Dr. Şevket Dalboy – Siyaset Bilimci, Sosyal Bilimci, Gazeteci, Yazar

Almanya’da yabancı çalışanların 2025 maaşları şaşırtıcı bir tablo ortaya koydu. Hindistanlı tam zamanlı çalışanların medyan brüt geliri 5 bin 445 Euro ile Alman çalışanların 4 bin 396 Euroluk medyanını geride bıraktı. Ancak bu rakam, Almanya’daki bütün Hindistanlıların bu parayı kazandığı anlamına gelmiyor. Listenin tamamına ve asgari ücrete bakıldığında ise çok daha farklı bir gerçek ortaya çıkıyor.

Almanya’nın yıllardır çözmeye çalıştığı sorunlardan biri nitelikli iş gücü açığı. Yaşlanan nüfus, emeklilik yaşına gelen çalışanların artması ve bazı sektörlerde yetişmiş eleman bulunamaması, ülkeyi yurt dışından iş gücü çekmeye mecbur bırakıyor. Federal İş Ajansı’nın sosyal sigortaya tabi tam zamanlı çalışanlara ilişkin 2025 verileri, Almanya’ya gelen yabancıların ekonomik durumunun ise aynı olmadığını gösteriyor.

Listenin zirvesinde Hindistan vatandaşları bulunuyor. Tam zamanlı çalışan Hindistanlıların aylık brüt medyan geliri 5 bin 445 Euro. Tayvanlılarda 5 bin 395, Çinlilerde 5 bin 65 Euro. Mısır vatandaşları 4 bin 563, Belarus vatandaşları ise 4 bin 533 Euro ile Alman çalışanların önünde. Alman çalışanların medyan aylık brüt geliri 4 bin 396 Euro.

İlk bakışta ortaya oldukça çarpıcı bir sonuç çıkıyor: Almanya’da bazı yabancı gruplar Almanlardan daha fazla kazanıyor. Fakat bu sonucu doğrudan milliyet üzerinden okumak doğru değil. Çünkü burada bütün vatandaşlardan değil, sosyal sigortaya tabi tam zamanlı çalışanlardan söz ediliyor. Ayrıca kullanılan ölçü “ortalama” değil, “medyan”. Yani çalışanların yarısının altında, yarısının üzerinde bulunduğu gelir seviyesi.

Asıl dikkat çekici sonuç, bütün yabancı çalışanlara bakıldığında ortaya çıkıyor. Yabancı tam zamanlı çalışanların toplamında aylık medyan brüt gelir 3 bin 358 Euro. Alman çalışanlarda ise 4 bin 396 Euro. Aradaki fark 1.038 Euro. Üstelik yabancı tam zamanlı çalışanların yaklaşık yüzde 70’inin geliri Alman çalışanların medyan seviyesinin altında.

Peki Hindistan neden bu kadar yukarıda? Bunun cevabı büyük ölçüde Almanya’ya gelen iş gücünün niteliğinde aranmalı. Hindistan’dan gelen çalışanlar arasında bilişim, mühendislik, teknoloji, bilim ve uzmanlık gerektiren alanlarda çalışanların önemli bir ağırlığı bulunuyor. Almanya’nın da özellikle bu sektörlerde nitelikli çalışan ihtiyacı var. İhtiyaç duyulan mesleğe sahip çalışan yüksek ücretli bir işe girdiğinde, doğal olarak o ülke vatandaşlarının medyan geliri de yükseliyor.

Yani rakamın arkasında milliyetten çok iş gücü piyasasının yapısı bulunuyor. Bir ülkenin vatandaşlarının önemli bir bölümü yüksek ücretli mesleklerde çalışıyorsa o grubun medyan geliri yükseliyor. Aynı şekilde düşük ücretli sektörlerde yoğunlaşan grupların medyanı aşağı çekiliyor.

