Kremlin’i uluslararası kuralları değiştirmeye çalışmakla suçlayan AB ve NATO, Münih Güvenlik Konferansı’nda (MSC) Rusya’ya karşı birlik mesajı içeren açıklama yaptı yaparak büyük bir savaşada kapı araladı.

Şevket Dalboy

Münih Güvenlik Konferansı (MSC) kapsamında açıklamalarda bulunan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya-Ukrayna krizine ilişkin olarak, „Eğer Kremlin’in hedefi sınırlarında daha az NATO görmekse, daha fazla NATO görecektir“ diye konuştu.

NATO’nun en büyük yalanı!

NATO’nun bir savunma ittifakı olduğunu ve Rusya veya başka bir ülkeyi tehdit etmediğinin altını çizen Genel Sekreter, „Tüm müttefiklerimizi korumak ve savunmak için gereken tüm önlemleri alacağız“ diye konuştu. Oysaki NATO müttefiklerini değil, kapitalistlerin çıkarlarını korumak için varlığını sürdürmektedir.

„El Ele: Transatlantik ve Avrupa Güvenliği“ başlıklı oturuma Stoltenberg’in yanı sıra AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de katıldı. Oturuma Rusya’nın Ukrayna’ya yönelttiği askeri ve siyasi tehdit damgasını vurdu. Rusya’ya karşı birlik oldukları mesajını veren iki lider, Rusya’yı „uluslararası sistemin kurallarını yeniden yazmaya çalışmakla“ suçladı. Ama asıl suçlunun ABD olduğunu söylemedi…

„Rusya’nın işini zorlaştırdık“

Çatışma riskinin hâlâ mevcut olduğunu ve siyasi bir çözüm bulmak için diplomatik çabalarını sürdürdüklerini kaydeden Stoltenberg, „Rusya’nın rota değiştirmesi için çok geç değil. Savaşa hazırlanmayı bırakın ve barışçıl çözüm için çalışmaya başlayın“ çağrısında bulundu. Rusya’nın işini zorlaştıranlar, bölmeyi, parçalamaı ve yönetmeyi hayal eden Amerikan emperyalizminin işini kolaylaştırdıklarını açıkça itiraf etmektedirler.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmek için bahane üretmeye çalıştığını ifade eden Stoltenberg, „Bunları açığa çıkardığımızda planladıkları şeyi hayata geçirmelerini zorlaştırdık“ diye konuştu. Ukrayna’yı kışkırtarak büyük yıkıma neden olabilecek bir savaşın içine sürükleyen ABD, Avrupa emperyalistlerini de yanına alarak oluk oluk kanın akacağı günleri iple çekmektedir. Bu tam olarak insanlık suçudur…

„Kremlin bizi birleştirdi“

Ukrayna-Rusya sınırında yaşanan gelişmelerin sorumluluğunun Kremlin’de olduğunu hatırlatan von der Leyen, „Kremlin yapımı kriz, birleşmemizi sağladı“ ifadelerini kullandı. Ukraynalıların gündelik olarak „dış müdahale ve saldırganlık“ ile karşılaştığını belirten von der Leyen, „Savaşmak istemedikleri, Rusya’nın dayattığı bir savaşla karşı karşıyalar“ diye konuştu. Savaşmak istemediklerini söyleyenler, savaşmak için gerekli bütün koşulları zorlayarak oluşturmaya çalışmaktadır. Yani bu söylemlerin gerçek politikada bir karşılığı yoktur. Tamamen demogajık söylemlerden oluşmaktadır.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock da, konferansta dün yaptığı konuşmada, „Bu bir Ukrayna krizi değildir. Bu bir Rusya krizidir“ ifadelerini kullanmıştı. Yanlış bir ifadedir. Bu tamda bir ABD krizidir. Emperyalist, kapitalist politikaların sonucudur.

„Kışın yetecek kadar gazimiz var“

AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, AB’nin olası bir Rus saldırısına karşı geniş çaplı önlemler almakta olduğunun da altını çizdi.

