Şevket Dalboy

Almanya genelinde toplu taşıma çalışanları, devam eden toplu sözleşme görüşmelerinde ilerleme sağlanamaması üzerine iki gün sürecek uyarı grevine başladı. Sabahın erken saatlerinden itibaren başlayan iş bırakma eylemleri, çok sayıda eyalette otobüs, tramvay ve metro seferlerinin neredeyse tamamen durmasına yol açtı.

Grev nedeniyle işe gitmeye çalışanlar ve okula ulaşmaya çalışan öğrenciler alternatif ulaşım yolları ararken, bazı belediyeler sınırlı acil durum sefer planları hazırladı. Bu eylem, Şubat ayı içinde gerçekleşen ikinci büyük uyarı grevi oldu. Ayın başındaki ilk grevde de ülke genelinde toplu taşıma ciddi şekilde aksamıştı.

Birçok kent etkilendi

Başkent Berlin’de ülkenin en büyük toplu taşıma işletmesi çalışanları sabah 03.00’ten itibaren iş bıraktı. Hessen eyaletinde Frankfurt, Wiesbaden, Gießen, Marburg, Offenbach ve Kassel’de binlerce çalışan greve katıldı. Bavyera’da Münih, Nürnberg, Augsburg, Regensburg ve Ingolstadt dahil 13 kentte ulaşım durma noktasına geldi.

Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde Köln, Düsseldorf, Essen, Bonn ve Münster’in de aralarında bulunduğu 30’dan fazla belediye ulaşım şirketinde iş bırakma eylemi uygulanıyor. Saksonya’da Leipzig, Dresden, Chemnitz, Zwickau ve Plauen’de de gün boyu grev yapılırken, Leipzig’de eylemin Cumartesi günü de sürmesi bekleniyor.

Aşağı Saksonya’da ise yürürlükteki “uzlaşı dönemi” nedeniyle grev uygulanmadı. Alman demiryolları işletmesi Deutsche Bahn ile ona bağlı S-Bahn hatları toplu sözleşme sürecinin dışında olduğu için grevden etkilenmedi. Bazı bölgelerde artan yolcu talebi nedeniyle S-Bahn seferlerinin geçici olarak artırılacağı açıklandı.

Talepler çalışma koşullarına odaklı

Birleşik Hizmetler Sendikası Ver.di, çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep ediyor. Sendika, haftalık çalışma süresinin kısaltılması, vardiya planlarının düzenlenmesi, dinlenme sürelerinin artırılması ve gece ile hafta sonu çalışmalarına daha yüksek ek ödeme yapılmasını istiyor. Bazı eyaletlerde ise ücret artışı da talepler arasında yer alıyor.

İşveren tarafı ise görüşmelerde ilerleme sağlanamadığını belirterek sendikanın taleplerinin mali açıdan zorlayıcı olduğunu savunuyor. Taraflar arasında müzakerelerin ne zaman sonuçlanacağı ise henüz belirsiz.

Sendikal mücadele tartışması

Siyaset ve sosyal bilimci gazeteci Dr. Şevket Dalboy’a göre yaşanan grevler yalnızca ücret pazarlığıyla sınırlı değil. Dalboy, toplu taşımadaki eylemlerin Almanya’daki çalışma hayatının dönüşümüne işaret ettiğini belirterek, “Bugün tartışılan mesele yalnızca maaş değil; çalışma temposu, vardiya yoğunluğu ve kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliğidir” değerlendirmesinde bulundu.

Dalboy’a göre son yıllarda artan personel açığı ve yaşam maliyetleri, özellikle kamu hizmetlerinde çalışanların yükünü belirgin biçimde artırdı. Bu nedenle uyarı grevleri, klasik bir toplu sözleşme sürecinin ötesine geçerek çalışanların çalışma düzeni ve sosyal yaşam dengesi talebinin görünür hale gelmesini sağlıyor.

Sendikal mücadelenin Almanya’da hâlâ önemli bir hak arama yöntemi olduğunu vurgulayan Dalboy, “Grevler yalnızca çalışanların değil, aynı zamanda kamu hizmetlerinin geleceğinin de tartışıldığını gösteriyor. Ulaşım çalışanlarının talepleri, kent yaşamının sürdürülebilirliğiyle doğrudan bağlantılıdır” ifadelerini kullandı.

Toplu sözleşme görüşmelerinin ne zaman sonuçlanacağı ise belirsizliğini koruyor.