ExxonMobil şirketi Kıbrıs Adası’nın güneybatısında şu ana kadarki en büyük doğalgaz rezervini keşfettiklerini açıkladı. Şirket, keşfin son iki yılda tüm dünyada bulunan en büyük üçüncü rezerv olduğunu belirtti.

Kıbrıs Cumhuriyeti adına Doğu Akdeniz’de doğalgaz arama çalışmaları yürüten ExxonMobil şirketi ve Katar devletine bağlı ortağı Qatar Petroleum bölgede şu ana kadarki en büyük rezervi keşfettiğini açıkladı.

Güney Kıbrıs Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis, sondaj çalışmaları neticesinde yapılan keşfin 5 ila 8 trilyon fit küp (141 ila 226 metreküp) civarında olduğunu açıkladı.
2011 yılından beri bölgede sondaj çalışmaları yürüten ExxonMobil şirketi bu alanda bugüne kadarki en büyük rezervi keşfetmenin yanı sıra, havzanın tüm dünya çapında son iki yılda keşfedilen en büyük üçüncü doğalgaz rezervi olduğunu dikkat çekti.

ExxonMobil’in Avrupa, Rusya ve Hazar Keşifleri Başkan Yardımcısı Tristan Aspray önümüzdeki günlerde ortakları ile daha fazla keşfin yapılabileceğini söyledi.
Aspray, „Kıbrıs açıklarında ve tüm Doğu Akdeniz’de başka fırsatlar ile ilgileniyoruz“ ifadesini kullandı. Şirketin önümüzdeki yıl sondaj çalışmalarına devam etmesi bekleniyor.

Türkiye karşı çıkıyor

Bugün bulunan rezervin ticari değerinin şu ana kadar keşfedilen yataklar arasında potansiyel olarak en büyüğüne sahip olduğu tahmin ediliyor.

Türkiye ile Yunanistan ve Güney Kıbrıs arasında ihtilafa neden olan sondaj çalışmaları ExxonMobil ve ortaklarının yanı sıra, İtalyan Eni ve Fransız Total şirketleri tarafından da yürütülüyor.

Her ne kadar bugünkü keşfin yapıldığı alan Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgesine (MEB) girmese de Ankara, Güney Kıbrıs’ın Kuzey’in dâhil olmadığı tek taraflı eylemi nedeniyle sondaj çalışmalarına karşı çıkıyor.

Kıbrıslı Rumlar ise sürdürdükleri doğal gaz arama faaliyetlerini egemenlik hakkı olarak görüyor ve olası bir ekonomik kazancın ada birleştikten sonra tüm Kıbrıslılara adilane bir şekilde paylaştırılacağını savunuyor.

Bugünkü keşif üzerine mevcut siyasi durum hakkında bir açıklama yapan Aspray, „jeopolitik gerilimin“ farkında olduklarını ve Türkiye’nin hak iddia ettiği alanların dışında arama çalışmalarına devam edeceklerini belirtti.