Taliban Afganistan’da siyasi açıdan başarılı olup olmayacağı açıkçası uzun bilinmezliğini koruyor.

Taliban, bunu inkar etsede Afgan afyon ticaretini ana gelir kaynaklarından biri olarak görüyor. Bu durum da daha fazla üretim ile uyuşturucunun daha cazip bir fiyatla ve dolayısıyla daha geniş kitlelere ulaştırabilmesi tehlikesi var.

Afganistan’da sürdürülebilir bir iktidarın bazı ekonomik lokomotifleri olmak durumunda. Bunlardan en önemlisi ve belirleyici olanı ise mali durumu. Peki Taliban’ın hangi mali imkanları mevcut? Afganistan’ı hangi kaynaklarla yönetmeyi planlıyor? Eğitim, sağlık, altyapı, ulaştırma, üretim sektörü adeta yok!

Taliban, Kabil’i de ele geçirip zaferini ilan ettikten sonra, bu askeri zaferini siyasi zafere de dönüştürmeyi arzulasada, onu bekleyen çok ciddi sorunlarla mücadele etmek zorunda. Talibanı besleyip büyüten emperyalist güçlerin desteği olmadan, aşırı baskı uygulasada halk buna razı gelmeyecektir.

Mevcut durumda dolara ve yurt dışı yardımlara bağımlı olan Afganistan’a hem uluslararası yardımlar durduruldu hem de ülkenin büyük kısmı yurt dışında olduğu belirtilen mali kaynaklarına erişim engellendi. Peki şimdi Taliban’ın elinde hangi mali imkanlar var?

Ülkeye verilen insanı yardımlar ne kadar?

Çağrafya’yı biraz incelediğimizde göreceğiz ki, dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan Afganistan, uluslararası mali yardımlara bağımlı bir ülke. Dünya Bankası verilerine göre Afganistan’ın 2020 yılındaki gayri safi yurt içi hasılası 19 milyar 81 milyon dolar, yani yaklaşık 17 milyar euro oldu.

Bu miktarin yüzde 43’ünü uluslararası yardımlar oluşturdu.

Taliban’ın yönetimi ele geçirdiğini açıklamasından sonra ise çok sayıda ülke Afganistan’a mali yardımlarını döndürdüğünü açıkladı. Bunlardan biri de Almanya. Uluslararası destek olmadan ülkenin ayakta kalamayacağını söyleyen Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maaş, Kabil’e yılda 430 milyon euro yardım planını durdurduklarını söyledi. Emperyalizmin ve kapitaliymin ülkeleri esir alma gücü olan Uluslararası Para Fonu (IMF) da Afganistan’daki siyasi istikrarsızlık nedeniyle yardımların dondurulduğunu duyurdu. Bir IMF yetkilisi, uluslararası toplumda şu anda Kabil’deki yönetimin tanınıp tanınmamasına ilişkin belirsizliğin ve tartışmanın sürdüğünü, bu zaman zarfında ülkenin kaynak talep etme hakkının bulunmadığını kaydetti.

„Afganistan dış yardımlara çok korkunç şekilde bağımlı“

Amerikan düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü uzmanlarından Vanda Felbab-Brown, bu yardımların Taliban’ın ülkede toplayabildiği mali kaynakların en az 10 katına tekabül ettiğini vurguluyor. BM Güvenlik Konseyi Yaptırımlar Komisyonu’nun geçen yıl Mayıs ayında açıkladığı bir rapora göre, Taliban’ın senede 300 milyon ila 1 milyar 500 milyon dolar gelir sağlayabildiği tahmin ediliyor.

Uyuşturucu ve vergi gelirleri

Taliban’ın gelirini büyük ölçede suç ve iddia ettikleri inanç gereğide haram olan şeyler teşkil eden faaliyetlerden sağlıyor. En önemli gelir kaynağı, eroin ve afyon üretiminde kullanılan haşhaş yetiştiriciliği.

