NARMIN QULIYEVA
Almanya ile İsrail arasında Batı Şeria’daki gelişmeler ve Lübnan’daki askeri hareketlilik nedeniyle diplomatik gerilim dikkat çekiyor. Son günlerde iki ülke arasında yapılan üst düzey temaslarda görüş ayrılıklarının daha görünür hale geldiği belirtiliyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde, bölgedeki son gelişmeler ele alındı. Alman hükümetinden yapılan açıklamalara göre Merz, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde sürdürdüğü askeri operasyonların sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı.
Merz ayrıca ABD’nin arabuluculuğunda Washington’da büyükelçiler düzeyinde başlaması planlanan İsrail–Lübnan görüşmelerine değinerek, İsrail ile Lübnan hükümeti arasında doğrudan barış görüşmelerinin başlatılmasının bölgesel gerilimi azaltabileceğini ifade etti.
Görüşmede Batı Şeria’daki durum da gündeme geldi. Merz, Filistin topraklarında yaşanan gelişmelerden duyduğu endişeyi dile getirerek Batı Şeria’nın fiili olarak ilhak edilmesine yönelik adımların kabul edilemez olduğunu belirtti. Alman Başbakanı bu mesajını sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada da yineledi.
İsrail hükümetinden ise bu açıklamalara sert tepki geldi. İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Almanya Başbakanı’nı hedef alarak Almanya’nın İsrail’e “ahlak dersi veremeyeceğini” savundu.
Batı Şeria, İsrail’in 1967 yılından bu yana kontrolü altında bulunan ve yaklaşık üç milyon Filistinlinin yaşadığı bir bölge olarak uluslararası siyasetin en hassas başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Uluslararası toplum ise bölgede genişleyen yerleşim politikaları konusunda İsrail hükümetine yönelik eleştirilerini sürdürüyor.
Öte yandan gözler ABD’nin başkenti Washington’da yapılması beklenen İsrail–Lübnan görüşmelerine çevrildi. ABD’nin arabuluculuğunda gerçekleşmesi planlanan temasların, iki ülke arasındaki sınır gerilimini azaltmayı hedeflediği ifade ediliyor.
Dr. Şevket Dalboy: “Avrupa’nın bağımsız bir siyaset geliştirmesi gerekiyor”
Siyaset ve Sosyal Bilimci Dr. Şevket Dalboy (İstanbul Gelişim Üniversitesi), yaşanan diplomatik gerilimi değerlendirirken Avrupa’nın dış politikada daha bağımsız bir çizgiye yönelmesinin önemine dikkat çekti.
Dalboy’a göre İsrail’in Almanya’ya yönelik sert açıklamaları yalnızca diplomatik bir tepki değil aynı zamanda psikolojik baskı oluşturma girişimi olarak da değerlendirilebilir.
“İsrail’in Almanya’ya yönelik bu tür sert söylemleri Avrupa üzerinde psikolojik baskı oluşturma çabası olarak okunabilir. Demokratik ülkelerin dış politikaları bu tür baskı yöntemleriyle yönlendirilmemelidir” diyen Dalboy, Avrupa’nın kendi stratejik çıkarlarını gözetmesi gerektiğini belirtti.
Dalboy ayrıca ABD’nin güvenlik ve enerji politikaları üzerinden Avrupa üzerindeki etkisine de dikkat çekti. Ona göre Washington yönetiminin NATO ve güvenlik politikaları üzerinden Avrupa’yı belirli bir çizgide tutmaya çalıştığı yönünde tartışmalar giderek artıyor.
“ABD’nin zaman zaman Avrupa’nın güvenliği konusunda verdiği siyasi mesajlar ve özellikle NATO tartışmaları, Avrupa’da stratejik özerklik tartışmalarını güçlendiriyor. Avrupa’nın kendi güvenlik ve enerji politikalarını daha bağımsız şekilde şekillendirmesi gerektiği yönündeki görüşler giderek daha fazla destek buluyor” ifadelerini kullanan Dalboy, bu durumun Avrupa Birliği açısından uzun vadeli bir stratejik mesele olduğunu vurguladı.
Dalboy’a göre Avrupa’nın daha dengeli bir dış politika izlemesi yalnızca bölgesel gerilimlerin azaltılmasına değil aynı zamanda Avrupa’nın ekonomik ve siyasi istikrarının güçlenmesine de katkı sağlayabilir.


































