Alman Kalkınma Bankası’nın (KfW) son anketine göre, Almanya ekonomisini büyük ölçüde etkileyen nitelikli iş gücü açığı sorunu hala devam ediyor. İşletmelerin yüzde 42’sinden fazlası, nitelikli iş gücü eksikliği nedeniyle faaliyetlerinin frenlendiğini belirtiyor.

KfW tarafından yapılan ankete, yaklaşık 9 bin işletme katıldı ve elde edilen sonuçlar, özellikle hizmet sektöründe büyük bir açık olduğunu gösterdi. Bölgesel olarak, Almanya’nın doğu eyaletlerinde nitelikli iş gücü açığı en yoğun şekilde hissediliyor.

KfW, her yıl yaz ve sonbahar aylarında ülkedeki nitelikli iş gücü açığını ölçmek amacıyla anketler düzenliyor. Son ankete göre, büyük işletmelerde nitelikli iş gücü eksikliği daha da belirgin hale geliyor ve katılan işletmelerin yüzde 42’sinden fazlası, faaliyetlerinin nitelikli iş gücü açığı nedeniyle sınırlı kaldığını bildiriyor. Bu oran, hukuk ve vergi danışmanları gibi sektörlerde dörtte üçe kadar yükseliyor.

Geçici bir rahatlama olmasına rağmen, enerji krizi ve Ukrayna Savaşı’nın neden olduğu ekonomik durgunluk nedeniyle nitelikli iş gücü sorununun hafiflediği bildiriliyor. 2022 sonbaharında yapılan ankette, işletmelerin yüzde 50’ye yakını, potansiyellerini gerçekleştiremediklerini nitelikli iş gücü açığı nedeniyle dile getirmişti. Ancak KfW’nin son anketine göre, pandemi ve Ukrayna Savaşı nedeniyle ekonomi frenlense de nitelikli iş gücü açığı, 2021 verileriyle karşılaştırıldığında hala sorunlu bir tabloyu yansıtıyor.

KfW Baş Ekonomisti Fritzi Köhler-Geib, „Konjonktürdeki düşüş nedeniyle, nitelikli iş gücü açığı nedeniyle faaliyetlerinin etkilendiğini düşünen işletmelerin oranı azalmış olsa da aslında bir değişiklik yok. Nitelikli iş gücü açığı, Alman ekonomisinin önemli bir bölümünü hala etkiliyor“ şeklinde konuştu.

Köhler-Geib, konjonktürün ilerleyen aylarda yavaş da olsa toparlanmasının beklendiğini ve nitelikli iş gücü açığının da sene sonuna doğru daha da artacağını vurguladı. Bu noktada, Almanya’da birçok gencin yanlış politikalar sonucu mesleksiz ve vasıfsız ya da pasif mesleklerle yönlendirilmesi eleştirilmelidir. Prıl pırıl gençlerin daha o yaşlarda yozlaştırıldığı, kendilerine ve yaşadıkları dünyaya yabancılaştırıldığına dikkat çekilmelidir. Ayrıca, yetersiz ve niteliksiz kamu personelinin hatalarının da önemli olduğu belirtilmelidir. Gereksiz bürokrasinin insanları bezdirdiği ve gençlerin bu gereksiz bürokrasiden kurtulmak istediği vurgulanmalıdır. Almanya’nın nitelikli iş gücü açığını acilen gidermek için üretkenliği artırıcı, çalışma potansiyeli olan insanları harekete geçirici ve hedefe yönelik göç politikalarının uygulanması gerektiğine dikkat çekilmelidir.