Dr. Şevket Dalboy
Siyaset ve Sosyal Bilimci/ Gazeteci
Öyle bir düş kur ki, içinde insanın insana kin değil, merhamet büyüttüğü…
Bir çocuk ağladığında yalnızca annesi değil, bütün insanlık uykusundan uyansın.
Bir lokma ekmeği paylaşmanın utanılacak değil, onurlu bir davranış sayıldığı;
İnsanın açken değil, tokken huzursuz olduğu bir dünya düşle.
Çünkü cennet gökyüzünde değil, insanın yüreğinde başlar.
Ve o yürek, çalışmadan, üretmeden, bedel ödemeden cenneti kuramaz.
O düşü gerçekleştirmek için ter dökmek gerekir;
Eşitlik için, adalet için, insan hakları için mücadele etmek gerekir.
Sessiz kalırsan zulüm konuşur. Göz yumarsan yoksulluk büyür.
Hayal et: Açlığın tarih kitaplarında kaldığı,
Sömürünün yalnızca utançla anıldığı,
Emperyalist savaşların yalnızca müzelerde anlatıldığı bir dünya…
Tankların çiçeklerle yarışmadığı, çocukların bombalardan korkmadığı bir dünya…
Ve düşün ki, üreten herkesin doyduğu,
Paylaşmanın bir lütuf değil, yaşam biçimi olduğu bir toplum…
‘Öteki’ kelimesinin lügatlerden silindiği,
İnsanların farklılıklarıyla değil, ortak insanlığıyla anıldığı bir dünya…
Bunun için düş kur.
Bunun için çalış.
Bunun için üret.
Bunun için mücadele et.
Ve gerekirse bunun için bedel öde!
Bir düş kur ve unutma:
Düşlerin en güzeli, uyanınca inşa edilendir.
Yalnızca düş kurma, onu kurmaya başla.
Ve unutma, cennet hazır değil… Cennet, birlikte inşa edilecek
Biz bu düşü yalnızca kurmayacağız;
Onu yaşatmak için çalışacağız, birlikte…



