Uyuşturucu geliri ile beslenen bir inanç sistemi olabilir mi?

Uyuşturucu gelirinin yanı sıra radikal İslamcı Taliban’ın bir diğer önemli gelir kaynağı da işletmeleri haraca bağlamak ve insan kaçırıp fidye talep etmek. Alman hükümetinin Uyuşturucuyla Mücadele Sorumlusu üyesi Daniela Ludwig de Avrupa’daki eroin ve metamfetamin pazarının hızlıca büyümesi tehlikesine karşı uyarıyor ve „Uyuşturucu ticareti radikal İslamcı Taliban’ın en temel geliriydi ve hâlâ da öyle“ diye konuşuyor.

„Afganistan artık afyon yetiştirilen bir ülke olmayacak.“

Taliban sözcüsü ise kendilerine yöneltilen suçlamaları reddediyor ve „Afganistan artık afyon yetiştirilen bir ülke olmayacak. Sıfıra düşüreceğiz“ diyor. Fakat öylede bir gerçeklik var Afganistan’da: Afgan çiftçiler, ne kadar haşhaş ekeceklerine karar verirken birkaç faktörü göz önüne alıyor. Bu faktörler yıllık yağış ve haşhaşin ana alternatifi olan buğdayın fiyatından, dünya afyon ve eroin fiyatlarına kadar uzanıyor. son dört yılın üçünde Afganistan’ın en yüksek afyon üretimi seviyeleri görüldü. Mayıs ayı raporuna göre haşhaş ekimi 2020’de yüzde 37 arttı. „Afganistan artık afyon yetiştirilen bir ülke olmayacak.“ derken bu gerçekleri nasıl değiştirecek? Yine de, kuraklık ve buğday kıtlığı sırasında, buğday fiyatları yükseldiğinde bile, Afgan çiftçiler haşhaş yetiştirerek morfin ve eroine dönüştürülen afyon sakızı çıkarıyorlar.Taliban ise haşhaş ekiminden, afyon özütlemesine ve kaçakçılığından çiftçi ve ilaç laboratuvarlarından vergi kesmeye kadar her alanda yer alıyor.

Afganistan, halihazırda dünya çapında haşhaş yetiştiriciliğinde ilk sırada.

Ülkede yüz binlerce kişi bu alanda istihdam ediliyor. Taliban’ın en büyük gelirlerinden biri de topladığı vergiler olduğunu kesin. Taliban, kontrolü altında bulundurduğu bölgelerdeki herşeyden vergi alma konusunda tam bir usta.

Ekonomik yardımlar, yaptırım aracı olarak kullanıla bilir mi?

Taliban’a ilk olumlu mesajı gönderen Çin’in Taliban yönetimindeki ülkeye büyük ekonomik yardımlarda bulunması pek de olası gözükmüyor. Kupchan’a göre Pekin yönetimi ticaret öncelikli düşünüyor ve hareket ediyor. IMF’nin verilerine göre Afganistan Merkez Bankası’nın rezervlerinde Nisan sonu itibariyle 9,4 milyon dolar bulunuyordu.

Taliban’ın Kabil’e girişi sonrası ülkeden kaçan Merkez Bankası’nın eski başkanı Ecmel Ahmadı’ye göre Taliban’ın bu kaynakların yüzde 0,1 ila yüzde 0,2’sine erişimi mümkün olabilir. Ülkeye dolar tedarikinin sekteye uğradığını söyleyen Ahmedi, nakit para şeklindeki doların ise ülkede pek bulunamadığına işaret etti. Çok sayıda Afgan yurt dışında yaşayan akrabalarının gönderdiği paraya bağımlı yaşıyor. Para transferi hizmeti veren Western Union da ülkeye yapılan havale işlemlerini durdurduğunu açıkladı. Taliban’ın zaferini ilan etmesinden bu yana Afganistan’ın yerel para birimi de hızlı değer kaybına uğradı.