Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Karim Khan, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Hamas’ın Gazze sorumlusu Yahya Sinvar hakkında tutuklama emri çıkarılmasını talep etti. Bu adım, Gazze Savaşı sırasında işlenen savaş suçlarını takip eden Khan tarafından „Netanyahu’nun savaş suçu ve insanlığa karşı suçlardan sorumlu olduğuna inanmaya yetecek, makul gerekçeler“ olduğu belirtilerek gerekçelendirildi.

Başsavcı Khan’ın açıklamaları, uluslararası hukukun sınırlarını zorlayan ve insanlık vicdanını sarsan savaş suçlarına yönelik mücadelede önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu gelişmenin ardından, Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye için de benzer adımların atılması bekleniyor.

İsrail’den Sert Tepki

UCM’nin bu talebi, İsrail hükümeti tarafından sert bir şekilde eleştirildi. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, bu kararı „Riyakarlık şovu“ ve „Yahudi nefreti“ olarak nitelendirerek, „Onlar (Netanyahu ve Gallant) hakkındaki tutuklama kararı, hepimize karşı alınmış bir karardır“ dedi. Smotrich ayrıca, İsrail’in müttefiklerini Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni ortadan kaldıracak önlemler almaya davet etti.

Daha Önce Putin İçin de Talep Edilmişti

Geçtiğimiz yıl, UCM benzer bir tutuklama talebini Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için de yapmıştı. Bu talebin gerekçesi olarak, Ukrayna’nın işgali sırasında Rusya’ya kaçırılan çocuklar gösterilmiş ve Putin’in bu savaş suçunda şahsi sorumluluk taşıdığı vurgulanmıştı.

Mahkemenin Yetki Alanı

UCM’nin Netanyahu ve Sinvar ile ilgili aldığı karar, bu isimlerin mahkemeye üye 124 ülkeden herhangi birine adım atmaları halinde tutuklanarak Lahey’e götürülmelerini öngörüyor. Ancak, İsrail, ABD ve Türkiye, mahkemenin kurucu sözleşmesi olan Roma Statüsü’ne taraf olmadıkları için bu kararların bu ülkelerde uygulanabilirliği bulunmuyor.

Merkezi Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi, soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçu ve saldırı suçlarının faillerini yargılama yetkisine sahip. Mahkemenin bu son talebi, uluslararası hukuk ve adaletin sağlanması konusunda önemli bir sınav niteliğinde. UCM’nin bu hamlesi, devlet liderlerinin ve üst düzey yetkililerin bile hesap verebilir olduğunu göstermek adına kritik bir öneme sahip.