Listenin alt sıraları bu farkı açık biçimde gösteriyor. Somalili tam zamanlı çalışanların medyan geliri 2 bin 798 Euro. Iraklılarda 2 bin 804, Afganlarda 2 bin 817, Suriyelilerde 2 bin 822, Ukraynalılarda 2 bin 825 Euro. Hindistan ile Somali arasındaki fark 2 bin 647 Euro.

Bu farkın arkasında Almanya’ya geliş biçimi, eğitim, mesleki yeterlilik, dil bilgisi, diploma tanınması ve hangi sektörde çalışıldığı gibi birçok faktör bulunuyor. Almanya’ya yüksek nitelikli bir iş sözleşmesiyle gelen mühendis ile ülkeye geldikten sonra ilk kez iş hayatına girmeye çalışan kişinin aynı gelir seviyesinde olması zaten beklenemez.

Bir de tablonun en alt sınırı var: asgari ücret.

Almanya’da 2025 yılında yasal asgari ücret saat başına 12,82 Euro idi. Haftada 40 saat çalışan bir kişi üzerinden hesaplandığında aylık brüt kazanç yaklaşık 2 bin 220 Euroya denk geliyordu. Bu rakam, 5 bin 445 Euroluk Hindistan medyan gelirinden yaklaşık 3 bin 200 Euro daha düşük.

Burada önemli bir ayrıntı daha var. Almanya’da asgari ücret 1 Ocak 2026 itibarıyla saat başına 13,90 Euroya yükseldi. Dolayısıyla bugün Almanya’daki ücretlerden söz ederken 2025 yılı istatistikleri ile 2026 yılında geçerli olan asgari ücreti birbirine karıştırmamak gerekiyor.

Bu nedenle Almanya’da “maaşlar 4-5 bin Euro” şeklinde genel bir algı oluşturmak yanıltıcı olur. 5 bin 445 Euro, bütün Hindistan vatandaşlarının aldığı para olmadığı gibi 2 bin 822 Euro da bütün Suriyelilerin kazancı değil. Bunlar belirli bir çalışan grubunun medyan gelirleri.

Fakat verilerin ortaya koyduğu daha önemli bir gerçek var. Almanya aynı anda iki farklı yabancı iş gücü profiliyle karşı karşıya. Bir tarafta ülkeye ihtiyaç duyulan uzmanlığıyla gelen ve yüksek ücretli işlerde çalışanlar var. Diğer tarafta dil, diploma, deneyim veya mesleki uyum sorunları nedeniyle daha düşük ücretli işlerde başlayanlar bulunuyor.

Bu yüzden Hindistan’ın zirvede olması, Almanya’daki yabancıların tamamının yüksek gelir elde ettiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, yabancı çalışanların kendi içinde ne kadar büyük bir gelir farkı bulunduğunu gösteriyor.

Sonuçta Almanya’nın yabancı iş gücü politikasındaki temel mesele yalnızca “kaç kişi geldi?” sorusu değil. Asıl mesele, gelen insanların sahip oldukları eğitim ve mesleki becerileri Almanya’da ne ölçüde kullanabildiği. Hindistan örneğinde yüksek eğitim ve uzmanlık, yüksek gelirle buluşuyor. Başka gruplarda ise aynı ekonomik karşılık henüz ortaya çıkmıyor.

Rakamların anlattığı hikâye bu nedenle yalnızca bir maaş sıralaması değil. Almanya’nın nasıl bir göç aldığına ve hangi göçmenlerin iş gücü piyasasında daha hızlı karşılık bulduğuna dair de önemli bir gösterge.

5 bin 445 Euro ile zirvedeki Hindistanlılar ile yaklaşık 2 bin 800 Euro seviyesinde kalan gruplar arasındaki fark, Almanya’da yabancı olmanın tek başına maaşı belirlemediğini gösteriyor. Almanya’da gelir seviyesini asıl değiştiren, kişinin hangi eğitimle geldiği, hangi mesleği yaptığı ve o mesleğin ülkedeki karşılığının ne olduğudur.