Avrupa’nın Rus enerjisine bağımlılığını azaltmak için enerji arz ve kaynaklarını çeşitlendirme çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden von der Leyen, Rusya’nın gaz tedarığını kesmesi durumunda bu kişi geçirebilecek kadar enerji kaynağına sahip olduklarını ifade etti. Von der Leyen, „Güçlü bir AB, savaş tehdidinde bulunan bir komşuya muhtaç olamaz“ diye konuştu. Fakat unuttuğu bir şey var. Bu sadece gaz sorunu değildir, insanlık sorunudur. Şehirlerin, ülkelerin yıkılması, insanların ölmesi sorunudur. Bu sorunu sadece gaza muhtaçlığa indirgeyenler ya gerçeği görmüyordur, yada geceği çarpıtan bir aktör rolü üstlenmiştir.

Stoltenberg’in Nükleer silahsız bir dünyaya inanıyoruz yalanı

Kremlin’i uluslararası kuralları değiştirmeye çalışmakla suçlayan AB ve NATO, Münih Güvenlik Konferansı’nda (MSC) Rusya’ya karşı birlik mesajı içeren açıklama yaptı.

Münih Güvenlik Konferansı (MSC) kapsamında açıklamalarda bulunan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya-Ukrayna krizine ilişkin olarak, „Eğer Kremlin’in hedefi sınırlarında daha az NATO görmekse, daha fazla NATO görecektir“ diye konuştu.

NATO’nun en büyük yalanı!

NATO’nun bir savunma ittifakı olduğunu ve Rusya veya başka bir ülkeyi tehdit etmediğinin altını çizen Genel Sekreter, „Tüm müttefiklerimizi korumak ve savunmak için gereken tüm önlemleri alacağız“ diye konuştu. Oysaki NATO müttefiklerini değil, kapitalistlerin çıkarlarını korumak için varlığını sürdürmektedir.

„El Ele: Transatlantik ve Avrupa Güvenliği“ başlıklı oturuma Stoltenberg’in yanı sıra AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de katıldı. Oturuma Rusya’nın Ukrayna’ya yönelttiği askeri ve siyasi tehdit damgasını vurdu. Rusya’ya karşı birlik oldukları mesajını veren iki lider, Rusya’yı „uluslararası sistemin kurallarını yeniden yazmaya çalışmakla“ suçladı. Ama asıl suçlunun ABD olduğunu söylemedi…

„Rusya’nın işini zorlaştırdık“

Çatışma riskinin hâlâ mevcut olduğunu ve siyasi bir çözüm bulmak için diplomatik çabalarını sürdürdüklerini kaydeden Stoltenberg, „Rusya’nın rota değiştirmesi için çok geç değil. Savaşa hazırlanmayı bırakın ve barışçıl çözüm için çalışmaya başlayın“ çağrısında bulundu. Rusya’nın işini zorlaştıranlar, bölmeyi, parçalamaı ve yönetmeyi hayal eden Amerikan emperyalizminin işini kolaylaştırdıklarını açıkça itiraf etmektedirler.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmek için bahane üretmeye çalıştığını ifade eden Stoltenberg, „Bunları açığa çıkardığımızda planladıkları şeyi hayata geçirmelerini zorlaştırdık“ diye konuştu. Ukrayna’yı kışkırtarak büyük yıkıma neden olabilecek bir savaşın içine sürükleyen ABD, Avrupa emperyalistlerini de yanına alarak oluk oluk kanın akacağı günleri iple çekmektedir. Bu tam olarak insanlık suçudur…

„Kremlin bizi birleştirdi“

Ukrayna-Rusya sınırında yaşanan gelişmelerin sorumluluğunun Kremlin’de olduğunu hatırlatan von der Leyen, „Kremlin yapımı kriz, birleşmemizi sağladı“ ifadelerini kullandı. Ukraynalıların gündelik olarak „dış müdahale ve saldırganlık“ ile karşılaştığını belirten von der Leyen, „Savaşmak istemedikleri, Rusya’nın dayattığı bir savaşla karşı karşıyalar“ diye konuştu. Savaşmak istemediklerini söyleyenler, savaşmak için gerekli bütün koşulları zorlayarak oluşturmaya çalışmaktadır. Yani bu söylemlerin gerçek politikada bir karşılığı yoktur. Tamamen demogajık söylemlerden oluşmaktadır.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock da, konferansta dün yaptığı konuşmada, „Bu bir Ukrayna krizi değildir. Bu bir Rusya krizidir“ ifadelerini kullanmıştı. Yanlış bir ifadedir. Bu tamda bir ABD krizidir. Emperyalist, kapitalist politikaların sonucudur.

