Bir Alman’ın öldürülmesi sonrası Chemnitz kentinde düzenlenen Irkcı protestolara destek veren sağ popülist AfD partisi eleştirilerin odağında. İç istihbarat servisi Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından izlenmesiyle ilgili tartışmalar hız kazandı.

Sosyal Demokrat Partili Federal Meclis Başkan Yardımcısı Thomas Oppermann AfD ile aşırı sağcılar arasındaki muhtemel işbirliğinin Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından izlenmesini istedi. Hristiyan Demokrat Birlik partisinin Genel Başkan Yardımcısı Thomas Strobl da aynı yönde görüş belirtirken Schleswig-Holstein eyaletinin Hristiyan Demokrat Başbakanı Daniel Günther bu konudaki tereddütlerini dile getirdi.

‘‘Afd Hukuk devletinin temel ilkelerin doğrudan saldırıyor ve şiddeti kışkırtıyor.‘‘

Thomas Oppermann Die Welt gazetesine yaptığı açıklamada mülteci konusunun toplumu böldüğünü ve AfD’nin de bundan yararlanmaya çalıştığını söyledi. AfD’yi hukuk devletinin temel ilkelerine doğrudan saldırmakla ve şiddet kışkırtıcılığı yapmakla suçlayan Oppermann, AfD ile Neonaziler arasındaki iş bölümünün iç istihbarat tarafından yakından izlenmesi gerektiğini belirtti.

Augsburger Allgemeine gazetesine konuşan Hristiyan Demokrat Birlik partili Thomas Strobl ‘AfD’nın sağ radikalizme kaymakta olduğunu ve Chemnitz’deki olaylardan sonra Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın bu partiyi gözden kaçırmaması gerektiğini söyledi. Strobl „izleme için gerekli şartların oluşmasından sonra derhal harekete geçilmesi gerektiğini“ sözlerine ekledi.

Faşizm suçlaması yapıldı

Chemnitz’in bulunduğu Saksonya eyaletinin Sosyal Demokrat Partili Başbakan Yardımcısı Martin Dulig Die Welt gazetesinde yayımlanan açıklamasında AfD’nin önde gelen isimlerini faşistlikle suçlayarak „AfD tutsaklığından kurtulmalıyız“ dedi.

Schleswig-Holstein Eyalet Başbakanı Daniel Günther ise Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından izlemeye alınmasının AfD’yi mağdur durumuna düşüreceği uyarısında bulundu. Günther, Funke Medya Grubu’na yaptığı açıklamada „AfD böyle anılmayı hak etmediği gibi izlenmesinin sağ ve sol radikal gruplarla siyasi mücadeleye de yararı olmaz. Demokratik partiler gibi her demokrat da AfD ile siyasi tartışmayı aramalıdır”, dedi.

Hristiyan Sosyal Birlik partili Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer AfD’nin bir bütün olarak izlenmesi için gerekli şartların oluşmadığını söylerken, Hristiyan Birlik partileri Ortak Meclis Grubu Başkanı Volker Kauder „AfD’nin sağ radikalizme yardımcı olduğunu“ dile getirdi.

İçişleri Bakanına eleştiri

Sol Parti Federal Meclis Grup Başkanı Dietmar Bartsch İçişleri Bakanı Seehofer’i AfD’ye tepki göstermediği gerekçesiyle eleştirdi ve „aşırı sağcılarla AfD arasında fark olmadığını Chemnitz’de gözleriyle gördüğünü“ söyledi. Yeşiller Partisi de AfD’ye karşı harekete geçmediği için İçişleri Bakanı Seehofer’i eleştirdi ve Almanya’nın „demokrasi taarruzuna“ ihtiyacı olduğunu duyurdu.

AfD’nin Federal Meclis Grup Başkanı Alexander Gauland ise, Volker Kauder’in saçmaladığını ve partisinin hiçbir zaman aşırı sağcıları desteklemediğini söyledi. Gauland Die Welt gazetesinde yayımlanan demecinde, „Hristiyan Birlik partileri Ortak Meclis Grubu Başkanı Volker Kauder bizi susturmaya ve taraftarlarımız arttığı için AfD’yi demokratik tartışma ortamının dışına itmeye çalışıyor” dedi.

AfD oylarını arttırıyor

Chemnitz’deki Federal Hükümetin iltica politikasını protesto gösterilerinden sonra Almanya için Alternatif partisinin oy potansiyelinde artış kaydedildi. RTL/n-tv televizyonlarının yaptırdığı ankete göre AfD’nin oy oranı iki puanlık artışla yüzde 16’ya yükseldi. Oy oranı yüzde 16 ile yüzde 17 arasında değişen AfD Almanya’nın ana muhalefet partisini oluşturuyor. Ankete göre Yeşillerin oy oranı yüzde 16’ya yükselirken Hristiyan Birlik partilerinin oy oranı yüzde 30, Sosyal Demokrat Parti’nin oy oranı ise yüzde 17 oldu. Hür Demokrat ve Sol Partilerin oy oranları ise yüzde 8’lerde seyrediyor.