Almanya’nın en önemli demiryolu bağlantılarından biri olan Köln-Düsseldorf hattında yaşanan sabotaj, kendini “Öfkeli Kuşlar Komandosu” olarak tanımlayan grubun açıklamasıyla yeniden gündeme geldi. Demiryolu altyapısına yönelik bu tür eylemler yalnızca teknik bir saldırı değildir; aynı zamanda toplumun günlük yaşamına, emekçilerin ulaşım hakkına ve kamusal düzene doğrudan müdahaledir.

Kendilerine solcu diyen bu tür gruplara sormak gerekir: Halkın kullandığı tren hatlarını yakarak, insanların işe gitmesini zorlaştırarak, öğrencilerin ve emekçilerin yaşamını aksatarak kime karşı mücadele ettiğinizi sanıyorsunuz?

Gerçek sol nedir?

Gerçek sol; emekçinin, yoksulun ve ezilenlerin yanında durmaktır. Eşitsizliğe, sömürüye, ayrımcılığa ve adaletsizliğe karşı mücadele etmektir. Solun amacı insanların hayatını zorlaştırmak değil, daha adil ve insanca bir toplum için mücadele etmektir.

Gerçek bir sol anlayış, halkın kullandığı ulaşım ağlarına zarar vermez. Çünkü halkın yaşamını zorlaştıran eylemler, savunulduğu iddia edilen değerlerle çelişir.

Kendilerine “sol” diyen bu gruplara şu sorular sorulmalıdır:

Emperyalizme, küresel sömürü düzenlerine, savaşlara, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı neden aynı kararlılıkla mücadele etmiyorsunuz?

Neden uyuşturucu ticareti, kumar düzenleri ve toplumun gerçek sorunları karşısında aynı öfkeyi göstermiyorsunuz?

Neden hedef olarak yine halkın günlük yaşamını seçiyorsunuz?

Bir düşünce halkın desteğini kaybettiğinde, bunun nedenlerini sorgulamak zorundadır. Halkın ulaşım hakkına zarar veren eylemler, hangi amaçla yapılırsa yapılsın toplumda tepki oluşturur.

Son olarak şu soruların cevabı verilmelidir:

Bu tür eylemler gerçekten kimin işine yarıyor?
Sizi kim kurdu?
Siz kime hizmet ediyorsunuz?

Dr. Şevket Dalboy
Siyaset ve Sosyal Bilimci – Gazeteci Yazar