„Kışın yetecek kadar gazimiz var“

AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, AB’nin olası bir Rus saldırısına karşı geniş çaplı önlemler almakta olduğunun da altını çizdi.

Avrupa’nın Rus enerjisine bağımlılığını azaltmak için enerji arz ve kaynaklarını çeşitlendirme çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden von der Leyen, Rusya’nın gaz tedarığını kesmesi durumunda bu kişi geçirebilecek kadar enerji kaynağına sahip olduklarını ifade etti. Von der Leyen, „Güçlü bir AB, savaş tehdidinde bulunan bir komşuya muhtaç olamaz“ diye konuştu. Fakat unuttuğu bir şey var. Bu sadece gaz sorunu değildir, insanlık sorunudur. Şehirlerin, ülkelerin yıkılması, insanların ölmesi sorunudur. Bu sorunu sadece gaza muhtaçlığa indirgeyenler ya gerçeği görmüyordur, yada geceği çarpıtan bir aktör rolü üstlenmiştir.

Stoltenberg’in Nükleer silahsız bir dünyaya inanıyoruz yalanı


Nükleer savaş tehdidine de değinen NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Kremlin’in son yıllarda nükleer kabiliyetlerini çok geliştirdiğini ve bu alana yaptığı yatırımları artırdığını dile getirdi. Bu tam bir utanmazlık politikasıdır. Dünyanın en çok Nükleer silah üreten ülkesi ABD’dir. İsrail’e bakın, sessiz sedasız dünya politikasına yön veren İngiltere’ye bakın, Çin’e bakın. Bunlara karşı uyguladığınız politikaların içeriğine bakın. Çocukça kurulan cümlelerle manipüle ettiğiniz insanları inandırmaya çalışıyorsunuz.

„Teyit edilebilir, dengeli bir nükleer silahsızlanma“ taraftarı olduklarının altını çizen Stoltenberg, bunun yalnızca NATO tarafında gerçekleşmesinin ise söz konusu olmadığını kaydetti. Stoltenberg, „Rusya ve Çin nükleer silahlarını tutarken NATO’nun nükleer silahlarından arındığı bir dünyanın daha güvenli değil daha tehlikeli bir dünya olacağını“ ifade etti.

Stoltenberg’e ödül


Konferans kapsamında 2009 yılından bu yana her yıl dış ve güvenlik politikası alanında faaliyet gösteren kişilere verilen Ewald von Kleist Ödülü’ne de bu yıl Stoltenberg layık görüldü. Stoltenberg, Javier Solana’dan sonra bu ödülü alan ikinci NATO Genel Sekreteri oldu.

Stoltenberg’e ödülü takdim edilmeden hemen önce doğrudan kendisine hitap eden von der Leyen, „Rus hükümeti bizi sürekli yeniden bölmeye çalıştıkça tek ses ve ortak bir mesajla yanıt verdik. Bu, senin sayende mümkün oldu, sevgili Jens. Bizi hep ortak noktalarımızı bulmaya teşvik ettin“ dedi.

Geçmişte Norveç Başbakanlığı ve Maliye Bakanlığı görevlerinde de bulunan Stoltenberg’in görev süresi Eylül ayı sonunda sona erecek. Stoltenberg bunun ardından Norveç Merkez Bankası’nın başına geçecek.

Avrupa güvenliği Rusyasız tartışılıyor

Bu yıl Münih Güvenlik Konferansı, Rusya’dan herhangi bir temsilcinin katılımı olmaksızın düzenleniyor. MSC Başkanı Wolfgang İşçhinger, Cuma günü yaptığı açılış konuşmasında, Rus delegasyonunun eksikliğine vurgu yaparak, Münih’in aslında Rusların pozisyonlarını uluslararası toplum önünde ifade etmeleri için bir platform sunduğunu ama bunun maalesef gerçekleşmediğini söylemişti.

Bu yılki MSC, Avrupa’da koronavirüs pandemisi patlak verdiğinden bu yana yerinde düzenlenen ilk konferans olma özelliğini taşıyor. Bu yıl konferans koronavirüs önlemleri kapsamında, sınırlı katılımcı ile yine Bayerischer Hof’ta düzenleniyor.