Dr. Şevket Dalboy yazdı: Almanya’da dönerin fiyatı hızla yükseliyor. Sığır eti fiyatlarındaki artış, enerji maliyetlerinin yükselmesi ve lojistik giderlerinin ağırlaşması nedeniyle, dönerin fiyatı kısa süre içinde 10 Euro’yu aşabilir. Döner sektöründe yaşanan bu gelişmeler, yalnızca fast food işletmelerini değil, üreticileri ve tüketicileri de doğrudan etkiliyor.
Et Fiyatları Restoranları ve Tüketiciyi Zorluyor
Son üç yılda dana ve sığır eti fiyatlarında görülen keskin artış, fast food sektörünü derinden sarstı. Kesimlik hayvan arzının talebi karşılamaması ve çeşitli hayvan hastalıklarının üretimi kısıtlaması, fiyatları rekor seviyelere çıkardı. Aşağı Saksonya Ziraat Odası’na göre, dana eti üretici fiyatları bu yıl %15 ila %20 arasında arttı.
Ziraat Odası’nın piyasa uzmanı Albert Hortmann-Scholten, “Çiftliklerin kapanması, arzı büyük ölçüde daraltarak fiyatları tırmandırıyor. Küçük üreticiler için durum çok zor,” dedi.
Bu fiyat artışları, restoran ve döner salonları için büyük bir maliyet baskısı yaratıyor. Almanya genelinde birçok dönerci, dana kebabını menülerinden çıkarmak zorunda kaldı. Münih’te bir döner salonu işletmecisi, “Dana dönerin fiyatını 10 Euro’nun üzerine çıkarmadan sunmam mümkün değil. Bu nedenle tavuk ve hindiye yöneldik,” dedi. Ancak bu bile maliyet artışlarını durdurmaya yetmiyor.
Döner Lüks Bir Ürün mü Olacak?
Döner, uzun yıllardır Almanya’daki en popüler fast food ürünlerinden biri olarak kabul ediliyor. Uygun fiyatı ve doyurucu yapısı nedeniyle hem düşük gelirli kesimler hem de geniş bir müşteri kitlesi tarafından tercih ediliyordu. Ancak mevcut fiyat artışları devam ederse, döner yakında lüks bir ürün haline gelebilir.
Yalnızca et fiyatları değil, sebze ve diğer temel gıda maddelerinin yükselen maliyetleri de döner fiyatlarını yukarı çekiyor. Domates, salata, yoğurt, marul, un, maya gibi temel malzemelerin fiyatları son iki yılda %30 ila %50 oranında arttı. Bununla birlikte enerji maliyetlerindeki yükseliş, kira bedelleri ve hijyen malzemelerindeki fiyat artışları da işletmeleri zor durumda bırakıyor.
Üretici, Restoran ve Tüketici Dengesi Nasıl Korunabilir?
Döner sektörünün sürdürülebilirliği için sadece restoran sahipleri ve tüketiciler değil, aynı zamanda üreticiler de korunmalı. Almanya’da et üreticileri, büyük süpermarket zincirleri ve restoranlar arasında sıkışmış durumda. Küçük ve orta ölçekli çiftçiler artan maliyetler karşısında iflasın eşiğine gelirken, büyük üreticilerin pazardaki hâkimiyeti fiyatları yukarı çekiyor.
Almanya’da hayvancılık gerilediği için daha çok Polonya’dan et ithal ediliyor. Bu durum, yerel üreticilerin rekabet gücünü zayıflatırken, dışa bağımlılığı artırıyor. Devletin bu süreçte tarım sektörüne daha fazla destek vermesi, küçük üreticileri koruyucu politikalar geliştirmesi ve fast food sektörüne yönelik vergi kolaylıkları sağlaması gerekmektedir. Dönerin erişilebilir bir gıda olmaya devam etmesi için restoran sahiplerinin maliyetlerini dengeleyebilecek teşvik mekanizmaları oluşturulmalıdır.
Tüketiciler açısından ise sağlıklı ve uygun fiyatlı gıdaya erişimin devam etmesi için sübvansiyonlar veya küçük esnafa yönelik destek programları değerlendirilebilir. Aksi takdirde, döner gibi halkın geniş kesimleri tarafından tüketilen bir ürün, sadece yüksek gelir grubunun erişebildiği bir gıda haline gelebilir.
Öz cümle: Dönerin Geleceği Belirsiz
Döner, Almanya’da yalnızca bir yiyecek değil, aynı zamanda bir kültürel simge haline gelmiş durumda. Ancak hızla yükselen maliyetler, sektörün geleceğini belirsiz kılıyor. Dönerin 10 Euro’nun üzerine çıkması, tüketiciler için büyük bir yük oluştururken, üreticiler ve restoran sahipleri de hayatta kalma mücadelesi veriyor. Eğer gerekli önlemler alınmazsa, dönerin yaygın ve uygun fiyatlı bir yiyecek olmaktan çıkması kaçınılmaz görünüyor. Devletin bu sektöre destek vermesi, küçük işletmeleri ve tüketicileri koruyacak mekanizmalar geliştirmesi gerekiyor.



































