollarında uyuşma başladı. Yaralar da oluşmaya başladı. Bir süre sonra aynı Ebru’nun düştüğü duruma düşecek. Belki şeker ve suyu da alamayacak. Yürümekte güçlük çekmeye başladı. Bir deri bir kemik kalmış zaten. Bu hafta bir şey yapılmalı. Yoksa onu kaybedebiliriz.”

 “Feryadımı duyun”

Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve bütün devlet yetkililerine seslenen Ünsal, ”Artık bir şeyler yapsınlar. 32 yaşındaki oğlum yaşasın. Oğlum ölmesin. Ve herkesin bu çağrıma destek vermesini ve yardımlarını bekliyorum. Artık feryadımı duyun. Aytaç Ünsal’ı yaşatalım. Maalesef kimseden ses çıkmıyor. Bir açıklama yapın, bir şey söyleyin, bu kadar insafsızlık ve vicdansızlık da olmaz artık. Eli kanlı katiller sokakta geziyor oğlum ölüm döşeğinde. Daha 32 yaşında hayatının baharında. 6 yıllık avukattı, 3 yılını cezaevinde geçirdi” ifadelerini kullandı.

Bu şekilde bir insanı suçlamaya ne İçişleri Bakanı ne Cumhurbaşkanı ne de başka birinin hakkı yok. Yargının bağımsız olması gerekiyor. Yargı ciddi bir yargılama yapar, karar kesinleştikten sonra ‘Bu insan suçludur ya da değildir’ diyebilirsiniz” ifadelerini kullanıyor.

Ebru Timtik’in vefat etmesinin ardından oğlunun sağlık durumunun daha da kötüye gittiğine dikkat çeken baba Ünsal, şunları söylüyor:

“O günden beri oğlum eridi… 33 gündür hastanede tutuluyor. Şu an hastanede gürültü çok fazla, ışık çok fazla. Tedavi de görmüyor. Tedavi görmeyen bir insanı neden hastanede tutuyorlar? Bunu bir türlü anlamış değilim. Bu çocuğun acil bir şekilde hastaneden çıkartılması gerekiyor. Aytaç’ı bir an önce şartlı da olsa tahliye etsinler. Biz onu ikna ederiz. Yaşatırız, söz veriyoruz.”