Federal Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Çin’i Rusya’ya silah tedarik etmemeye çağırdı. Scholz, Kiev’le güvenlik garantileri konusunda yapılan görüşmeler hakkında da konuştu.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Çin’i Ukrayna’daki işgalini sürdüren Rusya’ya silah vermemeye davet etti.

Alman parlamentosunda konuşan Scholz, „Çin’e mesajım açık: Moskova’daki nüfuzunuzu Rus askerlerinin çekilmesine yönelik baskı için kullanın. Ve saldırgan Rusya’ya silah tedarik etmeyin“ dedi.

Scholz, Pekin’in Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesini kınamaktan çekinmesinin de hayal kırıklığı yaşatan bir durum olduğunu ancak Çin’in nükleer gerilimin düşürülmesine yönelik çabalarınıysa takdir ettiğini belirtti.

ABD ve müttefikleri, Çin’in Rusya’ya silah tedarik etmeyi düşündüğünü öne sürüyor. Pekin ise bunu yalanlıyor.

Biden yönetimi, kamuoyuna henüz bu iddiayı kanıtlayacak bir delil sunmadı. Ancak hem ABD Başkanı Joe Biden hem de ABD Dışişleri Antony Blinken Çinli mevkidaşlarıyla yaptıkları ikili görüşmelerde Pekin’i Rusya’ya silah vermemesi konusunda uyarmıştı.

„Kiev’le güvenlik garantilerini konuşuyoruz


Scholz, parlamentodaki konuşmasında ayrıca, Almanya ve müttefiklerinin Ukrayna’da sürdürülebilir bir barış sağlanmasına yönelik güvenlik garantileri konusunda Kiev ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi.

Almanya Başbakanı, „Ukrayna için sağlanacak güvenlik garantileri konusunda Kiev ve diğer partnerlerle konuşuyoruz“ dedi.

„Ancak bu tip güvenlik garantileri Ukrayna’nın bu savaştakendini başarıyla savunduğu varsayımına dayanır“ diyen Scholz, Almanya’nın bu nedenle Kiev’e silah temin ederek desteğini sürdüreceğini ifade etti.

Emperyalist ABD’nin dilini konuşuyor Scholz

Almanya Başbakanı Scholz bir sosyal demokrat siyasetçi diliyle değil emperyalis ABD’nin diliyle konuşmaya devam ediyor. Biden gibi bir siyasi füğüre asla güvenilmeyeceğini anlamış değil. Zorla Çin’i savaş alanına çekmeye zorlamanın sonuçları önce Avrupa için çok ağır olur. Avrupa hala hazırda ağır bedeller ödüyor. Yanlış ve taraflı politikaların sonucunda özellikle Almanya bu bedeli tüm halk ve ekonomik katmanlarla birlikte ödüyor.