İsrail, ABD’nin ardından BM İnsan Hakları Konseyi’nden çekilme kararı aldı. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Konsey’in “İsrail’i şeytanlaştırmaya odaklandığını” savundu. Ancak savaşlar, katliamlar ve zulüm denince bu iki devletin adı ön plana çıkıyor.

Şevket Dalboy

ABD’nin ardından İsrail de Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nden (UNHRC) çekilme kararı aldığını duyurdu.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, X platformunda yaptığı açıklamada Cenevre merkezli Konsey’in “Ortadoğu’daki tek demokrasi olan İsrail’i şeytanlaştırma konusunda saplantılı davrandığını” ifade etti. Saar, Konsey’in insan haklarını savunmak yerine demokratik bir ülkeye saldırmayı ve antisemitizmi yaymayı amaçladığını ileri sürdü.

“Artık Bu Ayrımcılığa Tolerans Göstermeyeceğiz”

İsrail’in BM İnsan Hakları Konseyi’nin sabit gündem maddesi (7. Madde) kapsamında sürekli kınanan tek ülke olduğuna dikkat çeken Saar, ülkesinin şimdiye kadar 100’den fazla kararda kınandığını belirtti. Bu sayının İran, Küba, Kuzey Kore ve Venezuela’nın toplamından daha fazla olduğuna vurgu yaparak, “Bu ayrımcılığa artık müsamaha gösterilmeyecek” dedi.

ABD’nin Çekilme Kararı İsrail Tarafından Memnuniyetle Karşılandı

Önceki gün ABD Başkanı Donald Trump’ın Birleşmiş Milletler bünyesindeki çeşitli örgütlere katılımı sorgulayan bir kararname imzalaması dikkat çekmişti. Söz konusu kararname, ABD’nin BM İnsan Hakları Konseyi’nden çekilmesini de kapsıyor.

Ancak ABD’nin Konsey’deki üç yıllık üyelik dönemi bu yıl başında sona erdiği için şu anda resmi bir üye statüsü bulunmuyor. Bu durum, ABD’nin fiilen yalnızca Konsey faaliyetlerine gözlemci olarak katılmama ve üyelik başvurusu yapmama kararı alabileceği anlamına geliyor.

Her iki devlette insan haklarıyla ilgili bir duyarlılık bulunmadığı açıktır. Zira savaşlar, katliamlar ve zulüm denildiğinde bu devletler ön plana çıkmaktadır. İnsan hakları konusuyla ilgilerinin olmaması da şaşırtıcı değildir.