‘‘Devrimcilik yapmak suç değil görevdir‘‘

Almanya‘nın Hamburg Yüksek Mahkemesinde Musa Aşoğlu‘nun Çarşamba günü Saat 12.00’de görülen karar davasında, hakim 6 yıl 9 ay “ceza” verdi!

Almanya’nın Hamburg şehrinde 2 Aralık 2016 tarihinde gözaltına alınarak tutuklanan Musa Aşoğlu’nun davası 25 Ocak 2018 tarihinde başladı. Bir yılın ardından Yüksek Mahkemede görülen karar duruşmasında davanın hakimi, Musa Aşoğlu’na 6 yıl 9 ay hapis cezası verdi.
Mahkeme binası önünde Musa Aşoğlu’na Özgürlük Komitesi tarafından yapılan basın açıklamasında Alman devletinin hukuksuzluğu teşhir edildi. Yine mahkeme binası önünde basın açıklaması yapan Aşoğlu’nun avukatı Fatma Şahin ise gelişmelere ilişkin bilgilendirmede bulundu. Welt Heimat Gazetesi adına bir kaç kez bizde görülen davaya katıldık. İzlenimlerimiz ise şöyle:

İdda name ve sonrasındaki delil diye sunulan itirafcı ifadeleri delil diteliğinde değildi.
İddia edilen ve suç diye atfedilen görüşlerin açığa çıkması için Musa Aşoğlu’nun Avukatlarının sunduğu deliller dikkate alınmadı.

Almanya’da herhangi bir soruşturmaya uğramayan Aşoğlu’nu Federal Almanya Devleti neden yargılayıp ‚‘‘ceza‘‘ verdi sorusuna net bir çevap bulamadık.

İngiltere’de berat eden bir davası olan Aşoğlu, Holanda vatandaşı. Türkiye’de ki Amerikan Büyükelçiliğine yönelik saldırıya ilişkin Mahkeme heyeti ‚‘‘biz böyle bir delile ulaşamadık. Bu nedenle Büyükelçilik saldırısını ayrı tutuyoruz‘‘ dedi. Oysa Amerika bu saldırı sonrası Aşoğlu hakkında 3 Milyon Dolar ödül koymuştu. Gözaltı ve tutuklamada bu kararın ardından gerçekleşti.

Aşoğlu savunmasını yaparken nasıl bir düşünceye sahip olduğunu anlattığında ise ‚‘‘Örgüt ideolojisini‘‘ savunuyor diye kayıtlara geçirildi. Karar okunurkende siz şöyle söylediniz, siz böyle söylediniz diyerek iddialarına delil oluşturmak için Aşoğlu’nun savunması gösterildi.
Aşoğlu’nun,‘‘Bu dava Amerikan emperyalizminin talebiye açılmiştir‘‘ iddasına Hakim,‘‘ bu davayı ABD değil ben açtım ve cezayı da ben veriyorum‘‘ diye yanıtladı.

Hakım, ‘‘bu davanın sonucu belliydi. Bizi 6-7 ay oyaladınız, meşkul ettiniz‘‘ dedi. Aşoğlu ise; iddalarınızı cevapladım. Sorularınıza cevap istemiyor musunuz dedi. Heyet mikrofonu kapatın emrini verdi. Kapatılan mikrofonu Aşoğlu tekrar açtı. Birkaç kez kapatılan mikrofon tekrar açılınca Hakim ‚‘‘bırakın açık kalsın‘‘ dedi.

Mahkeme salonunu dolduran katılımcıları ve Gazeteciler kendi aralarında bu nasıl bir anlayış diye fısıldamaya başladı. Hemen hemen kerkes Mahkeme heyetinin tutumunu eleştirdi. Hakim kararı okurken dalga geçer gibi okudu. ‘‘Biz böyle yorumluyoruz’‘ cümlesini sıkca tekrarladı. Daha çok yoruma dayalı bir sonuca vardıklarını da ifade etmiş oldu.

Delil niteliğinde olmayan belgelerle 6 yıl 9 ay ceza vererek tecrite davam kararı hukuksal temellere dayanmıyor yorumları yapıldı. Dava sonrası yapılan açıklamaların temelinde de bu vardı. Özünde Aşoğlu‚ ‘‘ben bir devrimciyim. Devrimcilik yapmak suç değil görevdir. İstediğiniz kadar ceza verebilirsiniz. Düşüncelerimi değiştiremezsiniz.‘‘ temelinde kendini ifade etti.

Karara itiraz hakkı var ve Aşoğlu’nun Avukatı “karara hemen itiraz edeceğiz. Hukuksuz bir karardır‘‘ dedi.