Federal Almanya’da iki vatandaştan birinin komplo teorilerine inandığını ve siyasileri „arkalarındaki güçlerin piyonu“ olarak gördüğünü ortaya çıktı.

Ümit Kalın

Almanya, Fransa, İngiltere, Polonya ve Amerika Birleşik Devletleri’nden 10 bini aşkın kişiyle yapılan anketlere dayanan bir araştırma, halkla demokratik sistem arasındaki bağların zayıfladığının altını çiziyor.

Demokrasiyle bire bir bağı bulunmuyor

Robert Bosch Vakfı ile sivil toplum örgütü „More in Common“ tarafından yürütülen araştırmaya göre katılımcıların büyük bölümü demokrasiye „evet“ demesine rağmen yüzde 24 ila yüzde 51’lik kesimin ülkesindeki demokrasiyle bire bir bağının bulunmadığı görülüyor.

„Halinden memnun bir kayıtsızlık, yönsüzlük hissi var“

Araştırmada, toplumun geniş kesimlerinin kendi yaşamlarıyla demokratik devlet arasında bir bağ hissetmediği, bu durumun da „halinden memnun bir kayıtsızlıktan, yönsüzlük hissi, hatta otoriter alternatiflere sempati duymaya“ uzanan etkileri olabildiği kaydediliyor.

Robert Bosch Vakfı yöneticisi Sandra Breka, pek çok kişinin, kendi sorunlarına kulak verilmediği ve kullandığı oyun hiçbir şeyi değiştirmediği hissi içinde olduğunu belirtti.

Almanlar vatandaşla ilgilenen siyaset istiyor

Araştırmanın Almanya sonuçlarına göre Almanların yüzde 65’i „demokrasinin durumu konusunda sıkça endişe duyduğunu“ ifade ederken yüzde 70’lik kesim kamuoyundaki tartışmalara giderek daha fazla nefretin hakim olduğunu düşünüyor.

Görüşüne başvurulanların yaklaşık yarısı demokratik süreçlerin tek başına yeterli olmadığını, sistemin destek bulmak için iyi sonuçlar da sunması gerektiğini belirtti. Ankete katılanların yüzde 71’lik çoğunluğu, siyasetten, vatandaşların sorunlarıyla ilgilenen ve yaşamlarını iyileştirmeye odaklanan politikalar beklediğini dile getirdi.

Komplo teorileri ve medya

Anketin dikkat çekici sonuçlarından biri de komplo teorilerine yatkınlığın yaygınlığı oldu. Buna göre yüzde 53’lük kesim, siyasilerin „arkalarındaki güçlerin piyonu“ öldüğü ya da medyanın gerçekleri yansıtmak yerine kendi çıkarlarını izlediği görüşünde.

Ankete katılanların yüzde 44’u ise medyaya yönelik güvensizlik nedeniyle „siyasetin konuşmamayı tercih ettiği konuları“ özellikle araştırdığını ifade etti.

Araştırmanın, aktif demokrasi savunucuları ve demokrasi karşıtları dışında ortada yer alan halk grupları üzerinde yapıldığına dikkat çekildi.