Saadet Demir Yalçın

Korunmaya en muhtaç oldukları dönemlerinde başlarına korkunç olaylar getirilen çocuklarımızla ilgili haberler her gün bir tv ya da gazete haberinde karşımıza çıkıyor ne yazık ki… İzleyip, okuyup geçiyoruz belki de umarsızca, bir haber detayı olarak algılayıp günlük yaşamın çarklarına geri dönüyoruz. Ne de olsa ateş düştüğü yeri yakıyor ya… Oysa çocuklar bir ülkenin geleceği ve umudu olarak herkesin koruması ve sorumluluğu altında olmalıdır. Onları korumak, gözetmek, iyi birer yetişkin olmalarını sağlamak adına hepimize görevler düşüyor.

Özellikle anne ve babalar, ebeveynler çocuklarımızı okula gönderip onları öğretmenlerine emanet etmekle, okuldan geliş saatlerinde onların kapıdan içeri girdiklerini görerek içinizin rahatlamasıyla iş bitmiyor. Yaşamın her anında, her saniyesinde onlarla yapacağımız çok şey var. Hiç bir işin yoğunluğu, hiç bir yorgunluk çocukları ihmal etmenin bahanesi olmamalı, olamaz da.. Çünkü anne, baba, ebevyn olmanın mesaisi, vardiyası, tatili, molası, yıllık izni yoktur.

Bir paket bisküviyle yapabileceğiniz mozaik pasta bulunsun buzdolabınızda, çocuğumuz okuldan gelince ya da canı değişik bir şeyler yemek istediğinde eline para tutuşturup canı ne istiyorsa alması için bakkala, markete, alışveriş merkezlerine göndermektense yine ev yapımı bir bardak limonatayla birlikte ikram edeceğimiz iki dilim mozaik pasta eşliğinde onun okul maceralarını dinlemek çocuğunuzu ne kadar mutlu edecektir kimbilir.
Bir ödevi için yardım istediğinde anlamasanız da çözüme yardımcı olabilecek çabayı göstermeniz en az ödevi yapmışcasına çocuğa güven de aşılayacaktır.

Bahçeli bir eviniz varsa, ağaçlara, ağaç yoksa yaptıracağınız iki sağlam profile kuracağınız salıncakta onunla kahkahalar atmanız çocuğunuza kendini yalnız hissettirmeyecektir. Yine bahçedeki betona, toprağa ve hatta evinizin bahçe duvarına bir parça tebeşir ya da kiremit parçasıyla resimler çizmek, onunla çocuk olmak ne güzel olur. Bırakın duvarlarınız biraz kirlensin, kireç badanasını da birlikte yapabilirsiniz. Bir uçurtmayı birlikte yapıp baharın, güneşin tadını çıkararak uçurtmanızın rüzgârın tatlı esintisi arasında süzülmesini neşe içinde seyredebilirsiniz. Bakkala, pazara, markete çocuğunuzu elinden tutup birlikte gitmenizden daha önemli bir güven ve paylaşım göstergesi olabilir mi? Bu yaratıcılıkları çeşitlendirmek, çoğaltmak ve imkanlarımız dahilinde olanı yapabilmek elbette ki mümkün… Bir pembe diziye çakılı kalıp çocuğun eve gidiş geliş saatlerini umursamamakla ne denli büyük hatalar yapıldığını çocukların başına acı olaylar gelince anlamaktansa kendi yaratacağımız küçük mutluluklarla geleceğin kendine güvenen ve çocuklarına sahip çıkmayı görev edinen bireyleri için en sağlam temeli de atmış oluruz.