BM raporu: İsrail, Gazze’de doğumları engelleyerek soykırım suçu işliyor. Kadın sağlığı merkezleri sistematik olarak yok edilirken, tıbbi yardımların engellenmesi ölümleri artırıyor.

Şevket Dalboy

Birleşmiş Milletler’in son raporu, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaşın yalnızca askeri bir operasyon olmadığını, Filistin halkının biyolojik devamlılığını hedef alan sistematik bir yok etme politikası içerdiğini gözler önüne seriyor. İsrail’in kadın sağlığı merkezlerini imha ederek, tıbbi yardımları engelleyerek ve doğumları bilinçli şekilde zorlaştırarak soykırımcı eylemlerde bulunduğu açıkça belirtiliyor.

Bu rapor, Gazze’deki üreme haklarının kasıtlı bir saldırıya maruz kaldığını ortaya koyuyor. Doğum öncesi ve sonrası bakım sağlayan hastaneler bombalanıyor, ilaç ve tıbbi malzemeler İsrail ablukası altında Gazze’ye sokulmuyor. Anne ve bebek ölümleri hızla artarken, bu durum bir savaşın değil, planlı bir yok edişin parçası olarak değerlendiriliyor.

BM, İsrail’in bu uygulamalarının Roma Statüsü ve Soykırım Sözleşmesi kapsamında suç teşkil ettiğini bildirirken, uluslararası toplumun buna nasıl yanıt vereceği ise belirsizliğini koruyor. İsrail ise suçlamaları “ön yargılı” bulduğunu ve askeri politikalarının uluslararası hukuka uygun olduğunu iddia ediyor. Ancak sahadaki gerçekler, bir halkın yaşam damarlarının kesilmeye çalışıldığını gösteriyor.

Gazze’de yaşananlar, sadece bugün için değil, yarın için de bir felaketin habercisi. Gelecek nesillerin dünyaya gelmesini engellemek, bir savaş stratejisi değil, insanlığın en karanlık suçlarından biri olarak tarihe geçecek.