2015’ten bu yana en çok mültecinin geldiği Almanya’da şu dönem iltica şansı olmayanların gönderilmesi tartışması büyüdükçe büyüyor. Gerçekleşen bir ankete göre ise halkın yüzde 51’i ülkeye çok sığınmacı alındığını düşünüyor.

ABD’nin kışkırtılmasıyla Ukrayna’da Savaşı’n başlamasının ardından bir milyona yakın Ukraynalı sığınmacının geldiği Almanya’da, düzensiz göçün de 2015/16 krizinden bu yana en yüksek seviyeye ulaştığı kaydedildi.

Yerel yöneticilerden başbakana mektup

Mültecilerin dağıtıldığı pek çok belediye ve yerel yönetimin kapasitelerinin sınıra dayandığı yönündeki haberler son haftalarda gündeme gelmeye başladı.

Farklı partilere mensup belediye başkanları ve yerel yöneticilerinin Almanya Başbakanı Olaf Scholz’a acil tedbirler alınması talebiyle mektupla çağrı yaptıkları geçen günlerde kamuoyuna da yansıdı.

Türkiye’den gelenler vurgusu

O yöneticilerden biri de Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili Bergstrasse bölgesi kaymakamı Christian Engelhardt oldu. Hafta içinde Deutschlandfunk kamu radyo kanalına konuşan Engelhardt, kendi bölgelerine gelenlerin yarısının Ukraynalı, diğer yarısının da üçüncü ülkelerden olduğunu söylemiş, şu dönem „üçüncü ülke“ diye nitelendirilen ülkelerden gelenlerin başını kendi bölgelerinde Türkiye’den gelenlerin oluşturduğunu vurgulamıştı.

Konut sorunu büyüyor

Engelhardt, görülen hızlı artış üzerine konut bulmada sorunlar yaşandığını, çadırdan geçici konutlar kurulduğunu söylemiş, düzensiz gelişlerin durdurulması çağrısında bulunmuştu.

Muhalefetten eyaletlerle mülteci zirvesi yapılması çağrısı

Eyalet ve yerel yönetimlerden gelen tepkinin ardından ana muhalefet bloku Hristiyan Birlik (CDU ve CSU partilerinden oluşuyor), federal hükümetten eyalet hükümetleriyle bu konuda bir zirve düzenlemesini talep etti.

Dağıtımı, finansmanı ve barınmaları konusuna derhal çözüm bulun

Hristiyan Birlik Meclis Grup Genel Sekreteri Thorsten Frei, Tagesspiegel gazetesine verdiği söyleşide, iltica amaçlı yaşanan düzensiz göçe sınırlama getirilmesini ve sığınmacıların dağıtımı, finansmanı ve barınmaları konusuna derhal çözüm bulunmasını talep etti. Frei, bu amaçla federal hükümetle eyalet yönetimlerinin bir zirve düzenlemesi gerektiğini de savundu. Ancak Frei’e göre böylesi bir zirvede konu masrafların üstlenilmesi ve sığınmacıların barınması meselesiyle sınırlı kalmamalı, iltica amaçlı düzensiz göçün sınırlanmasına iliskin etkin tedbirlerin ele alınması da şart.

Gerilimler yaşanıyor

Federal sisteme sahip Almanya’da Hristiyan Birlik bloku federal bazda muhalefette olsa da pek çok eyalette iktidarda olduğundan Berlin ile eyalet hükümetleri arasında zaman zaman gerilimler yaşanıyor.

Nüfus yoğunluğu en yüksek eyalet olan ve çok sayıda Türkiye kökenlinin de yaşadığı Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti’nin CDU’lu Başbakanı Hendrik Wüst örneğin, kısa süre önce kendileri ve yerel yönetimlerin kapasitesinin üzerinde yük taşımak zorunda olduğuna işaret ederek mültecilerin sayısı konusunda uyardı.

