Avusturya hükümeti, düzensiz göçle mücadele kapsamında sığınmacılara tanınan aile birleşimi hakkını geçici olarak durdurma kararı aldı.

Şevket Dalboy

Parlamentodaki oylamanın ardından yürürlüğe girecek olan karar, insan hakları ve Avrupa hukuku açısından tartışmalara yol açtı.

Başbakan Christian Stocker (ÖVP), 2023 ve 2024 yıllarında 18 bin kişinin aile birleşimi yoluyla ülkeye geldiğini belirterek, mevcut göç baskısı nedeniyle bu süreci durdurmaları gerektiğini savundu. İçişleri Bakanı Gerhard Karner (ÖVP) ise konut, sağlık ve eğitim sistemlerinde yaşanan yoğunluğu gerekçe göstererek kararın zorunlu olduğunu ifade etti.

Ancak bu adım, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AB hukukuna aykırılık tartışmalarını da beraberinde getirdi. Avusturya hükümeti, iç güvenliğin tehlikeye girmesi durumunda AB’nin acil durum maddesini devreye sokabileceğini savunsa da, iltica hukuku açısından kararın meşruiyeti sorgulanıyor.

Demokratik değerler ve sosyal hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde, sığınmacıların aileleriyle bir araya gelme hakkının engellenmesi ne kadar meşru? Avusturya’nın bu kararı, insan haklarıyla ne ölçüde bağdaşmaktadır? Avrupa’daki göç politikaları giderek daha katı bir çerçeveye mi oturuyor?