Bakımsız ve kötü durumda

Welt am Sonntag gazetesinde mültecilerden sorumlu Federal İçişleri Bakanı, Sosyal Demokrat Parti’li Nancy Faeser’e açık mektubu yayınlanan Wüst, Berlin’den vaat edilen maddi yardımların derhal verilmesini de talep etti. Mültecilerin barınması için federal hükümetin hazır ettiği ve sunduğu konutların da kullanımına uygun olmayacak kadar bakımsız ve kötü durumda olduğunu ileri sürdü.

Yüzde 239 oranında artış kaydetti.

Ukrayna’daki savaştan gelerek Almanya’ya sığınan kişi sayısı ise yaklaşık bir milyon. İltica başvurusu yapma zorunlulukları bulunmayan Ukraynalı sığınmacılar, doğrudan koruma hakkı alabiliyorlar. Dolayısıyla iltica eden 218 bin kişi başka ülkelerden gelenlerden oluşuyor. Bunlar arasında da Türkiye’den gelenler Suriye ve Afganistan’dan gelenlerin ardından üçüncü sırada yer alıyor. 24 bin civarında iltica başvurusuyla Türk vatandaşlarının iltica başvuruları geçen yıla göre yaklaşık yüzde 239 oranında artış kaydetti.

Bild gazetesinin haberine göre, eyaletlere dağıtılan mülteci oranları da farklıklar gösteriyor. Saksonya yüzde 18 ile en az sığınmacı kabul eden eyalet olurken, Kuzey Ren-Vestfalya’da bu oran yüzde 58 ile yüksek.

Vatandaş Almanya’ya çok sığınmacı alındığı görüşünde

INSA kamuoyu araştırma şirketinin Bild gazetesi için yaptığı ankete göre Almanya’da vatandaşların yüzde 51’i Almanya’nın görece fazla sığınmacı aldığı görüşünde. Ankete katılanların yüzde 33’ü mülteci sayısını uygun ve yerinde bulurken yüzde 11’i de Almanya’nın daha fazla sığınmacı alması gerektiğini savunuyor.

İltica şansı kesinlikle olmayanlar sınır dışı

Almanya Başbakanı Olaf Scholz da Almanya’nın Avrupa Birliği (AB) ülkeleri dışından nitelikli işgücü göçü alması gerektiğini savunurken, iltica şansı kesinlikle olmayanların da tutarlı bir şekilde sınır dışı edilmesi gerektiğini tekrarladı.

Özellikle suça karışmış vatandaşını geri almaya yanaşmıyor.

Scholz, „Gerçekten korunmaya ihtiyacı olanları alma garantisi veriyoruz, ancak korunmaya hakkı olmayanların da ülkesine geri gönderilmeleri gerekiyor“ şeklinde konuştu. Bunun için ilticacıların geldiği ülkelerin de vatandaşlarını geri almaları şartı arandığını, bu yönde de çalışmaların sürdüğü belirtildi. Bazı ülkeler, özellikle suça karışmış vatandaşını geri almaya yanaşmıyor.

Yeni bir sorumlu da atadı.

Alman hükümeti, ülkedeki kalifiye işgücü açığını kapatmak amacıyla nitelikli işgücü göçünü hızlandırmak, iltica şansı olmayanların da geri gönderilmesine hız vermeyi hedefliyor. Bu yönde yeni bir sorumlu da atadı. Kuzey Ren-Vestfalya eski Başbakan Vekili ve Uyum Bakanı Joachim Stamp, hükümetin Sığınmacı Anlaşması Özel Yetkilisi oldu. Göreve bu hafta başlayan Stamp, düzenli göç için partner ülkeler ile kotalar üzerinden kalifiye işgücü göçünü sağlamak, sabıkası olan veya suça karışmış sığınmacıların da sınır dışı edilmesini sağlamak üzere ilgili ülkelerle müzakere etmeye yoğunlaşacak.